Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 7
Birden mağaranın derinliklerinden büyük bir gürültü koptu.GÜÜÜÜÜM
Yer ayaklarının altında sallandı.
Baki hemen duvara tutundu.
"Ne oluyor?"
Tavandan küçük taşlar düşmeye başladı.Tak...Tak...Tak...
Halit başını yukarı kaldırdı.
"Çabuk! Girişe dönmemiz lazım!"
Dördü birden geldikleri tünele doğru koşmaya başladı.
Ancak daha birkaç adım atmışlardı ki arkalarından korkunç bir gürültü daha duyuldu.GÜÜÜÜM!...
Mağaranın giriş tarafındaki tavan çöktü.
Tonlarca kaya ve toprak büyük bir gürültüyle aşağıya indi.
Baki durdu.
Fenerini girişe çevirdi.
Artık giriş yoktu.
Sadece taş ve toprak yığını vardı.
Yaşar nefes nefese kaldı.
"Kapandı..."
Celal taşların yanına koştu.
Ellerini kayaların üzerine koydu.
"Belki aradan geçebiliriz."
Baki hemen onu durdurdu.
"Dur! Üst taraf hâlâ oynuyor. Bir taş daha düşerse hepimizin üzerine çöker."
Celal geri çekildi.İkinci defa korkudan dizlerinin bağı çözülmüştü.
"Fare gibi öleceğiz burada.Nasıl çıkacağız şimdi?
Ulan Baki, hep bunlar senin yüzünden.Nerden aklımızı çeldin de bizi buraya getirdin.
Anam... Anam... Doğurmayaydın beni. Ben burada nasıl öleceğim. Açlıktan, sususzluktan zıbarıp gideceğim."
Halit endişeyle etrafına baktı.
"Ne yapacağız şimdi?"
Kimse cevap vermedi.
Dört arkadaş ilk kez gerçekten mahsur kaldıklarını anlamıştı.O korku nedir bilmeyen Şampiyon bile nerdeyse umudunu yitirecekti.
Yaşar fenerinin ışığını kontrol etti.
"Benim fenerin pili de azalmış."
Celal kendi fenerine baktı.
"Benimki de. Anam... Anam... Bir de karanlıkta geberip gideceğiz. Altınların da hayrını görmeyeceğiz."
Baki derin bir nefes aldı.
"Lan bir susu felaket tellalı.Panik yapmayacağız. Sus da bir düşüneyim."
"Önce suyumuz ve yiyeceğimiz ne kadar, ona bakacağız. Sonra başka bir çıkış yolu arayacağız."
Halit başını salladı.
"Ya başka çıkış yoksa?"
Baki ona baktı.
"Umudunu yitirme. Vardır inşaallah."
Bir süre sonra dört arkadaş mağaranın geniş bölümüne geri döndü.
Baki duvarları tek tek incelemeye başladı.
"Bu mağara çok büyük. Bir yerde hava akımı olması lazım."
Yaşar elini havaya kaldırdı.
"Bekle."
Herkes sustu.
Yaşar gözlerini kapattı.
"Burada hafif bir rüzgâr var."
Baki hemen fenerini kaldırdı.
"Nereden geliyor?"
Yaşar eliyle ileriyi gösterdi.
"Şu taraftan."
Dördü rüzgârın geldiği yöne doğru ilerlemeye başladı.
Bir süre sonra önlerine dar bir geçit çıktı.
Halit geçide baktı.
"Buradan geçebilir miyiz?"
Baki eğilip içine baktı.
"Ben geçebilirim."
Celal hemen itiraz etti.
"Tek başına gitme.Bizi burada mı bırakacaksın?"
Baki başını salladı.
"Beni kendin mi zannettein lan.Önce ben bakayım. Eğer yol açılıyorsa sizi çağırırım."
Baki yere çömeldi ve dar geçide girdi.
Fenerin ışığı birkaç metre ileriyi ancak aydınlatıyordu.
Geçit gittikçe daralıyordu.
Baki sürünerek ilerlemek zorunda kaldı.
Bir süre sonra arkasındaki arkadaşlarının sesleri azalmaya başladı.
Baki birkaç metre daha ilerledi.
Tam geri dönmeyi düşünürken yüzüne hafif bir rüzgâr çarptı.
"Burada hava var."
Elini ileri uzattı.
Parmaklarının arasından soğuk hava geçiyordu.
Biraz daha ilerledi.
Ve karşısında küçük bir boşluk açıldı.
Baki fenerini kaldırdı.
"Burada bir oda var!"
Arkadan Yaşar'ın sesi duyuldu.
"Ne?"
"Bir oda buldum! Ama önce burayı açmamız lazım!"
Baki geri dönmeye çalıştı.
Fakat tam o sırada arkasından korkunç bir ses geldi.GıRRRRR...
Baki sanki dondu.
Yavaşça arkasına döndü.
Fenerin ışığında karanlığın içinde iki göz parlıyordu.
Baki'nin sesi titredi.
"Çocuklar..."
Yaşar uzaktan bağırdı:
"Ne oldu?"
Baki gözlerini yaratığın üzerinden ayırmadan cevap verdi:
"Sanırım yalnız değilim."
Hayvan karanlığın içinden bir adım attı.
Baki geri çekildi.
Sonra hayvanın arkasında iki küçük yavru daha belirdi.
Baki derin bir nefes aldı.
"Yine sen misin?"
Hayvan hırladı.
Baki ellerini kaldırdı.
"Tamam... sakin ol. Bu sefer yavrularına yaklaşmayacağım."
Ama arkasında sıkışmış bir geçit, önünde ise yavrularını koruyan vahşi bir hayvan vardı.
Baki için yeni bir mücadele başlıyordu.
Üstelik arkadaşları hâlâ ne olduğunu bilmiyordu.
Yaşar'ın sesi yeniden duyuldu:
"Baki! İyi misin?"
Baki cevap vermeden önce hayvana baktı.
Sonra gözlerini karanlık geçide çevirdi.
"İyiyim..."
Kısa bir sessizlik oldu.
"...ama buradan çıkmak için önce bir yol bulmamız gerekiyor."
Ve mağaranın derinliklerinde, dört arkadaşın mahsur kaldığı uzun gece başladı.
Devam Edecek
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.