Hatıralarda Büyüyen Sevgi
Küçücük ellerin ilk, ürkek dokunuşu
geldi, bir mühür gibi ilk defa tuttu bizi…
Anladık aniden;
sevgi, harflerden örülmüş bir kale değilmiş,
bir ciğer nefesi, zamanın yırtılması,
ve göğsümüzde genişleyen dipsiz sonsuzlukmuş meğer.
Şafağın çiğ rengi odalara dolarken,
kirpiklerinin altından dünyaya ilk sızışın...
Sen gülümsedin,
omuzlarımızda biriken eski, yorgun yükler sustu.
Gün, senin incecik sesinle kuruldu yeniden,
dünya, senin kundak bezinde baştan aşağı yıkandı.
İlk adımınla sarsıldı evin taş duvarları,
fakat içimizde çatlayan tohumlar filizlendi.
Küçük bir kahkahan kapı eşiklerinden taştı,
yıllardır biriken tozlu sessizlikleri dağıttı.
Zaman, duraksadığın anlarda durdu,
biz senin gölgende çoğaldık.
Saçlarımızdan sular süzülürken koştuk hırçın yağmurda,
kâğıttan gövdeleri rüzgârın insafına bıraktık.
Kimi zaman boyalı kalemlerle gökyüzüne pencereler açtık,
kimi zaman fısıldadık geceyi bekleyen ürkek yıldızlara.
Ve her gece,
sen uykunun derin, korunaklı koyunda yüzerken,
başucunda soluğunu saydık...
Önünde uzanan sisli, bilinmez haritaya
kendi göğsümüzün sıcaklığını sardık sessizce.
Çünkü sen,
bizim sınırlarımızı aşan, bizi de yutan bir nehir oldun.
Biz seninle yürüdük;
hakiki bir bağlanış,
kendi gölgeni bir başka bedende kopyalamak değil,
aynı sayfada asılı kalan iki cümle olabilmektir.
Birlikte boy verdik bu toprakta—
Biz seni bir saksıda büyüttük sanırken,
sen geldin, bizim eksik, budanmış dallarımızı onardın,
gövdemizi kendi asil köküne iade ettin.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.