Gecikmiş Fetih
Salkım saçak avizeler astığın göğüs kafesin,
Aslında mermerleri kararmış, loş bir Cahiliye...
İçeride, etten ve kemikten ördüğün karanlık odada,
Lât diye, Uzzâ diye taptığın şey;
Aynadaki kibirli, hiç yaşlanmayacak sandığın yüzündür.
Hatırla o adamı;
Hani kızını kendi elleriyle toprağa gömen çöl bedevisini...
Mini minicik parmakları sakalındaki kumları temizlerken,
Yüreği zerre titremeden küreği vuran ilkel adamı.
Sen, her "ben" dediğinde, her kibirlendiğinde,
Sana emanet edilen o masum, o çocuk ruhu
Kendi hırslarının çukuruna diri diri gömüyorsun işte.
Biz helvadan putlar yapıp, sonra acıkınca yiyen zavallılardık.
Sen de itibarını, makamını, haklılığını yonttun yıllarca.
Bir başarı kazandın; tapındın ona sabaha kadar.
Sonra bir kriz vurdu, bir hastalık, bir ayrılık...
Kendi ellerinle büyüttüğün kibir putunu,
Aç kalmış bir aciz gibi hıçkırarak yedin, tükettin.
Şimdi bak o dilsiz mabet Kâbe’ye,
Duvarlarına sürdüğün çamurlu benlik lekelerine bak.
Bir gece yarısı, herkes uyurken ve sen yapayalnızken,
Anla artık parmaklarının arasındaki sızlayan çaresizliği.
Al eline pişmanlığın ağır, derviş baltasını,
Vur içindeki Beytullah'ın putlarına.
İlk darbede un ufak olsun dokunulmaz sandığın gururun.
Ağla...
Gözyaşın yıkasın putların devrildiği tozlu meydanı.
İnsan, kırıldığında sızdırır içindeki ışığı.
Beytullah, ancak sen bittiğin yerde başlar.
Son taş da düşüp, o sahte fırtına dindiğinde,
Hıçkırıklar içinde eğilip bakacaksın kanayan boşluğa.
Ne bir azamet kalacak geriye, ne o kibirli iddialar...
İlk doğduğun günkü gibi çıplak,
Toprağa borçlu olduğunu anlayan çıplak kul,
Nihayet...
O kalabalık yalandan geriye kalan tek Hakikat.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.