Tanrının Seçilmiş Kulu Olmak Uğruna 2 Bölüm Tanrının Burada Mucize Gösterm
TANRININ SEÇİLMİŞ KULU OLMAK UĞRUNA 2. BÖLÜM-TANRININ BURADA MUCİZE GÖSTERMESİ KRAL TARAFINDAN YASAKLANMIŞTIR
1727-1730 Yılları arasında François de Paris’ın mezarında garip olaylar olmaya başladı.
Bizim bazı tarikatlarda görülen ve adına ‘’cezbe ‘’ dediğimiz hallerdi bu haller ve önceleri zararsızdı.
Tıbbi adı ‘’ Konvülsiyon ‘’ olan kasılmalar, sara krizine benzer krizler ve kendinden geçmeler görülüyordu ziyaretçiler arasında.
Bugün bizdekiler nasıl ki vecd içinde cezbeye gelip ‘’ Ya Gavs!’’ diye veyahut ‘’Seydaaaa ‘’ Diye bağırıp vecd içinde kendilerinden geçiyor ve hatta bayılıyorlarsa aynen öyle hatta daha ileri boyutlarda Jensenistler de kedilerinden geçiyorlar, titriyorlar, kasılıyorlar, sara krizlerine benzer krizler geçiriyordu. Bu kasılmalar esnasında ‘’ Ya Aziz Paris ‘’ Diyorlar mıydı bilemiyorum ama başka şeyler de oluyordu.
Bizde nasıl ki günümüzde bazı insanlar, bazı tarikatları ve şeyhlerini ziyaret edip onun müridi olduğunda ( hatta bazen olmasa bile ) uyuşturucu ve alkol müptelalığından kurtuluyorsa, nasıl ki pek çok hastalık ( hatta felç bile ) iyi oluyorsa Fransa’da da 1731 Yılı itibariyle felç, kanser, körlük ve daha pek çok dertten muzdarip 70 kişinin Saint Medart mezarlığını ve Aziz François de Paris’in mezarını ziyaret ettikten sonra mucizevi bir şekilde iyileştiği dilden dile dolaşıyordu.
Saint Medart Mezarlığı daha sonra daha da garip bir atmosfere büründü. Öyle ki ziyarete gelenlerin kimi cezbe halinde kasılmalar geçirirken bir kısmı da saçmasapan şekillerde dua ediyor, şarkı söylüyor hatta köpek gibi havlıyor, cam veya kızgın kömür yutuyor, bayılıncaya kadar dans ediyor hatta İncil’in üzerine oturuyordu.
Velhasılıkelam mezarlık tam anlamıyla bir sapkınlık merkezi haline gelmişti. Ziyaretçi sayısı ise her geçen gün daha da artıyordu.
Ve işin en ilginci de 1732 Yılı itibariyle Saint Medart mezarlığına gelip burada gerçekleşen mucizeleri görebilmek artık beleş değildi. Madem millet mucize görmek istiyordu o halde adam başı 6 Kuruş ödemek zorundaydı ki iyi paraydı. Ayakta sap gibi dikilerek seyretmek yerine 6 Kuruşa bir sandalye kiralayıp seyretmek daha güzel oluyordu.
Kral XV. Lui baktı ki işler çığırından çıkıyor, 1732 Yılında Saint Medart Mezarlığını kapattı. Ancak Konvülsiyoncu Jansenist hareketini önlemesi mümkün olmadı. Öyle ki, mezarlık kapatılınca duvarlarına kralı protesto eden ‘’ Tanrının burada mucize göstermesi Kral tarafından yasaklanmıştır.’’ Yazılı levhalar kondu.
[ ‘’ Tanrının burada mucize göstermesi yasaktır’’ sözü Fransa’da ve hatta dünyada Aydınlanmanın babası olarak kabul edilen Voltaire’e aitmiş. Adam nasıl bir aydınlanmacı ise artık… ]
Evet, Kral bir sapkınlık merkezi haline gelmiş olan Saint Medard Mezarlığını kapatmıştı ama bahsini ettiğimiz bu sapkınlık artık günümüz tabiriyle merdivenaltı bir hareket olarak devam etmekteydi ve özellikle kadınlar ( Evet kadınlar ) Tanrının seçilmiş kulları olabilmek için hastalığın, yozlaşmanın, günahların merkezi, çirkinliklerin yuvası olarak gördükleri kendi bedenlerine yapmadık işkence bırakmıyorlardı ve erkek milleti de kendilerini de kadınları da günahlardan arındırıp pir-ü pak eylemek hususunda ‘’ Allah Yarattı ‘’ Demeyip kamçıyla, zincirle, sopayla vuruyorlardı da vuruyorlardı Allah ne verdiyse. Hani bizim kadınlarımız halı çırparken halıya acıyorlardı vururken ama Fransa’da ve diğer Hıristiyan ülkelerde gönüllü olarak eziyet çekmek isteyen kadına da erkeğe de kimse acımıyordu.
Mesela 1736 Yılında çoğu kadın olan 80 kişi, günahtan arındırıp Tanrı’nın seçtiği kullardan olabilme uğruna kendi vücutlarını başkalarına dövdürmek suretiyle şehitlik mertebesine yükselmişlerdi. ( Yani b.k yoluna geberip gitmişlerdi )
Çoğu kadın pek çok kişi daha sonraki yıllarda da Hz. İsa’nın, havarilerin, Hıristiyan azizlerinin yaşadıkları çileleri hissedebilmek uğruna kendilerini çarmıha gerdirip el ve ayaklarına çiviler çaktırmaya başladılar ki olay 1740 Yılından sonra tam anlamıyla sado mazoşizme dönüştü.
Bugün hâlâ var mı bu sapkınlık?
18. Yüzyıldaki kadar olmasa da halen var. ( 1-2-3-4 No’lu fotoğraflarda görüldüğü gibi ) Fotoğraflarda gördüğünüz gibi )
Açık açık göstermeseler de halen var.
Özellikle Filipinler’de, Portekiz’de ve İtalya’da var.
Başka topluluklarda ve dinlerde var mı?
Yüzlerce dine ve inanca ev sahipliği yapan Hindistan’da var olduğunu söylemeye gerek bile yok sanırım. ( 5-6 No’lu fotoğraflar )
Peki İslam Dünyasında var mı?
Var maalesef
Kendisini Müslüman diye tanımlayanlar arasında da inancı uğruna kendi bedenine eziyet edenler ya da konvilsiyoncular gibi cezbeye kapılıp kasılanlar, havale geçirenler, kriz geçirenler var. Onları da sadece fotoğraflarla tanıtmaya çalıştım.(7-8-9. Fotoğraflar)
---------------BİTTİ-------------
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.