Ormanın Adı Başak
Meğer kök oraya uzanmış.
Ben yıllarca kendi içimde ölü sandığım bir yerin altında yeni bir çağ büyütmüşüm.
Daha az dua.
Daha çok ateş.
Daha az açıklama.
Daha çok yürüyüş.
Daha az başkasının göğünde yer aramak.
Daha çok kendi göğünü taşımak.
Ben artık sevilmediğim yerde kendimi kanıtlamıyorum.
Çünkü kanıtlamak için masaya koyduğum her parçamı bir gün geri almak zorunda kaldım.
Şimdi masamda yalnızca kendim varım.
Ve bu kez eksik değilim.
Bana yıllarca küçülmeyi öğreten bütün aynaları kırmadım.
Bazılarını bıraktım.
Çünkü artık onlarda kendimi değil, kim olduğumu sandıkları kadını görüyorum.
O kadın bekliyordu.
Ben yürüyorum.
O kadın bir kapının açılmasını istiyordu.
Ben kendi kapımı söktüm.
O kadın birinin gelip onu tamamlamasını bekliyordu.
Ben eksikliğimi avuçlarıma alıp ona isim verdim.
Özgürlük.
Sonra anladım, bazı kadınlar kırıldıkları yerden çiçek açmaz.
Orayı yakıp geçer.
Küllerini toplar.
Rüzgâra bırakır.
Ve arkasına bakmadan yürür.
Ben de yürüdüm.
Arkamda eski hayatımın kapıları kaldı.
Önümde kimsenin haritasında olmayan bir yol.
Ayağımın altında kendi toprağım vardı.
Başımın üstünde kendi gökyüzüm.
Ve içimde kimsenin adını bilmediği bir orman.
Beni gömmekle yok edeceğini sananlara cevabım çiçek olmadı.
Orman oldu.
Beni susturanlara ses olmadım.
Rüzgâr oldum.
Beni küçültenlere duvar olmadım.
Uçurum oldum.
Benden gidenlere yol olmadım.
Kendi yönümü buldum.
Artık hiçbir insan hayatımın merkezine kendi isteğiyle yerleşemez.
Çünkü merkezimi yıllar önce başkalarına kiraya vermiştim.
Şimdi geri aldım.
Anahtar bende.
Kapı bende.
Ev bende.
Ve ben, kendi içimde ilk kez misafirim değilim.
Ben Başak’ım.
Toprağın altında kış boyunca sessiz kalan, ama bahar geldiğinde kimseye haber vermeden yüzünü delen tohum.
Ben Başak’ım.
Beni toprağa gömenlerin üstünde yürüdüğü yerden yükselen köküm.
Ben Başak’ım.
Küllerimden kendime gökyüzü yapan, köklerimi kesip acıyan yerimden özgürlüğü çıkaran kadınım.
Ve artık biliyorum, bazı insanlar giderken boşluk bırakmaz.
Yerçekimini değiştirir.
Benim gidişim de öyle oldu.
Sessiz.
Ama bir dünyanın eğimi değişti.
Şimdi o dünya başkasının bakışına göre dönmüyor.
Kendi ekseninde dönüyor.
Kendi ateşiyle yanıyor.
Kendi yağmurunu taşıyor.
Kendi gecesini aydınlatıyor.
Ve bir gün başımı kaldırıp kendi gökyüzüme baktığımda şunu gördüm.
Yıldızlar yerli yerindeydi.
Ay hâlâ büyüyordu.
Orman hâlâ içimdeydi.
Ve ben, artık hiçbir yere ait olmak için kendimden vazgeçmiyordum.
Çünkü bazı kadınlar yeniden doğmaz.
Kendilerini yeniden yazar.
Ben de kendi küllerimin üzerine tek bir isim yazdım.
Başak.
Ve bu kez o isim kimsenin hafızasında kalmak için değil,
benim içimde sonsuzca yaşamak için var.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.