Kırıldığım Yerden Kadın Oldum
Gece olunca içimde bir şey uyanıyor,
ben sustukça büyüyor,
adını koysam dağılacak sanıyorum,
koymuyorum.
Pencerenin önündeyim yine,
saçlarımı toplamamışım,
omuzlarıma düşen her tel
sanki geçmişten bir şey taşıyor.
Aynaya bakıyorum,
yüzüm orada ama ben yokum.
Ne garip kadın olmak,
bazen kendi kalbine bile
misafir gibi oturuyorsun.
Çayımı koyuyorum önüme,
soğuyor.
Ben yine bekliyorum,
neyi beklediğimi bilmeden.
Bugün seni düşündüm.
Seni değil belki,
senin yanındayken olduğum kadını.
O kadın daha kolay gülüyordu.
Daha az susuyordu.
Kendini saklamıyordu.
Ben onu da özlüyorum.
Yağmur başladı sonra.
Camın üzerinde ince yollar açıldı,
her damla başka bir yere gidiyordu.
Ben baktım.
Hiçbirine yetişmek istemedim.
Çünkü bazı yollar
insanı sevdiği yere değil,
kendinden uzak bir yere götürüyor.
Elimi yüzüme sürdüm.
Soğuktu.
İnsan kendi tenini bile
yabancı bulabiliyormuş.
Sanki yıllardır taşıdığım bu beden
benden önce yorulmuş.
Dolabın içinde eski bir elbise buldum.
Bir zamanlar giydiğim,
aynada kendime baktığım bir gün.
Hatırladım.
O gün gözlerimde
bir pencere vardı.
Şimdi aynı yerde
kapalı bir kapı duruyor.
Bazen kendime kızıyorum.
Neden hâlâ diyorsun,
neden hâlâ bekliyorsun?
Sonra içimdeki küçük kız
başını kaldırıyor,
bir şey söylemeden
elimi tutuyor.
Susuyorum.
Bazı kadınlar ağlamaz,
içlerinde nehir büyütür.
Ben de öyle yaptım.
Kimse görmesin diye
duvarların arkasından akıttım kendimi.
Ama duvarlar da yaşlandı,
sırrımı taşıyamıyor artık.
Gece derinleşiyor.
Yatağın boş tarafına bakıyorum.
Orada kimse yok.
Ama yokluğun da bir ağırlığı var,
insanın üzerine oturuyor.
Kalkamıyorsun.
Sonra saçlarımı çözüyorum.
Bir anlığına
eski Başak geliyor aklıma.
Gülüşü,
aceleciliği,
birine inanırken gözlerini kaçırmayışı.
Neredesin, diyorum ona.
Ses yok.
Belki de büyümek buydu.
İçindeki kadını
birer birer uğurlamak.
Ama hâlâ bir şey var içimde.
Adını bilmiyorum.
Bir umut değil belki,
umut kadar temiz de değil.
Daha çok karanlığın dibinde
ısrar eden küçük bir kıvılcım.
Ona dokunmuyorum.
Sönmesinden korkuyorum.
Çünkü ben artık
her şeyin düzelmesini istemiyorum.
Bazı şeyler olduğu yerde kalsın.
Bazı yaralar kapansın diye değil,
nereden geçtiğimi hatırlamak için dursun.
Ben Başak’ım.
Geceyi hâlâ seviyorum.
Çünkü karanlıkta
kimse benden güçlü görünmemi istemiyor.
Ve şimdi kendime bakıyorum.
Aynadaki kadın yine benim.
Yorgun.
Eksik.
Ama ayakta.
Belki bu gece
kendimi sevmeyi öğrenmem.
Ama kendimden kaçmayacağım.
Şimdilik
bu bana yeter.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.