Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
08.09.2026 · 33 · 0 · Tahmini 4 dk okuma
PDF olarak indir

“İnsan Ötekidir” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

İnsan Ötekidir



"İnsan ötekidir. Öteki yoksa hikâye yoktur; hikâye yoksa insan da yoktur. Çünkü insan hikâyedir ve hikâye hafızadır. Öteki olmadan aslında hiçbirimiz yokuz."
Bu sözler İngiliz şair Lord Byron' a ait imiş.Bunu bugün izlediğim bir videodan , şu an hayatta olmayan oyuncu Serhat Kılıç'ın Tedx konuşmasından öğrendim. Kendisi sevilen , yetenekli bir oyuncu olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Seksenler 'de Ergun plak, Söz' de Çolak karakterleri ile dizi tarihine ismini büyük harflerle yazdırmıştır. Daha nice karaktere hayat vermiştir hem tiyatro sahnesinde , hem televizyon ekranlarında.


Bu insan topluma mâl olmuş bir isim idi. Hayattayken kıymeti bilindi mi bilinmedi mi tartışılır. Bir sanatçı olarak umduğunu buldu mu, bulamadan mı gitti bilmiyoruz.
Evinde , koltuğunun üzerinde ölü bulunması , ölümünün üzerinden iki üç gün geçtikten sonra fark edilmesi, yani yalnız ölmesi beni hem üzdü hem düşündürdü. Sadece ekranlardan tanıdığım bu insanın ölüm şekli , yaşadığım hayatı sorgulamama ve hüzünlü bir düşünce silsilesine itti beni. Videosunu izlerken öğrendiğim bu söz epey kafamı kurcaladı. "İnsan ötekidir. Öteki yoksa hikâye yoktur; hikâye yoksa insan da yoktur. Çünkü insan hikâyedir ve hikâye hafızadır. Öteki olmadan aslında hiçbirimiz yokuz."


Atasözlerimizden "Yalnız taştan duvar olmaz ."  ile aynı kapıya çıkan bir söz. İnsan insana öyle bir muhtaç ki bir başka insan olmadan bizim varlığımız da tüm anlamını yitiriyor. Bunu Yaradan böyle yaratmış. Ne kadar zengin , güzel, yetenekli olsak da yanımızda yöremizde sevdiğimiz sevildiğimiz insanlar yok ise taşıdığımız hiç bir özelliğin hiç bir kıymeti de yok anlamı da. Sahip olduğumuz şeyleri değerli kılan , bizi hayata entegre eden etrafımızdaki insanların varlığı. Biz onlarla var olabiliyoruz.
Hz. Adem'i yaratan Allah , hayatına yoldaş  olsun diye de Hz. Havva'yı yarattı. Adem Havva 'ya muhtaç iken, Havva da Adem ' e muhtaç kılındı. O günden beri insan insana muhtaç. Yüce Rabbimiz insanın fıtratını bu kodlarla kodlamış.


Her sabah yeni bir güne , yeni bir hikâyeye başlıyoruz. Hikâyenin kahramanları bazen değişiyor,  bazen aynı insanlar etrafında devam ediyor. Kimisi ölerek hikâyeden ayrılır,  kimisi uzaklara giderek. Bazen yeni insanlar katılır hikâyemize. Bazen de biz çıkarız kendi hikayemizden ve hikaye orda biter.
Hayatın her ânı bir hikaye gibi.Anılarımız , rüyalarımız,  kırgınlıklarımız,  yaşadıklarımız,  yaşayamadıklarımız ... Geçmişte bıraktığımız her şey ve herkes hikayenin bir parçası. Hepimizin bir hikâyesi var bu yüzden. Her hikâye benzersiz. Hikayenin belli yerlerini biz yazıyor iken, belli yerlerini de Yüce Yaradan yazıyor. Allah'ın verdiği irade ve akıl nimetleri ile biz yazarken, kaza ve kader tecelli etmeye devam ediyor.
Gelelim günümüzdeki hikâyelere.
Bizim hikayelerimize.
Modern çağların modern  insanlarının hikayelerine....

Nüfusu sürekli artan bir dünyada yalnızlaşıyoruz hatta yalnızlaştık bile.Peyami Safa'nın dediği gibi " Yalnızız" . Yalnız bir topluma dönüştük. Önce geniş aileden çekirdek ailelere dönüştük,  sonra çocuk sayılarımız azaldı, sonra evlerimiz küçüldü,  sonra çocuklarımızın oyun alanları azaldı. Geçim kaygısı , gelecek kaygısı hem ebeveynleri hem çocukları avcunun içine aldı. Derken teknoloji köylere kadar gitti ve herkes aynılaştı, İnternetle birlikte popüler kültür bir çoban çocuğu bile tesiri altına aldı. Kültür gitti, posası popüler kültür kaldı. Ekranlara hapsolmuş bir nesil ile ne yapacağımızı düşünüyoruz şu sıralar. Hep başkalarının hikayelerini izliyorlar zira. Kendi hikayelerini yazma istek ve çabaları yok. Gençler ise evlenmek istemiyor, herkes tek başına eve çıkma yarışında adeta.

Komşuluk, akrabalık , aile olma kavramları şekil değiştirdi. Akrabalar ve komşular birer tanıdık oldular sadece. Aile ise rol karmaşalarına, yozlaşmalara direnmeye çalışıyor direnebildigi kadar...

Lord Byron'ın dediği gibi hep bir ötekine ihtiyacımız var. Okulda , evde , iş yerinde , sokakta...Öteki olmadan hayat kuramıyoruz. Öteki olmadan hikâye yazamıyoruz.

Çiftçiler olmasa ya ölürüz , yahut sürünürüz açlıktan.
Öğretmenler olmasa bunca çocuğu nasıl eğitiriz kendi kendimize?
Doktorlar , hemşireler olmasa hangi hastalığı nasıl tedavi edebiliriz kendi imkanlarımızla?
Anne babasız evlat, evlatsız anne baba hikâyesini yazar elbet fakat yazılması da okunması da zor bir hikâye olur.
Hepsinden önemlisi birbirimizin sevgisine ihtiyacımız var. Ekmek gibi, su gibi.
Sevgi her yaşta , son nefese kadar öyle bir ihtiyaç ki yerini hiçbir şeyle dolduramıyoruz.

Velhasıl bir insan daha tek başına geçti gitti  bu hayat sahnesinden. Allah korktuğundan kurtarsın, rahmet ve merhametiyle  karşılasın inşallah demekten gayrısı kalmadı .
Biz yerin üstündekilere de her nefesin kıymetini bilmek ,etrafımızdaki insanlarla hikâyemize kaldığımız yerden devam etmek düşer. Ta ki hikâyemiz bitene kadar...


Selamlarımla,  Yazan: Ruh-ı Revan  8 Eylül 2026


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

İnsan Ötekidir

Ruh-ı Revan Ruh-ı Revan