Bir Duruş Ve Zorunlu Bir Açıklama
Sözümü başlarken şunu söylemek istiyorum; Sami Biber öğretmenimiz bugün o yazıyı yazmadan önce hepimizle konuşup, durumu iyice anladıktan sonra yazmasını dilerdim. Meseleyi yüzeysel bir “şahsi çekişme” veya sığ bir “sidik yarışı” zannedip her şey aynı kefede tartılmaya çalışıldığı için bu açıklamayı bir borç ve şerh olarak tarihe not düşüyorum.
Çünkü yaşananlar, bugün bu sitede aniden beliren iki satırlık bir kavgadan ibaret değildir.
Nereden Geldi?
Kendi adıma süreç, bir başka edebiyat mecrasında, milli ve dini değerlere, ecdadın mirasına ve tarihi hakikatlere hiçbir belgeye, araştırmaya dayanmadan fütursuzca saldıran bir zihniyete karşı getirdiğimiz nesnel, kaynaklı ve seviyeli eleştirilerle başladı. Tabi olaylara bakış, ona karşı duruş kişiden kişiye değişebilir. Benim de yaklaşımım doğru olmayabilir.
Bu eleştirime fikri bir birikim koyamayanlar, çareyi şahsımıza, yazılarımıza ve bizi destekleyen okurlarımıza hakaret ve küfürler yağdırmakta buldu; dileyene bağlantı linki atabilirim. O gün o sitede kalemin onurunu korumak adına kapılarımızı o seviyesizliğe kapattık ve engelimizi koyduk dedim elhamdülillah.
Nereye ve Neden Taşındı?
Aynı üslup erozyonu ve husumet, şahsın mecburi sebeplerinden dolayı başka platformda yazması hasebiyle buraya Edebiyat Evi platformuna taşındı. Burada da polemik, provokasyon devam etti benim gördüğüm kadarıyla... Fikir üretemeyenlerin tek var olma yöntemi, bağırarak ve hedef göstererek dikkat çekmektir diye düşünüyorum ki https://edebiyatevi.com/yazi/332264/guler-misin-aglar-misin burada da başta Ali Görgan dostum olmak üzere bize de gönderme yapmış, ben kaile almıyorum ama bilginiz olsun, pasifleniyor ya o bakımdan. Bu arada Ali Görgan benim tanıdığım gönlü yüce, cömert, merhametli ve dahi vefalı bir ağabeyimdir. Ona savunduğum için bu platformda mevzu bu kadar uzamış olabilir belki... Bu da çok doğal kişi sevdiğini savunur, onun yanındadır değil mi?
Biz Nerede Duruyoruz?
Şimdi kalkıp "Aman tadımız kaçmasın, herkes zıt kutup ama anlaşsın, dünya fani" mantığıyla... Sami Hocam ve değerli editörlerim, hakikat ile iftirayı, emek ile cehaleti, edep ile küfrü aynı kefeye koymak; adalet midir? Yunus’un "Gelin tanış olalım" çağrısı, kelamın adabına uyanlaradır; üslupsuzluğun ayıbını örtmek için değil diye biliyorum. Sizin yaşınız büyük, ben küçüğüm... kusura bakmayın haddi aşmak değil niyetimiz.
Biz bu mecralara kimseyle nefsi bir yarışa girmeye gelmedik. Bizim kavgamız şahıslarla değil; Sami Biber hocamın yazdığı yazıda tam tersi bir algı olmuş, hem üzüldüm hem çok kırıldım.
- Araştırmadan ahkam kesen kibirle,
- Küfrü ve iftirayı meslek edinen seviyesizlikle ve en tehlikelisi ikiyüzlülükledir benim kavgam! LÜTFEN AYNI KEFEYE KOYMAYINIZ O MALUM KİŞİYLE BANA!
Hiç kimse ilkeli, kaynaklı ve ahlaki duruşumu bir polemik aktörüne dönüştürmesin. Altın çamura düşmekle değerini kaybetmez; bozuk kantarların tartısıyla da hizaya gelmez. Kimseyle suni bir kucaklaşmanın tiyatrosunu oynayacak değilim. Öyle biri değilim...
Niyetimiz de, safımız da, duruşumuz da bellidir. Beni haksız yere bu şekilde YAFTALADINIZ ya helal olsun...
Mesut Tütüncüler
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.