İşte Öyle Bir Şey
Ben bu dünyaya biraz geç geldim galiba,
belli ki doğduğum gün
bir şeyler çoktan eksilmişti benden.
Belki bir çocukluk, belki güvenmekti,
belki de insanın insana iyi gelebileceğine dair
o saf ve aptal inanç...
…
Sonra büyüdüm.
Büyümek dedikleri şey meğer insanın
kendi yaralarını tanımaya başlamasıymış!
Her yaşımda bir parçamı toprağa verdim.
Bir dostu, bir sevgiyi, bir hayali, bir ihtimali...
Ve her defasında kendime aynı yalanı söyledim.
Geçer dedim ama geçmedi.
Sadece acının insanın içinde yaşayabileceği
yeni bir yer bulduğunu öğrendim.
…
Dünya... Sana ne çok şey borçlandım
ve ne çok şey kaybettim senin uğruna.
Bana sabretmeyi öğrettin
ama sabrın da bir gün
insanın boğazında düğümlendiğini söylemedin.
Bana sevmeyi öğrettin ama sevdiğinin
bir gün seni unutabileceğini anlatmadın
İnsanlara inandım, ne büyük hataydı.
Bir insanın gözlerinin içine bakıp
orada kendine ait bir merhamet aradım.
Bulamadım.
Bazıları kalbine dokunur gibi yapıp
orada açtığı yaraya hiç dönüp bakmadı.
Bazıları gitti, bazıları kaldı ama gitmiş kadar oldu.
En kötüsü de buydu zaten…
Yanında duranların içinde seni yalnız bırakması...
…
Kahırlandım öyle büyük feryatlarla değil; sessizce...
Bir akşam pencereden dışarı bakarken,
çayın soğuduğunu fark etmeden,
kimseye anlatmadan, kimseye belli etmeden...
İçimde bir şehir yıkıldı, kimse duymadı.
Çünkü insanın en büyük yıkımları
çoğu zaman duvarları dışarıya devrilmeyen yıkımlardı.
…
Şimdi bana “Hayat nasıl?” diye soruyorlar.
Ne diyeyim?
Hayat... Biraz yağmur, biraz gurbet, biraz beklemek,
biraz da gelmeyeceğini bildiğin birini
hâlâ kapıda beklemek...
…
Hayat dediğin insanın kendi cenazesine
bazen yıllarca içinden katılmasıdır.
Ve ben kaç kez öldüğümü hatırlamıyorum artık.
…
Yalnız şunu biliyorum, her ölümden sonra
biraz daha suskunlaştım.
Biraz daha uzaklaştım insanlardan.
Biraz daha az inandım “iyi olacak” sözlerine.
Çünkü bazı şeyler iyi olmaz.
Bazı yaralar kapanmaz.
Bazı insanlar unutulmaz.
Bazı geceler sabaha çıkmaz.
Ve bazı vedalar insanın
Ömrünün sonuna kadar içinde devam eder.
Yine de... Bunca kahra, bunca siteme rağmen
Bunca kırılmışlığa rağmen insan hâlâ
bir sabah güneş doğduğunda perdeyi aralıyor.
İşte buna şaşıyorum!
…
Belki umut dediğimiz şey mutluluk değildir.
Belki umut, insanın bütün acılarına rağmen
hayata bir kez daha “peki” diyebilmesidir.
Ben de diyorum, ama gönülsüzce.
Biraz kırgın, biraz yorgun, biraz da
Allah'ım, bunca acıyı neden insanın kalbine
bu kadar yakışır yarattın diye sitem ederek...
…
Ve yürüyorum, nereye olduğunu bilmeden.
Çünkü insan bazen bir yere varmak için değil,
ardında bıraktığı bütün acılardan
biraz daha uzaklaşmak için yürür ya
İşte öyle bir şey…
…
G.Antep - 190926
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.