Yenik Düşmekle Yenilmek Aynı Değildir
Yenik Düşmekle Yenilmek Aynı Değildir
Yenik düşmekle yenilmek aynı değildir. Yenik düşmek yolun kapanmasıysa, yenilmemek o kapalı yolu açma çabasıdır. İnsan hayatının en çetin virajı, düştüğü yer ile vazgeçtiği yer arasındaki o ince çizgide gizlidir. Yaşam, üzerimize çöken ağır kayalarla, aniden karşımıza dikilen duvarlarla ve yüzümüze kapanan ağır kapılarla doludur. Bir an gelir; fırtına dinmez, imkânlar tükenir ve çaba gürültüyle boşa çıkar. İşte o an hissettiğimiz şey, yenik düşmektir. Yenik düşmek; zamanın, mekânın ya da şartların üzerimize binen o kaçınılmaz ağırlığıdır. Dışarıdan bakıldığında bir duraklama, bir tıkanma, yolun ansızın kesilmesidir.
Oysa yenilmek, dışarıdaki şartların değil, içerideki ruhun teslim olmasıdır. Yenilmek, kapının kapandığını görüp o kapının önünde diz çökmek, zihindeki ışıkları kendi ellerinle söndürmektir. Hayat seni yenik düşürebilir; bir adımı boşa çıkarabilir, bir hayali yarım bırakabilir ya da seni bir odanın yalnızlığında çaresizce bırakabilir. Ama sen o kapalı yolun önünde durup, ellerin kanasa da, dizlerin titrese de o taşları tek tek kaydırmaya niyet ettiğin sürece asla yenilmiş sayılmazsın.
Yenilmemek, bir sonuç değil; bir duruş, bir irade beyanıdır. TDK’nin sitem için işaret ettiği o zarif "öfkelenmeden..." şerhi gibi; yenilmemek de hırçınlaşmadan, bağırmadan, kaderle kavga edip çirkinleşmeden direnebilmektir. Yol kapanmış olabilir; fırtına köprüleri yıkmış, sis ufku kapatmış olabilir. Yenilmemiş insan, yolun kapandığını kabul eder ama o kapanışın nihai bir son olduğuna inanmayı reddeder.
O kapalı yolun önünde oturur; gerekirse bir kazma vurur, gerekirse tırnaklarıyla toprağı kazar, gerekirse etrafından dolanacak yepyeni bir patika arar. Çaba, insanın kendi varoluşuna duyduğu hürmetin en somut halidir. Sonuç kapının açılması olmayabilir; fakat o kapıyı açmak için gösterilen her hamle, ruhu katılaşmaktan ve hakka teslimiyetin o soğuk çürümesinden korur.
Masanın başında, gecenin sessizliğinde otururken anlar insan: Dünya seni bin kez yenik düşürebilir. Bir sevda yarım kalabilir, bir emek zayi olabilir, bir ömür adadığın o sarış karşılıksız kalıp göğsünde dilsiz bir sızı bırakabilir. Bütün bunlar yolun kapanmasıdır.
Fakat sen, içindeki o yangından bir kıvılcım çıkarıp "Hâlâ buradayım, hâlâ nefes alıyorum ve bu yolu yeniden açacak cesarete sahibim" diyebiliyorsan; fırtına ne kadar büyük olursa olsun mağlup değilsin demektir. Yenik düşmek kaderin bir cilvesiyse, yenilmemek insanın kendi hikâyesine koyduğu o mağrur, eğilmeyen ve asil noktadır. O yol kapanabilir; ama o yolu açma çabası sürecek, vesselam.
Mehmet Aluç
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.