Kamunun Gölgesi
Bir şehrin gecesinde ışıklar yanar,
ama bazı sokaklar karanlık kalır.
Çünkü ışık, her zaman aydınlatmaz;
bazen yalnızca kimin yüzüne düştüğünü gösterir.
Bir masa düşün;
üzerinde dosyalar, mühürler, imzalar…
Dışarıda ömrünü dakikalara bölen insanlar,
içeride geleceği birkaç satıra sığdıranlar.
Bir kalem oynar,
bir kapı sessizce kapanır.
Sonra milyonlar, rakamların soğuk yüzünde
birer birer kaybolur.
Oysa o para,
bir annenin hastane koridorunda tükettiği sabırdı;
bir çocuğun çatısı akan evinde kurduğu hayal,
bir işçinin nasırlı ellerinde biriken yarın,
bir emeklinin ay sonuna sakladığı son umuttu.
İhale denilen o uzun koridorlarda
rekabetin sesi kısılırsa,
şeffaflık duvara asılmış bir tabelaya dönüşürse,
kurallar bazılarına dar, bazılarına geniş gelirse,
orada yalnızca bir usul eksilmez;
bir ülkenin adalet duygusu da kan kaybeder.
Çünkü kamu malı,
sahibinin adı yazılmamış bir emanet değildir;
her yurttaşın alın terinden düşen paydır.
Bir okulun sırasına,
bir hastanenin yatağına,
bir köprünün sağlamlığına dönüşmesi gereken
ortak bir gelecektir.
Ve güven,
bir kez kırıldığında gürültü çıkarmaz her zaman.
Bazen bir vatandaşın sandığa giderken ağırlaşan adımında,
bazen genç bir insanın valizini toplarken
pencereden son kez bakışında çatlar.
Hesap sorulmadığında
sessizlik, suçun kanıtı olmaz belki;
ama soruların cevapsız kalması,
şüpheyi bir ülkenin üzerine çöken sise çevirir.
Bu yüzden mesele yalnızca paranın nereye gittiği değil;
hangi hakkın eksik kaldığı,
hangi kapının açılmadığı,
hangi hayatın biraz daha ertelendiğidir.
Bir gün bütün dosyalar açıldığında,
bütün imzalar kendi gölgesiyle yüzleştiğinde,
rakamlar yeniden insan yüzlerine kavuştuğunda
geriye tek bir soru kalacak:
Bir ülkenin emaneti,
kaç kişinin avucunda küçülebilir
de onu taşıyan milyonların omuzlarında
hiçbir ağırlık hissedilmez?
Ve tarih,
makamların gösterişli kapılarını değil,
o kapıların ardında kimin hakkının korunduğunu hatırlar.
Koltuklar geçicidir.
Mühürler paslanır.
İmzalar sararır.
Ama bir çocuğun eksik kalan geleceği,
bazen koskoca bir ömrün içinde
hiç kapanmayan bir yaraya dönüşür.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu