Baba
Zaman dedikleri, yavaşça teyelliyor acıyı kumaşa,
Kimse sormuyor seni, ama her eşya seni söylüyor.
Öyle bir boşluk ki bıraktığın yer;
Tuttuğum her kapı kolu biraz daha soğuk,
Baktığım her takvim yaprağı biraz daha eksik...
Sen yokken dünya daha hızlı dönüyor sanki,
Ama benim içimde durmuş gibi.
Ben senin sustuklarından öğrendim yaşamayı,
Gözlerindeki o ucu bucağı olmayan uzaklardan...
Şimdi Haliç’e inen bir tramvayda ya da sisli bir vapurda,
Yüzünü arıyorum tanımadığım ihtiyarların gergin derisinde.
Herkes biraz sen oluyor durakta beklerken,
Ve hiç kimse sen olamıyor kapılar açıldığında.
Gözlerimin rengi sana çekmiş diyorlar,
Keşke acıyı kucaklama biçimim de benzeseydi sana.
Bir sigara yakıyorum, dumanı boynuma dolanıyor hüzün gibi,
Eksikliğin artık sadece bir yokluk değil;
Gövdemde taşıdığım en ağır, en yanık imza.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu