Kırık Plak Ciddiyeti
Nostalji kokan bir aşktı bizimkisi,
Eski İstanbul fotoğraflarında kalmış, hafif sararmış,
Siyah beyaz bir filmin en tatlı yerinde cızırdayan
O kırık plak ciddiyetiyle sevmiştim seni.
Laf aramızda,
Sen ki çayın yanına simit gibi yakışandın,
Ben ise her defasında hesabını yanlış ödeyen
Kafası karışık bir mahalle terzisi.
Aşka ayıp olmasın diye susulurdu bizim zamanımızda,
Öyle uluorta söylenmezdi sevdalar.
Göz göze gelmek,
Kentin bütün elektriklerini aynı anda kesmek gibi bir şeydi.
Ceketimin iç cebinde taşındı sana yazılmış ama hiç yollanmamış
O ağır başlı mektuplar.
Korkudan değil ha,
Aşk, kalpte kaldıkça aşktı çünkü,
Dile dökülünce birazı dökülüp ziyan olurdu.
Şimdi hangi kaldırımlara sorsam seni,
Aynı tren garı yalnızlığıyla bakarlar yüzüme.
Yağmur yağar,
Bir çay ocağının tentesi altına sığınır çocukluğum.
Ben seni eksik bir cümlenin öznesi yapmadım hiç,
Sadece yüklemi ağır geldi bu kentin sokaklarına,
Taşıyamadık.
Yine de güzel şeydi be gülüm,
Biraz buruk, biraz yeşilçam,
Ama sonuna kadar meftun,
Sonuna kadar insan...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.