Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Eşyalar Konuşur Ben Dinlerim

Eşyalar Konuşur Ben Dinlerim

EŞYALAR KONUŞUR, BEN DİNLERİM


21 Ekim 2026


Gülseren ablanın evindeyim. Tebarekesi okunacak. Her zaman kurulu duran ütü masasının üzeri eskiden beri hep dolu olurdu. Gözlerim, benim örüp ona hediye ettiğim kırmızı bereyle gri kaşe şapkasına takıldı. Üst üste duruyorlardı; sanki birbirlerine sarılmış, birbirlerini avutuyorlardı. Belki de evin sessizliğine dayanamamış, birbirlerine sokulmuşlardı. Okşadım onları ağladım...


Bir gün, “Hadi Çiğdem, çarşıya çıkalım,” demişti. O gün ben seçmiştim bu gri şapkayı. Zevklisin, derdi. Şimdi o şapka, sahibinin yokluğunda, geçmişten bir sahneyi gözlerimin önüne seriyordu. İnsan bazen bir eşyanın karşısında öylece kalakalıyor. Çünkü nesneler, bizim unuttuğumuzu sandığımız anları saklıyor; zamanı gelince de sessizce çıkarıp önümüze koyuyorlar.


Beraberce yaptığımız son çalışmada da kaşe şapkası başındaydı. Onu gördüğümde koşup ilk önce ona sarılmıştım. Ne çok yakışırdı ona…


Buram buram helva kokusu sardı evi. Yasın, duaların ve hatıraların birbirine karıştığı o tanıdık koku… Zuhal seslendi: “Gel, seni çok severdi, ben biliyorum. Sen de karıştır helvayı.”


Karıştırdım mı helvayı, yoksa içimde birikenleri mi, bilmiyorum. İnsan bazen bir ölünün ardından yapılan helvayı karıştırırken geçmişi de karıştırıyor. Hatıralar dibe çökmesin, yaşanmışlıklar birbirine karışıp kaybolmasın istiyor belki de.


Dualar edildi, tevhidler çekildi. Canan, Gülseren ablanın bütün çantalarını eline almış, onları koruma altına alma telaşındaydı. Gözüm birden kırmızı fitilli askılı çantasına ilişti. Hemen atıldım. O çantanın haki rengini de bana almıştı. Yine birlikte çarşıya çıktığımız günlerden birinde…


Bak sen şu eşyalara! İnsan konuşsun istiyor, konuşamıyor; eşyalar susuyor, ama anlat anlat bitiremiyor. Bir bere, bir şapka, bir çanta… Hepsinin içinde birlikte yürüdüğümüz sokaklar, yaptığımız sohbetler, birbirimize ayırdığımız zamanlar saklı.


Şu son günlerde Gülseren ablanın kullandığı ne varsa dile geliyor sanki. Ben de onları dinliyorum. Her biri başka bir anıyı çağırıyor, her biri bana ondan bir parça gösteriyor. Yokluğuna alışmak için henüz çok erken. Üstelik insanın alışmak isteyip istemediğini bile bilemediği zamanlar vardır.


Bugün onun evinde, eşyalarının arasında, bir kez daha anladım ki bazı insanlar gittikten sonra da hayatımızdan çıkmıyorlar. Bir şapkanın kıvrımında, bir çantanın askısında, bir evin içine sinmiş helva kokusunda yaşamaya devam ediyorlar.


Eşyalar konuşuyor, sevgili güncem. Ben dinliyorum.


Ve her biri aynı şeyi söylüyor sanki:


“Seni özledim, Çiğdem.”


H. Çiğdem Deniz 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Eşyalar Konuşur Ben Dinlerim

Eşyalar Konuşur Ben Dinlerim

çitlembik çitlembik