Aşk Böyle Bir Şey
Eski bir gece saklıydı bakışlarında,
Ayın bir kenarı kopmuş, yıldızlar eksikti...
Rüzgarlar yorgun esiyor, yağmurlar küstü,
Mevsimler birbirine karışmış ve şaşkındı.
Kirpiklerinden ağustos sarkıtları sarkıyordu,
Yanaklarında bir buzdan ateşinin kızıllığı vardı,
Dudaklarında ise bir hıçkırık öncesinin titrekliği...
Ben ise seni seyrediyordum,
Aşkın gücüne inanan kadim bir şifacı gibi,
Sessiz, siyah beyaz bir film seyreder gibi.
Ayın o kopmuş kenarını arayıp buluyordum ,
Eksik yıldızları tamamlıyordum bakışlarında.
Yorgun rüzgarları dinlendiriyorum,
Saçlarını okşayarak , o başını koyduğun omzumda....
Ve mevsimler döndü yerli yerine;
Mart artık soğuktu,
Ağustos eskisi gibi sıcak...
Kirpiklerindeki o sarkıtlarda eridi yavaş yavaş,
Çözüldü gözlerindeki o buz tutmuş bakışlar.
Yanakların ise o eski, bildik ateş kırmızısıydı,
Öptüğümde dudağımı yakan...
Aşk işte böyle bir şeydi;
Kendi kıyametini çağıran bir sevgilinin
Üflediği suru alabilmekti elinden.
Yağmur olup yağabilmekti,
Söndürebilmekti içinde yaktığı o cehennem ateşini...
Ve yeşertebilmekti o kurumuş cennetini,
Aşk, can verebilmektir bir sevgiliye,
Bakabilmektir birlikte dolunaya ,
Ve sayabilmektir bütün yıldızları birlikte yeniden....
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu