Ayrılıksavar
Ne zaman gülümsetsen ömrün saati durur
Zembereği boşalır içimdeki "sustalı" kuşların
Daracık cumbalarda "göğertmek" koca yalnızlığı
"Soluklanış" değil bu, gövdemin ihtilali
İki "yürekçil" turna iniyor titreyen avuçlarına
"Susulgan" akşamların ağır, paslı yorgunluğu
"Kırılganlıklarımızı" soyunup da geldik buraya,
Üstümüz başımız "ayrılıksavar" muskalarla dolu.
Biz "hiçbirikimli" aşkların garip fakiri değiliz,
Cebimizde "hüzünbozan" eski gümüş paralar
"Dağlanmış" ovalardan getirdim ben sevdayı
Köklerimiz "topraksayan" asırlık çınarlar gibi
"Sırtaşıyan" nehirler gibi akıyoruz yarına.
Şimdi "uykututan" pencereler ardında gece
Sanki "günçalan" bir sabahı müjdeler gibi
"Güzcül" yaprakların hışırdayan, sararmış ölümü
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu