Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler

Yunus Emre

1240 – 1320 Sarıköy (Eskişehir, rivayet) Klasik Tasavvuf — XIII. yüzyıl Anadolu

Biyografi

Yunus Emre (1240?–1320?), Türkçe tasavvuf şiirinin kurucusu sayılan halk şairi ve mutasavvıftır. Hayatı hakkındaki bilgiler büyük ölçüde menkıbevî olup kesin tarihler yoktur; ancak XIII. yüzyılın ikinci yarısı ile XIV. yüzyılın başlarında, Selçuklu-Osmanlı geçiş döneminde Anadolu’da yaşadığı kabul edilir.

Doğum yeri olarak Eskişehir-Sarıköy en yaygın rivayettir; ancak Karaman, Erzurum, Ünye, Bursa gibi birçok yöre kendisini sahiplenmiştir. Mezarı olduğu söylenen yerlerin sayısı onu aşmaktadır. En kabul gören görüş, türbesinin Sarıköy’de bulunduğu yönündedir.

Menkıbeye göre Tapduk Emre dergâhına giren Yunus, kırk yıl bu dergâhta odun kesip hizmet etmiş, çarpık ağacı bile getirmemiştir. Mevlana ile çağdaş olduğu, hatta görüştüğü rivayet edilir; bir menkıbede Mevlana’nın "Mesnevi"sini gören Yunus’un "uzun yazmışsın, ben olsam ‘Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm’ derdim" dediği anlatılır.

Eserleri: Risaletü’n-Nushiyye (1307’de yazılmış didaktik mesnevî, yaklaşık 600 beyit) ve Dîvân’ı. Dîvânında 350 civarında ilahi yer alır.

UNESCO 1991’i "Yunus Emre Yılı", 2021’i "Yunus Emre ve Türkçe Yılı" olarak ilan etmiştir.

Edebi Tarzı

Yunus Emre’nin şiirleri tasavvufî muhtevayı halk diliyle, hece ölçüsüyle ve son derece sade bir üslupla aktarmasıyla öne çıkar. Allah aşkı, vahdet-i vücud, ölüm, fenâ ve bekâ, insân-ı kâmil, dünyanın geçiciliği gibi tasavvuf temaları onun şiirlerinin omurgasını oluşturur.

Türkçeye verdiği önem ona "Türkçenin pîri" sıfatını kazandırmıştır. Şiirlerinde Arapça-Farsça terkiplerin yanı sıra saf Türkçe sözcükler de yoğun biçimde yer alır; "Bana seni gerek seni", "Aşkın aldı benden beni", "Cennet cennet dedikleri" gibi mısraları halkın diline yerleşmiştir.

Hem 7+7 (14’lü), 4+4+3 (11’li) ve 4+3 (7’li) hece kalıplarını hem de aruzu kullanmıştır; ancak halk arasında en çok yaşayan şiirleri hece ile yazılmış olanlardır. Şathiye (zahirde aykırı görünen, batında derin tasavvufi anlam taşıyan) türünün de Türk edebiyatındaki en önemli temsilcilerindendir.