Bir Oyuncak İçin Ağlayan Çocuktan Hayat İçin Gülen Yetişkine
Çocukken dünyanın en büyük derdi, istediğimiz oyuncağın alınmamasıydı.
Oyuncakçıya girerdik, gözümüz bir oyuncağa takılırdı. Belki kırmızı bir araba, belki oyuncak bebeği, belki de günlerce reklamını televizyonda izlediğimiz o oyuncak.
“Şimdi alamayız.”
İşte o cümleyle bütün çocukluğumuzun dramı başlardı.
Bazen ağlardık, bazen küserdik. Eve giderken aklımız hâlâ o oyuncakta kalırdı. Ama birkaç gün sonra başka bir şey bulur, onunla mutlu olmayı öğrenirdik.
Çünkü bizim çocukluğumuzda her istediğimiz alınmazdı.
Alındığında da kıymetini daha çok bilirdik.
Bugün çocukların dünyası biraz farklı.
Oyuncakların yerini tabletler, telefonlar, oyun konsolları ve daha büyük istekler aldı. Çocuklar istiyor, çoğu zaman alınıyor. Ama tuhaf olan şu ki, bazen aldığımız şey arttıkça mutluluğun süresi kısalıyor.
Yeni bir oyuncak geliyor.
Bir süre oynanıyor.
Sonra köşeye bırakılıyor.
Ardından yenisi isteniyor.
Belki de mesele çocukların çok şey istemesi değil. Biz yetişkinlerin, onların mutluluğunu biraz fazla satın alınabilir bir şey sanmamız.
Çünkü çocukken biz de çok şey isterdik.
Ama bazen alamazdık.
Olamayınca hayal ederdik.
Bir karton kutu araba olurdu.
Bir battaniye çadır.
İki sandalye arasına bağlanan bir örtü koskoca bir dünya.
Şimdi çocukların odaları oyuncaklarla dolu, ama bazen yine de “Canım sıkılıyor.” diyorlar.
Bizim odalarımızda belki üç beş oyuncak vardı.
Yine de saatlerce oynayacak bir şey bulurduk.
Belki de çocukluğun sırrı oyuncakların çokluğunda değildi. Azla mutlu olabilmekteydi.
Ve insan büyüyünce anlıyor...
Çocukken alamadığımız o oyuncakların bazılarını yıllar sonra alabiliyoruz.
Ama o zamanki çocuk sevincini satın alamıyoruz.
Çünkü bazı mutlulukların fiyatı yok.
Bazıları sadece bir çocuğun gözlerinde, vitrinin önünde dururken parlıyor.
Sonra büyüyoruz.
Oyuncakların yerini hayat alıyor.
Ve artık istediğimiz her şeyi alamadığımızda ağlamıyoruz.
Gülüyoruz.
Çünkü öğrendik.
Her istediğimizin bizim olması gerekmiyor.
Bazen elimiz boş dönmek de hayatın bir parçası.
Belki de büyümek, çocukken alamadığımız oyuncakları unutmak değil...
Küçük şeylerle mutlu olabildiğimiz o çocuğu unutmamak.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.