Zamanın Hasadı
Zaman,
gövdesi daralan bir kum saati şimdi.
Yukarıda eksilen her zerre
dipteki sarnıçta biriken hüzün.
Bir süre sonra insan
ömrün su olmadığını anlıyor.
Parmaklarının arasından akıp gitmiyor;
ince bir kum sızıntısı gibi
yerini buluyor içinde.
Duruldukça ağırlık kazanıyor.
Anadolu’da sonbahar.
Bağ bozumu yapılmış çıplak asmalar,
çatlamış gövdeleriyle
kışa bakıyor.
Altın başaklar çoktan ambarlarda.
Hasat dediğimiz şey
belki de onların dolması değil;
avuçta kalan birkaç tane,
cam odacıklarda dönüp duran yorgun döngü.
Bir yaprak kopuyor.
İnsan,
bazı mevsimlerin geri gelmediğini
o zaman anlıyor.
Saçlara düşen karlar
mevsimlerin bir oyunu değil;
Ağrı’nın doruğunda biriken
dumanlı, ağırbaşlı mağlubiyet.
Gençlik,
bir tütün tabakasının aniden kapanan kapağı gibi
geride kalıyor.
Sonra yüz.
Çizgiler çoğalıyor.
Haritaların en sadık,
en dürüst yolları
orada açılıyor.
Karaköy’ün eski hanlarında
zamanı kendi içsel azalışıyla ölçenler bilir:
Geçen günler
ömürden yalnızca bir parça koparmaz.
İnsanı
kendi içine doğru büyütür.
Bu yüzden takvim yapraklarının
söyleyecek fazla sözü yok.
Dijital saatlerin ruhsuz rakamlarının da.
Bir kuyu düşün:
Bozkırın ortasında,
rüzgâra karşı direnen.
Eksildikçe dolan,
duruldukça derinleşen.
Yaşamak
tam da böyle bir şeydir.
Şimdi giden trenlerin ardından
sallanan mendiller yok.
Rayların üstünde
donup kalmış pas var.
Zaman,
geçmişi silmiyor;
onu sessizce
harmanlıyor.
Biz de bu ömrü
hırsların, unvanların
küçük hesaplarında eskitmedik.
Bunu söylemek kolay değil.
Çünkü her insan
kendi hasadına
kendi elleriyle giriyor.
Şimdi hasat vakti.
Asmalar çıplak.
Kum
son zerreye yaklaşmış.
Avuçta ne kaldıysa
ona bakıyorum.
Bir ömür.
Biriken yıllar.
Dökülen son yaprak.
Ve ilk kez
eksilmekten korkmadan
başımı eğiyorum.
Bütün bir yaşanmışlığa,
eyvallah.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.