Öyle Kaçak Döğüşmek Yok Önder 34 Madem Yüzüme Söyle Diyorsun Aha Söylüy
ÖYLE KAÇAK DÖĞÜŞMEK
YOK ÖNDER 34 ! MADEM
YÜZÜME SÖYLE DİYORSUN AHA
SÖYLÜYORUM:
Sen isim vermeden yazmışsın ben isim vererek yazıyor ve kendimi ifşa ediyorum.
Uzun ya da kısa yorum yazman benim için hiç dert değil ve olmadı da. Eğer olsaydı şimdiye kadar aşağı yukarı her yazıma ve diğer tüm arkadaşların her yazısına kopyalayıp yapıştırdığın ‘’ Emeğine kalemine yüreğine sağlık ‘’ cümlesi sebebiyle - aynen senin şu anda yaptığın gibi - seni engellerdim. Tam tersine hiç bir yazıyı okumadığını bile bile ‘’ Teşekkür ederim. Selam ve saygılar’’ Diye cevap verdim.
Seninle kişisel bir derdim de söz konusu değil. Eğer öyle olsaydı defalarca beni engellediğin halde sonra engeli kaldırdığında ben seni engeller bir daha da hiç ilgilenmezdim.
Seninle kişisel bir derdim olsa inan bana hiç bir şiirin güne filan da gelemezdi. (Burada dahası da var ya yazmak bana yakışmaz.)
Konuyu ‘’Yorum yazarım öz kısa / Bundan sana ne arkadaş’’ Noktasına getirip de demagoji yapmana hiç gerek yoktu. Direkt bana sorsaydın meseleyi anlatırdım sana. Eğer engellemeseydin aşağıda yazacaklarımı yani olayın asıl sebebini direkt sana yazardım mesaj olarak.
Peki bu uzun yorum kısa yorum meselesi nereden ortaya çıktı?
Onu da açıklayalım ki site sakini arkadaşlar meselenin iç yüzünü öğrensinler.
Olay şu:
Gülüm Çamlısoy arkadaşımız kendisine onca dostça- arkadaşça- candan ve samimi yaklaşımımıza ve yazdığı tüm şiirlere değişik ve farklı yorumlar yapmamıza rağmen sana yazdığı bir yorumda ‘’ Tek dostum. ‘’ Deyip sitedeki diğer herkesin kendisine düşman olduğunu söyleyince ister istemez merak ettim. Senin bizden farkın neydi ki bunca çabamıza rağmen Gülüm hanımın dostu olamamıştık?
Sonra baktım senin bizden farkın onun yazdıklarının hepsine ‘’ Emeğine yüreğine kalemine sağlık ‘’ yazmandı.
Dedim ki: ‘’ Demek ki buymuş ‘’ Ben de başladım ‘’ Emeğine yüreğine kalemine sağlık ‘’ Yazmaya. Sırf arkadaşımız beni de dostu bellesin diye. Yani sana özendim. Bundan gurur duymalısın aslında. Ama dersen ki ‘’ Emeğine yüreğine kalemine sağlık sözünün patenti bana aittir. Benden başkası kullanamaz.’’ İşte o zaman o patenti görmek isterim.
Yani olayın seninle alakası var ise işte böyle bir alakası var. Senin kısa ya da uzun yorum yazman zerre kadar umurumda değil. Umurumda olsaydı ya da seninle bir derdim olsaydı dediğim gibi çoktan engellerdim seni.
Eğer engellememiş olsaydın ya da bende telefonun filan olsaydı bunları yüzüne de derdim. Ben insanların yüzüne söyleyemeyeceğim sözü arkasından söylemem.
Sen isim vermeden yazmışsın ben isim vererek yazıyor ve kendimi ifşa ediyorum.
Uzun ya da kısa yorum yazman benim için hiç dert değil ve olmadı da. Eğer olsaydı şimdiye kadar aşağı yukarı her yazıma ve diğer tüm arkadaşların her yazısına kopyalayıp yapıştırdığın ‘’ Emeğine kalemine yüreğine sağlık ‘’ cümlesi sebebiyle - aynen senin şu anda yaptığın gibi - seni engellerdim. Tam tersine hiç bir yazıyı okumadığını bile bile ‘’ Teşekkür ederim. Selam ve saygılar’’ Diye cevap verdim.
Seninle kişisel bir derdim de söz konusu değil. Eğer öyle olsaydı defalarca beni engellediğin halde sonra engeli kaldırdığında ben seni engeller bir daha da hiç ilgilenmezdim.
Seninle kişisel bir derdim olsa inan bana hiç bir şiirin güne filan da gelemezdi. (Burada dahası da var ya yazmak bana yakışmaz.)
Konuyu ‘’Yorum yazarım öz kısa / Bundan sana ne arkadaş’’ Noktasına getirip de demagoji yapmana hiç gerek yoktu. Direkt bana sorsaydın meseleyi anlatırdım sana. Eğer engellemeseydin aşağıda yazacaklarımı yani olayın asıl sebebini direkt sana yazardım mesaj olarak.
Peki bu uzun yorum kısa yorum meselesi nereden ortaya çıktı?
Onu da açıklayalım ki site sakini arkadaşlar meselenin iç yüzünü öğrensinler.
Olay şu:
Gülüm Çamlısoy arkadaşımız kendisine onca dostça- arkadaşça- candan ve samimi yaklaşımımıza ve yazdığı tüm şiirlere değişik ve farklı yorumlar yapmamıza rağmen sana yazdığı bir yorumda ‘’ Tek dostum. ‘’ Deyip sitedeki diğer herkesin kendisine düşman olduğunu söyleyince ister istemez merak ettim. Senin bizden farkın neydi ki bunca çabamıza rağmen Gülüm hanımın dostu olamamıştık?
Sonra baktım senin bizden farkın onun yazdıklarının hepsine ‘’ Emeğine yüreğine kalemine sağlık ‘’ yazmandı.
Dedim ki: ‘’ Demek ki buymuş ‘’ Ben de başladım ‘’ Emeğine yüreğine kalemine sağlık ‘’ Yazmaya. Sırf arkadaşımız beni de dostu bellesin diye. Yani sana özendim. Bundan gurur duymalısın aslında. Ama dersen ki ‘’ Emeğine yüreğine kalemine sağlık sözünün patenti bana aittir. Benden başkası kullanamaz.’’ İşte o zaman o patenti görmek isterim.
Yani olayın seninle alakası var ise işte böyle bir alakası var. Senin kısa ya da uzun yorum yazman zerre kadar umurumda değil. Umurumda olsaydı ya da seninle bir derdim olsaydı dediğim gibi çoktan engellerdim seni.
Eğer engellememiş olsaydın ya da bende telefonun filan olsaydı bunları yüzüne de derdim. Ben insanların yüzüne söyleyemeyeceğim sözü arkasından söylemem.
Öyle Kaçak Döğüşmek Yok Önder 34 Madem Yüzüme Söyle Diyorsun Aha Söylüy başlıklı yazı Sami Biber tarafından
16.12.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 23
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.