Aziz Misafir Gelmiş Şeker Şerbet Ez Hanım 2 Bölüm
Misafirlere ikram etmek için pasta, kurabiye, börek yapmak üzere mutfağa girmiştim ama birden aklıma geldi : Akşama gelecek olanların hepsi yaşlı başlı insanlardı. Mübareklerde tansiyondan şekere, şekerden ülsere, ülserden kolestrola olmayan dert yoktu. En iyisi çaydı kahveydi ikram edip savmaktı. Hem Mehmet Fikret'in unlu mamuller yiyince uykusu geliyordu; uyumaya başlayınca da vinçle bile yerinden kaldırmak mümkün olmuyordu.
Neyse efendim, akşam saat 19.00 gibi kapımın zili çaldı. Kalktım açtım. Tabii ki gelenler misafirlerdi.
Peki kimler gelmişti?
Efendim, kimlerin geldiğini yazı içinde göreceksiniz. Ama peşin söyleyeyim ev dar olduğu için öyle çok da kalabalık değildi gelenler.
Misafirlerin her birine kıçlarını konuşlandıracakları bir kanepe, koltuk veya sandalye gösterdikten ve dahi her biri master şef programımın katilleri olmalarına rağmen takınabildiğim en sevimli ve güleç halimle '' Hoş geldiniz. Gözlerim yollarda kalmıştı.'' Dedim.
Mehmet Fikret atıldı:
-Hay Allah... Yollardan topladığım o gözler senindi demek.
Adaşı Mehmet Aluç da lafa girdi:
-Gözler kalbin aynasıdır, yalan nedir bilmez onlar.
Mücella Pakdemir kankam durur mu? Yapıştırdı hemen:
-Ah efendim ah. Bende bir gözler vardı bir gözler ki sormayın.
Merakla sordum:
-Şimdi yok mu? Gördüğüm kadarıyla gözleriniz yine var.
Mücella kankam cevap vermeden içeri seslendim.
-Rüyaaaa. Kızım bak misafirler geldi. Haydi gel de bir hoş geldin de.
Bir saniye bile geçmeden Rüya yanımıza geldi ama o da ne? Ayağında sanki köpek saldırısına uğramış gibi yırtık pırtık bir pantolon.
-Kızım bu ne hal? Ne oldu? Köpek filan mı saldırdı? Niçin pantolonun yırtık pırtık?
-Ay dede çok eski kafalısın vallahi. Şimdi moda bu?
Ben daha '' Başlatma modandan '' diyemeden Düş Terzisi atıldı.
-Gel kızım buraya, ölçülerini alayım da sana şöyle güzel bir pantolon dikeyim.
Dayanamadım artık.
-Ne pantolonu yahu? Şöyle Sümer Bank pazeninden allı yeşilli bir fistan dik.
Mücella kankam yine topa girdi.
-Ahhh aaahhh. Bizim zamanımızda Feshanede ne güzel esvaplar dikilirdi Asakir-i Mansure-i Muhammediye erlerimiz için.
Cevap verdim:
-Ne alaka Mücella Hanım? Biz burada fistandan bahsediyoruz.
Mehmet Fikret de fikir beyan etti.
- Şimdiki gençler fes deyince face book anlıyorlar. Birbirlerine hep '' fese gelsene '' diyorlar.
Mehmet Aluç derin derin iç çekti.
-Oysa bizim gençliğimizde Göksu'ya, Kağıthane'ye, Sâdâbâd'a çıkardık bir alem-i âb eylemek için. Aaaah ah ne günlerdi o günler.
Mücella Kankam da derin derin içini çekti.
-Biz hep Kalamış'a giderdik bir tatlı huzur almak için.
O ana kadar hiç sesi çıkmayan Gülüm Çamlısoy da lafa girdi:
-Huzur, rasyonel kesirlerin içsel izdüşümünün simetrisi olup en güzel düşümün katili olmuştur hep.
Düş Terzisi merakla sordu:
-Ne olmuştur, ne olmuştur?
Gülüm Hanım açıkladı:
- Yani diyorum ki: Simasında yırtık bir tebessüm / Cevrinde nice felek / Endamında nisyan / Edasında melek
Rüya dakikalardır ayakta sap gibi dikilmekten sıkılmıştı. Düş Terzisi mor fistan için ölçülerini aldıktan sonra kibarca sordu.
- Ben müsaadenizle odama geçebilir miyim? Yarın Fizik sınavım var. Çalışmam gerekiyor.
Mehmet Fikret'in gözleri parladı.
-Fizik dedin mi orada duracaksın işte. Şu fiziğe bir baksana. Rambo halt etmiş yanımda. Daha dün denize girdim.
Eh artık okkalı bir cevabı hakketmişti.
-Üstadım seninki fizikten değil bunamaktan. Kasım ayındayız ama sen Ağustos'ta olduğunu sanıyorsun.
Bu arada Zaralı Şampiyon da lafa girdi.
-Pe heyyyy. Fizikmiş. Ben Türkiye vücut geliştirme şampiyonuyum. Fiziği asıl benden soracaksınız. Ben beş katlı apartmanın merdivenlerini ellerim üzerinde inip çıkıyorum.(Bu aslında tamamen doğruydu )
Yeni bir maraza, yeni bir atışma başlayabilirdi. O sebeple konuyu hemen değiştirdim. Bu arada Rüya'yı da odasına sepetledik.
-Eeee Mihman hemşerim. Sen hiç konuşmadın. Neler yapıyorsun anlat bakalım.
-Valla Sami Hocam neler yapmıyorum ki? Mesela bir evler yapıyorum sazdan samandan, içine girilmiyor tozdan dumandan.
Mücella kankam lafı aldı Mihman hemşerimden.
-Ben de fırında sütlaçı çok güzel yaparım. Parmaklarınızı yersiniz vallahi.
Evet, Mücella Kankam hep böyledir. Siz kırk sene düşünseniz sazdan samandan evler ile fırında sütlaç arasında bir bağlantı kuramazsınız ama o ne yapar eder konuyu fırında sütlaça, Laz Böreğine, Kabak Tatlısına getirir. Hatta hiç unutmam bir keresinde konuya altıncı his ile başlamıştık, bitirirken Mücella kankam bana haroşa örgü hakkında bilgi veriyordu.
Neyse efendim, muhabbet bu minval üzerine devam ederken aklıma geldi. Yahu ben misafirlere henüz bir şey ikram etmemiştim. Rüya'ya seslendim yine.
-Rüyaaaa kızım gel. Sor bakalım amcalarına, teyzelerine kahvelerini nasıl alırlar?
Rüya koşa koşa geldi.
-Ben de merak ettim dedeciğim. Kahvelerini internetten mi sipariş edip alıyorlar yoksa torunlarına mı aldırıyorlar marketten?
-Yahu kızım öyle değil. Sor bakalım şekerli mi, orta mı yoksa sade mi içiyorlar?
-Kişilerin özel hayatları bizi ilgilendirmez dedeciğim. Nasıl içerlerse içsinler, bizim karışmaya hakkımız yok değil mi? Hem bu dünyada merak edilecek onca şey varken misafirlerin kahveyi nasıl içtiklerine mi kafayı taktın?
-Of Rüya offfff. Ömrümü yedin vallahi...
-Toruna of denmez. Çarpılırsın... Pardon anne, baba ve dede ile nineye of denmezdi di mi?
-Haydi benim sigortalarım atmadan sor bakalım. Mesela Mehmet Aluç amcana sor. Kahvesini nasıl ister.
Mehmet Aluç, hüzünlü bir ses tonuyla cevap verdi:
-Al yanaklı yarin ince beline sarılıp yanağından bir buse alamadıktan sonra kahve şekerli olmuş, orta olmuş, acı olmuş ne fark eder ki.
*******
Yoruldum. Vallahi yoruldum. Bugünlük bu kadar. Devam edeceğiz.
Aziz Misafir Gelmiş Şeker Şerbet Ez Hanım 2 Bölüm başlıklı yazı Sami Biber tarafından
15.11.2024 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 16
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.