
Hüsranın lahzası: ah, o tedirgin
kalbim
Bilinmeyenin nazında saklı diğer
yarım
Anne ikliminde uçuşan
Dünüme ağıtlar yakan
Zemheride saklı neferiyim sevginin
Melodiler çalarken çan sesinde
şarkıların
Ağladığım gecelerden firar edip
annemin eteklerine sarıldığım
Ben bir yeminim
Ben bir ırgat
Varla yok arası peşine düştüğüm hasat
Derinlerdir mealim
Dipsiz kuyular içimi tükettiğim
Azımsansa da varlığım
Öteki beriki
Varsın olsun duvarın kulağı
Sudan sebeplerle ağladığım günlerin
uzağında
Sevgi ekip inanç biçtiğim
Bir tarhın endamında
Yıkık kale duvarlarım
Yıkılan diğer yarım
Yâdım ve tesellim ve sevdiğim kadın
Azadesiyim mevsimin
Bazen fevri bazen asi bazense fedaisi
Ömrün, güftelerine konan ateş böceği
misali
Azıtan cihandan kaçamadığım kadar
Yandığım ateşten büyüttüğüm bir çocuk
gibi
Elleri ellerimde annemin
Üstüne ant içtiğim
En kutsal yemin
Bekası düşlerin bazense hayali
sevgilinin
Azığım ve toprağım ve sadık kaldığım
hayatın meali
Meğerse çok derinmiş yaram
Çokça da deştiğim yamam
Çoğun azı
Azın fazlası
Azgın tayfası hüsranın
Kök hücremde yazılı fermanım
Ölümüne sevdiğim yerle yeksan olsa ne
ki varlığım
Yeter ki bağışlasın Rabbim
En yakın mekânım ve kutsalım ve
kanımdan kan
Canımdan can
Yakardığım kadar Rabbime yandığım bir
ateşin
Tek kıvılcımında büyür de büyür acım
Temsili bir resimdir şiir
Diktiğim tüm sökükler
Kalemimle bir bir
Eşelediğim toprak
Ötenazi yaptığım dünümde saklı olsa
ne ki tuzak?
Arzım talebim sermayem servetim
Çıkan yangından ilk kurtardığım
Anne ikliminde büyüyen bir çiçekten de
fazlası
Atağa geçen hüsranın akarken salyası
Hamt olsun günüme anıma
Rakımı büyüktür uludur bu sevdanın
Varlığımın diğer adı anne:
Tek servetim ziynetim
Asla değil külfetim
Künyemde saklı sırların
Otağı kurduğum bir bulut gibi
Üstüme yağan rahmetin ve umudun adı
anne
Yetindiğim kadar yok da gözüm
dünyanın malında mülkünde