Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Ninemin Testisleri Olsaydı Papa Olurdu I Bölüm

Ninemin Testisleri Olsaydı Papa Olurdu I Bölüm


HIRİSTİYAN  YAPINCA ÇAĞDAŞ MEDENİYET, MÜSLÜMAN YAPINCA  BİAT  KÜLTÜRÜ.

Peşin  not: Bu  yazıda - Tamamen  mecburiyetten- yer  yer  edepsiz anlatımlar  olacaktır.  Şimdiden  okurdan özür  dilerim. Başka  türlü  anlatmak  mümkün  değil.
***
Efendim, birileriyle  konuşurken  eğer çok fazla '' Şöyle  olsaydı,  böyle  olsaydı '' derseniz  karşı  taraf  da  bundan  sıkılırsa  size  söyleyeceği  iki  şey  vardır: Ya '' Olsa  ile  bulsa  bir  araya  gelse ''  diyecektir  ki  bu  kibarca ''  Bırak  bu  olasılık  işlerini. '' demektir. Ya  da ben  gibi  ağzı  argoya  alışıksa daha etkili  bir  şey  söyleyecektir: ''  Ninemin  testisleri  olsa  dedem  olurdu. ''

''Testis  nedir?''  diye  sormazsınız  umarım  ama  ille  de  sorarsanız  cevap  vereyim.

Cevabı  incir  olan  bir  bilmece vardır ya  hani: '' Daldan  aşağı,  Arap.....''  işte  boşluk  bırakılan  yerdeki  kelimenin  kibarcasına  testis  denir. '' Haya  ya  da  Torba diyen  de  olur. '' 

Evet, ninemin  testisleri  osaydı  dedem  olurdu  elbette  ama ninem  bir Katolik  Hıristiyan  olsaydı  ve  dahi 1099-1513 Yılları  arasında  yaşamış olsaydı  Papa  bile  olabilirdi. 

****

Evet,  anladığınız  gibi  Katolik  Hıristiyan  Dünyasının Papalık  Müessesi  hakkında  olacak  bu  yazı. Ama yer  yer bizim  dünyamıza  yani Müslüman-Türk dünyasına  da  uzanacağız.

*****

Hepinizin  bildiği  gibi 8  Mayıs  2025'de  Vatikan'daki  Sistine Şapelinden yükselen beyaz  duman, Katoşik  Hıristiyan dünyasının  yeni  papasının  seçilmiş  olduğunu  müjdeliyordu.

Evet,  "Protodiacono"  yani  en  kıdemli  kardinal  ünvanına  sahip Fransız Kardinal Dominique Mamberti, büyük locadan Latince "HABEMUS PAPAM'' dedi.  Yani  ''  Yeni  bir  papamız  var'' 

Daha  sonra  bu  papanın  kim  olduğunu  ve  kendisinin  hangi adı  aldığını  açıkladı.

Yeni  Papa, ABD'li  kardinal Robert  Francis  Prevost  idi  ve  artık  bundan  böyle  Papa 14. Leo  adıyla  anılacaktı. 

Ancak...

Ancak  Vatikan'da 851 Yılından 1513  Yılına  kadar papalık  makamına  gelecek  olanlar '' Porfiri Tahtı '' Denilen fotoğrafta  gördüğünüz  bir  tahta  oturtuluyor  ve  bir  görevli,  cübbesinden  içeri  elini  sokup papa  hazretlerinin tesisleri  olup  olmadığını  kontrol  ediyordu. Eğer  eli şöyle  altı  okka  bir  testise  temas  ederse  sevinç  göz yaşları  içinde '' TESTİCULOS HABET ET BENE’’ ( Testisleri var ve iyi )'' Diyordu.  Daha  sonra  baş  kardinal, Büyük  Locaya çıkıyor  ve  ilan  ediyordu: '' HABEMUS  PAPAM ( Bir  Papamız  var.)''  ve  ilave  ediyordu: "HABE OVA NOSTER PAPA" ( Papamız erkek.) '' [ Papa  '' baba''  anlamına  geliyor  ] 

Peki  neden  böyle  bir  testis  testinden  geçiyordu  papa  adayları? Bunu  gelecek  bölümlerde ''Kadın  Papa''  konusuna  geldiğimizde  anlatacağım. 


Şimf,  günümüze  gelelim.

Evet,  yeni  papa  seçildi,  sonra ne  oldu?

Sonra kardinaller  kuyruğa  girip  papalık  cübbesini  giydirdikleri  yeni  papaya  biatlarını  sundular onun parmağındaki  yüzüğü  öperek. 

Sonra?

Sonra  Avrupa'nın  çağdaş, demokratik ve  laik  ülkelerinin [( Ki hepsi  bu  özelliklere  sahiptir(!)]  kral  ve  kraliçeleri,  papanın  belirlediği  bir  günde tüm  Katolik  Hıristiyan  aleminin  hakimi olan  Papa  Hazretlerinin  elini  öpüp  biat  etmek  için sıraya  girfiler, Papa  Hazretlerine  bağlılıklarını  sundular  asırlardır  olduğu  gibi.  

Biz  bu  olaya  ne  dedik peki?

Çağdaşlık  dedik. Medeniyet  dedik.  İlericilik  dedik. Demokrasi  dedik,  Laiklik  dedik. Çünkü  batıda  yaşanan  bir  olaydı. 

****

Peki  bizde  nasıldı  bu  işler?

'' Hocam  Patriklerin  nasıl  seçildiğini  mi  soruyorsun?'' dediğinizi  duyar  gibiyim. Yok  efendim  onu  sormuyorum.  

Ortodoks  aleminin  patriği, bizim  İstanbul  ili  Fatih  İlçesi  Kaymakamlığına  bağlı  olduğu  için Patrik  Barthelemeos  ne  kadar  kıçını  yırtarsa  yırtsın ekümenik  olamıyordu  bir  türlü. Ekümenik  olmayı  geçin bir  yamuğu  olursa  öncelikle Fatih  kaymakamlığına  hesap  vermek  zorundaydı.

Benim  sorduğum, 1924  Yılında  kaldırılıncaya  kadar  bizde  halife  seçimi  ve  halifeye  biat  nasıl  oluyordu?

Efendim,  bizde  1517'den itibaren Padişah,  aynı  zamanda  Halife  olduğu  için  ve  dahi Padişahlar  seçimle  iş  başına  gelmediğinden halifeye  biat töreni  diye  bir  şey  yoktu. Padişah  tahta  geçtiğinde  Cülus  Töreni ile  birlikte padişaha, dolayısıyla  da  halifeye  biat  edilmiş  olurdu.

Peki  bu  biat  nasıl  olurdu?

Her  şeyden  önce  bizim  padişahlarımız  hiç  bir  zaman  testis  testine  tâbi  tutulmamışlardır. [ Dört  halifeden  son  halife  Abdülmecit  Efendiye  kadar  hiç  bir  halife bir  testis  testine  tâbi  tutulmamıştır.] 

Osmanlı'da  biat  merasimi  Toplapı  Sarayı  Hırka-i Saadet  odasında Şeyhülislam  ve  Vezir-i Âzâmın  biatıyla  başlardı.  Bunlardan  şeyhülislam, padişahın  elini  sıkar,  vezir-i âzâm  ise  eteğini  öperdi.

Sonra  taht, Babü'ssaade önüne  konur, ve  önce  Nakibü'l  eşraf yani  Hz.  Peygamberin  soyundan  geldiğine  inanılan  Şeyyidler  ve  Şerifler  Padişahın  huzuruna  gelip  el,  etek  öpmeden sadece  tokalaşarak  biatlarını  sunarlardı.  Sonra  diğer  erkan... Peşinden  kapıkuluna  cülus  bahşişi  dağıtılırdı. [ Padişah  II.  Mahmut,  etek  öpme  geleneğini  kaldırdı.  II. Abdülhamit  ise  el  öpme  geleneğini  de  kaldırdı.  Biat edenler orta  ve  işaret  parmaklarını  öpüyor,  sonra  alınlarına  ve  kalplerine  götürüerek  padişahı  selamlıyorlardı. ] 

Hepsi  bu  kadar... Devamında padişahın kalabalık  bir  maiyetle Eyüp  Sultan  Camiine  gidip kılıç  kuşanma  töreni  vardı.  Padişah,  bu  törende  genelde  Hz.  Osman'ın  Topkapı  Sarayında  bulunan  Kayı  Boyu  tamgalı  kılıcını  kuşanırdı.

Hırıstiyan  dünyasının  papası  tüm  Hıristiyan  aleminin  hakimi  iken  İslam  Dünyasının  halifesi  olan  padişah kendisinden  '' Hadim'ül Haremeyn '' ( Mekke  ve  Medine'nin  Hizmetçisi. ''  Diye  bahsederdi. [ Kanuni Sultan  Süleyman'ın - kendisine  Hadimü'l Haremeyn  derken  aynı  zamanda  Fransa  Kralı  Fransua'ya gönderdiği  mektupta yine  kendisinden ''Zıllıllah-ı  fil  Arzeyn ( Yer  yüzünde  ve gök  yüzünde Allah'ın  Gölgesi. '' Diye  bahsettiğini  görmekteyiz. Ama  bunun halife  olmakla  bir  alakası  yoktur. Azametini  aşırı  derecede  abartmıştır. ] 

Evet  gelelim  neticeye.

Bugün  maalesef  Hıristiyanlık  dünyasında  yaşanan  papaya  biat  etmek  çağdaş, modern, laik  ve  dahi  demokratik  bir  olay  olarak  görülürken aynı  olayın  benzer  versiyonu  olan padişaha- ve  dolayısıyla  halifeye- biat  etmek   pek  çok  vatandaşımız  tarafından ''  Biat  Kültürü  işte. Ancak  bizim  gibi  gelişmemiş  ülkelerde  olur.'' Diyerek dudak  bükülen, hatta  daha  da  ileri  giderek aşağılanan,  lanet  edilen,  küfredilen  bir  olaydır. . 

*****

Çağ  dışı  hurafeler yalnız  bizim  gibi gelişmemiş ülkelerde mi olur yoksa çok  gelişmiş  Avrupa'da  mı? Mesela  bizde mi şeyhi  ''sı.mayacaksın''  dediği  için  bir  mürid  çatlayarak  ölür  yoksa böyle  bir  şey  olsa  olsa  Hıristiyan  dünyasında  mı  olur?

Gelecek  bölümde  işte  bu ve  benzer  konuları  ele  alacağım.

Haaa,  Kadın  papa'yı  unutmuş  değilim.  Onu da  anlatacağım  elbette  ama  kaçıncı  bölüme  denk  gelir  Allah  bilir.  

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 13
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Ninemin Testisleri Olsaydı Papa Olurdu I Bölüm

Ninemin Testisleri Olsaydı Papa Olurdu I Bölüm

Sami  Biber Sami Biber