Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Sevdanın Yankısı Kalbin Duyduğu Melodi 1

Sevdanın Yankısı Kalbin Duyduğu Melodi 1


Sevdanın Yankısı Kalbin Duyduğu Melodi-1-


Aşkla ilgili duygu ve hisleri çok yaşadım ve sonunda hasret ilinde kalmak zorunda kaldım. Ancak bu kalış bir eziyet değil; o yâr ile her an beraber olmanın mevsiminde kalmak gibi bir şeydi. Bu nedenle, aşkla ilgili soru ve cevaplarla karşınızdayım. Yani, aşka yabancı değilim.

Rahmetli Ferdi Tayfur’un dediği gibi: "Uzaklardan gelip geçme, ben yabancın değilim ki. Yıllardır beraberdik, yabancı mıydım?"

İşte ben de yabancı değilim bu duyguya, bu hislere. Yaşarken, yazarken, kelimeler ve hecelerle dostluk kurarken yabancı değilim.

Aşk, yalnızca bir duygu değildir. Bir yolculuktur, bir fırtına, bir şiir, bazen de kendimizi kaybettiğimiz bir andır, serüvendir. İnsan bazen aşkı okur, bazen de onun içinde yaşar. Aşkı sadece gözlemlemek yetmez; ona dokunmak, onun içinde nefes almak gerekir. Çünkü gerçek aşk, yalnızca yaşanarak anlaşılır. Bu yazı, aşkın farklı yönlerini, onun içimizde hissettirdiği derinlikleri ve bizi nasıl dönüştürdüğünü sorguluyorum sizler için. Sadece sorular sormuyor, aynı zamanda aşkın içine dalmayı, onu hissetmeyi ve kendi hikâyemizin bir parçası haline gelmekte önemlidir diyorum Aşk, bir romansa, biz onun kahramanlarıyız. Ama bu hikâyeyi nasıl yaşayacağımız tamamen bize bağlı.

 

Soru: Aşk nedir?
Cevap:
Aşk, ruhun rüzgârla beraber dansıdır. Bir kıvılcım gibi başlayan, bazen bir yangına dönüşen, bazen de hafif bir melodi gibi insanın içinde yankılanan duyguların en kudretlisidir.

Soru: Aşkın etkisi ne kadardır?
Cevap: Aşk, yıldızların hareketlerini bile değiştirebilecek kadar güçlüdür. Bir anlık dokunuşla bir insanın tüm dünyasını aydınlatabilir, bir kelimeyle kalbinin ritmini değiştirebilir. Etkisi ölçülemez çünkü aşk bir matematiksel denklem değil, bir varoluş meselesidir.

Soru: Bu etki insanı mutlu eder mi?
Cevap: Aşk, mutluluğun kapısını açan anahtar olabilir ama bazen de hüznün derinliklerine sürükleyen bir dalga olur. Mutluluk ve hüzün iç içedir, çünkü aşk insanın tüm duygularına dokunan nadir bir güçtür. Ben hala dokunan duygularıyla, 50 yıldır onları yaşayarak, yazan birisiyim.

Aşk bir yolculuktur

Aşk, bilinmez bir haritanın üzerinde yapılan bir keşif yolculuğudur. İlk adım atıldığında her şey yeni, büyüleyici ve umut doludur. Yolun başında heyecan, merak ve keşif arzusu vardır. Ancak ilerledikçe, yollar bazen düz ve yokuş olur, bazen ise engebeli ve zorlu. Kimi zaman yanlış yönlere sapılır, kimi zaman da doğru rotayı bulmak için içgüdülerle hareket edilir. Bu yolculuk, insana kendi ruhunu tanıma fırsatı verir. Gerçek aşk, sadece birinin yanında yürümek değil, birlikte aynı yolda ilerlemeyi seçmektir. Yol bazen ayrılır, bazen birleşir. Ancak gerçekten sevilmiş olan anlar, bu yolculuğun en değerli durakları olarak kalır.

Aşk bir fırtınadır

Bazen hafif bir esinti gibi gelir, teni okşar, yavaşça büyür ve ruhu sarar. Ancak bazen, bir fırtına gibi aniden patlar, tüm dengeleri altüst eder. İçindeki her şeyi savurur, sakinlikten içinde patlayan coşkuya sürükler. Aşkın gücü, bazen kontrol edilemez bir doğa olayına benzer. İnsan onun içinde kaybolur, ama aynı zamanda onun gücüyle kendini yeniden bulur. Fırtına dindiğinde ise geriye kalan, ruhun yenilenmiş hali olur. Aşk, bu anlamda hem yıkıcı hem dönüştürücü bir güçtür. Tıpkı denizin ortasında yakalanan bir gemi gibi, insan bazen aşkın dalgalarına kapılır, bazen de onun dingin sularında huzur bulur.

Aşk bir ateştir

Aşk, bir kıvılcımla başlar. Küçük bir dokunuş, bir bakış, bir söz… Önce içini ısıtan hoş bir sıcaklık gibi hissedilir. Sonra büyür, harlanır, kalbi saran büyük bir yangına dönüşebilir. İnsanı ısıtır, hayatına anlam katar, onu hayata tutkuyla bağlar. Ancak ateşin doğası gereği, dikkat edilmezse yakabilir de. Çok fazla beslenirse kontrolden çıkabilir, yanlış yerlerde yanarsa zarar verebilir. Doğru şekilde korunduğunda ise aşkın ateşi hiç sönmez. Sonsuz bir sıcaklık, ruhu besleyen, insanı canlı tutan bir güç olarak hayatın içinde varlığını sürdürür.

Aşk bir dans gibidir

Her ritme uyum sağlayan bir hareket… Kimi zaman yavaş ve duygusal, kimi zaman enerjik ve çılgın… Aşk, iki ruhun birbirine uyum sağladığı, ortak bir ritmi yakaladığı bir dans gibidir. Adımlar bazen uyumlu, bazen karmaşıktır. Bazen biri öne çıkar, bazen diğeri takip eder. Önemli olan, birlikte hareket edebilmek, müziğin akışına kendini bırakabilmektir. Aşkın dansı, bazen zarif ve etkileyici, bazen çok tutkulu olabilir. Ancak gerçek aşk, hiçbir zaman yalnız yapılan bir dans değildir. Birlikte adım atıldığında, o dans kusursuz olur.

Aşk bir şiirdir

Bazen kelimelere sığmayan bir duygudur. Sözcüklerle ifade edilemeyen, ama ruhun derinliklerinde hissedilen bir melodidir. Aşk, dizelerin arasına sığmaz, ancak bir şiirin verdiği his gibi insanın içinde yankılanır. Bir bakışın anlamını tek bir kelimeyle anlatmak mümkün olmayabilir, ancak aşkın varlığı bir şiirin içinde saklıdır. Anlatılması gerekmez, hissedilmesi yeterlidir. Tıpkı bir şairin kaleminden dökülen mısralar gibi, aşk da içten gelen bir duygu olarak var olur.

Aşk bir aynadır

Aşk, kendimizi en gerçek haliyle gördüğümüz bir yansımadır. İnsan âşık olduğunda, sadece sevdiği kişiyi değil, kendi iç dünyasını da keşfeder. Kendi güzelliklerini ve kusurlarını görür. Aşk, insanın kendini olduğu gibi kabul etmesini sağlar. Sevdiğimiz kişi, bize bizim kim olduğumuzu gösteren bir ayna gibidir. Onun bakışlarında, onun sevgisinde, kendi varlığımızın en saf halini keşfederiz. Aşk, bizi değiştiren değil, en gerçek halimizle ortaya çıkaran bir güçtür.

Mehmet Aluç


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sevdanın Yankısı Kalbin Duyduğu Melodi 1

Sevdanın Yankısı Kalbin Duyduğu Melodi 1

kul mehmet kul mehmet