Çalışmamızın bu
bölümünü Vedat TURGUT’un Balkanlarda Bacıyan Evkafı isimli çalışmasından
özetlemeye çalıştık.
Hanım Hatun bint-i Dedebâli Vakfı
Sultanzâde Hanım Sultan’ın Çirmen’deki vakıf
köyleri hakkında sınırname kayıtları bulunmakla beraber, köylerin nüfusu ve
gelirleri hakkında bilgi bulunmamaktadır. Asıl adı İsfahanşah olan Hanım Hatun,
Çandarlı Hayreddin Paşa’nın küçük oğlu İbrahim Paşa’nın eşidir. Hanım Sultan’ın
Mahmud ve Mehmed adında iki oğlu ve Fatma ve Hatice adında iki kızı vardır.
Oğlu Bolu Sancakbeyi Mahmud Çelebi’nin Bolu’da bir zaviye vakfı olduğu bilinmektedir. Isfahanşah Hanım Sultan’ın babası Dedebali
Bey Kütahya’daki Tavşanlı’ya bağlı Çukurviran ve Pazarköy ile Gödeler
Cemâ’atinden hâsıl olan yaklaşık 15.000 akçelik meblağı, Germiyanoğlu Yakub
Çelebi ve Çelebi Mehmed zamanında vakfetmişti. Hanım Hatun vakfı için İznik,
Gerede, Hayrabolu, Taşabad Nahiyesi, Sonisa’dan pek çok köy ve mezra vakfetmiş,
vakfın tevliyetini önce nefsine sonrasında oğlu Mahmud Bey’in neslinden aslah
ve erşed olanlara neslin inkırazından sonra ise kölelerin aslahına bırakmıştı.
Vakfiyelerde Hanım Hatun vakıf görevlilerinin ücretlerini tek tek tespit ederek
sart koşmuş, ayrıca Kudüs’te bina ettirdiği medrese için Kudüs’te bina ettirdiği
medresesi için Hayrabolu’ya bağlı üç köyün toplam 24.116 akçe gelirin
vakfetmişti. (O tarihte Kudüs Osmanlı mülkü değildir)
Kaya Hatun an-evlâdı Timurtaş Evkafı
Beyaz Timurtaş evlâdından Mustafa, Bayezid,
Ahmed, Mahmud, Ayşe, Hüma, Kaya, Zaman ve Fatıma’nın mutasarrıfı olduğu vakıf
için Hayrabolu’ya bağlı toplam dört köyün geliri vakfedilmiştir. Vakıf köylerin
en son Kaya Hatun’un elinde kaldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu vakıflaların
22.642 akçe geliri bulunmaktaydığ. Timurtaş Bey vakfiyesinde vakfın tevliyyetini
oğullarına ve neslen ba’de neslin ve karnen ba’de karnin oğulları
oğullarına, bunların inkirazından sonra ise kızlarına ve oğullarının kızlarına
aynı şartla teslim ettiği için en son tevliyet neslinden Kaya Hatun’a intikal
etmiştir.
Mahdûme Hatun vâlide-i Şahin Giray Vakfı
Silistre Sancağı’ndaki Camii için Şahin Giray’ın
annesi Mahdûme Hatun 30.000 akçeyi onu onbir hesabı üzere vakfetmiş, Kırım Hanı
Şahin Giray’ın annesi Mahdûme Hâtûn’un Vize’deki Seyyid Kasım Mahallesi Mescidi
için vakf ettiği ev, bahçe ve 10.000 akçenin tevliyeti kadılara şart edilmiş
olup, kadıların beş bin akçeyi kaybetmeleri dolayısıyla tevliyetleri
kaldırılmış ve evkâf rakye olunup rakyeden iki bin akçe hâsıl elde edildikten
sonra toplam 7000 akçe “mâl-ı vakf” olarak kaydedilmişti. Mahdume Hatun
vakfının geliri 3110 akçe idi.
Eslime Hatun Evkafı
Çandarlı Vezir Ailesi’ne mensûb olan Eslime
Hatun Bursa ve Mudanya’daki gelirlerini Serez’de Hayreddin Paşa Vakfı’na
bağışlamış Siroz-Pervisinik Köyü glirlerinden hissesine düşen 5400 akçeyi Siroz
nefsinde yaptırdığı mescid ve eczâya ta’yîn etmişti. Eslime Hatun’un 1497 yılı
Eylül’ünde tertib ettirdiği vakfiyesinin yanında oğlu Sofu Ali Bey’in vakfiyesi
1489 tarihini taşımaktadır.
Mihal oğlu Ali Bey Zevcesi Mâhitâb Hatun Vakfı
Mihaloğlu Gazi Ali Bey yaşadığı dönemde
1430-1505) Balkanların en meşhur akıncı beyiydi. Kaynaklara göre Mahitab veya
Mehtab Hatun Macar Kralı Matthias Corvinus’un kızı dır. Ali Bey tarafından esir
edildikten sonra Müslüman olarak Mahitab veya Mehtap adını almış ve Ali Bey ile
evlenmiştir. Mehtab hanım Niğbolu- Bohot Köyü’nün veraseten kendisine intikal
eden hissesini Süleyman Bey Camii’nde günde altı adet cüz tilâveti için
vakfetmişti.
Hadice Sultan bin Mehmed Bey bin Mihal Bey Vakfı
Mihal oğlu Mehmed Bey’in kızı olan Hadice Sultan
bânisi olduğu vakıf için Trestenik Pınarbaşı köyünün 11.000 akçelik vergi
gelirini Plevne’deki Camii şerife vakfetmişti.
Hânî Hatun bint-i Yahya Paşa Vakfı
Mihaloğlu Gazi Ali Bey’in oğlu Hasan Bey’in
(Paşa) zevcesi olduğu belirtilen Hâni Hatun’un, kendisine Hasan Paşa tarafından
“mihr” olarak verilen 11.000 akçe geliri olan Dibnik Köyü’nü kurduğu
hayrât için vakfetmiştir. Mihaloğlu Süleyman Bey’in annesi olan Hani Hatun mihr
olarak kendisine verilen köyün gelirini Üsküb nefsinde bulunan mescidin masrafları
ve Hasan Bey’in ruhu için onbeş cüz tilaveti için vakfetmişti.
Şehribânu Hatun bint-i Hızır Bey bin Mihal Bey Evkafı
Mihaloğlu Hızır Bey’in kızı Şehribanu Hatun,
Niğbolu Sancağı’ndaki Ablaniçe Köyü’nün 14.667 akçe gelirini Plevne nefsinde
bulunan Süleyman Bey’in türbesinde eczâ tilâveti için vakfettiği
belirtilmektedir.
Kumru Hatun Vakfı
Çelebi Sultan Mehmed’in eşi olduğu sanılan Kumru
Hatun, II. Bayezid devrinin başlarına kadar yaşayan Selçuk Hatun’un annesidir.
Kumru Hatun vakfının toplam geliri 46.573 akçedir. Kumru Hatun, Selanik’te
12.000 akçe vakfederek, hâsıl olan 1800 akçenin üç nefer cüzhâna günde üç ve
mütevelliye günde bir akçe olmak üzere cihet tayin edilmesini şarta bağlamıştır.
Hürrem Paşa Vâlidesi Hacı Hâtûn Mescidi ve Muallimhanesi Vakfı
Karaman Beylerbeyi olan Hürrem Paşa Baba Zünnun
ve Sülün Koca isyanına müdahale ettiğinde maktul düşmüştü. Vize Sancağı’nda 5240 akçe geliri olan vakfın
giderleri ise muallime senede 1440, câbiye 1440, hamam meremmeti için senede
520, eczahân için senede 720 akçe olarak tespit edilmiştir. Kalan kısım ise
hamamın meremmetine sarf edilmektedir.
Hüsni Hâtûn Mescidi Vakfı
Hayatı ve faaliyetleri hakkında bilgi tesbit
edilemeyen Hüsni Hatun tarafından Vize Sancağı’na bağlı Dokurcunlu nâm-ı diğer
Yenice ve Uğraş Köyü’ndeki mescid için 3650 akçe vakfedilmiş olup, onu onbir
üzerinden murabahaya verildiği anlaşılmaktadır. Bundan başka Nusret b.
İskender’in tasarrufunda 1400, Cafer b. Piri ve Veli v. Turhan’ın tasarrufunda
500’er, Sefer b. İsmail’in tasarrufunda 400, Abdül veled-i Hızır’ın
tasarrufunda 250 ve Mehmed v. Yusuf’un tasarrufunda 100 akçenin daha mescide
sarf olunduğu kaydedilmiştir. Masraf kalemlerini 365 akçe ile imam ve şem ile
hasır teşkil etmektedir.
Hâni Hatun Mülkü
Hani Hatun babası Hızır’ın fevt olması üzerine
kendisine intikal eden 4883 akçe geliri olan Kavak Pınarı Köyünü vakfetmişti.
Zühre Hatun Vakfı
Hayatı hakkında bilgiye ulaşılamayan Zühre
Hatun’un, Selanik Nefsi’nde bina ettirdiği mescidinde cüzhâna meşrût olmak
üzere vakfettiği, Yenice-i Vardar’a bağlı ve 1615 akç e gelirli Saruca Hızırlu
Köyü’nü vakfettiği tespit edilmiştir.
Hanife Hatun Vakfı
Hayatı hakkında bilgiye ulaşılamayn bi diğer
Vakıfe Hanife Hatun, Selanik nefsinde vakfettiği 14.000 akçeden hâsıl olan
meblağdan günde bir akçesını üç nefer cüzhâna ve bir akçesını ise mütevelliye
yevmiye olarak tayin etmiştir. Vakıfe Hanife Hatun’un yine tilâvete meşrût
olmak üzere iki evden hâsıl olan 733 akçeyi de vakfetmiştir. Hanife Hatun
vakfının akar toplamı 2133 akçeyi bulmaktadır.
Gülşah Hatun bint-i Yakub Bey Mescidi
Firuz Paşa oğlu Yakub Bey’in kızı olması
muhtemel olan Gülşah Hatun Mehmed Bey ve (Tırhala Sancakbeyi) Sinan Bey’in kız
kardeşidir. Selanik’e bağlı Karaferye’deki mescid için Manastır nefsinden 6450
akçesini hâsılı olan nakdiye vakfetmiş olup hasıl olan meblağdan günde dört
akçeyi imamete ve iki akçeyi de müezzine ücret tayin ettiği ettiği görülmektedir.
Tamirat ve Ezan okuma dan kalan kısmın tevliyette bulunan imamete verilmesini
şarta bağlanmıştır. Gülşâh Hatun’un mescidi için ayrıca 50.300 akçe vakfederek
rubhından hâsıl olan 4200 akçenin imamete günde üç, müezzine iki, nezârete bir,
kayyuma bir, eczâhana bir, aşrhâna bir ve tevliyete iki akçe olacak şekilde
harcanmasını şarta bağlamıştır.
Sara Hatun bint-i Sinan Bey Vakfı
Yakub Bey’in torunu olduğu anlaşılan Sara Hatun,
vakfettiği 5000 akçe’nin rıbhından hâsıl olan mikdarın Sinan Bey Mescidi’nde
imam ve müezzin olanlara eczâ tilâvet etmeleri mukabilinde şart koşmuştu.
Eslime Hatun bint-i Bayezid Bey Vakfı
Kimliği ve hayatı hakkında bilgi tesbit
edilemeyen Bayezid Bey (I. Mehmed ve II. Murad’ın sadrazamı Bayezid Paşa
olabilir.) ’in kızı Eslime Hatun, Selanik nefsinde 7000 akçenin yanısıra 420
akçe hâsıllı bir bab âsiyâb ve iki kıt’a tarla vakfederek tevliyete ve üç nefer
cüzhâna günde üçer akçe cihet tayin etmiştir.
İskender Bey Hatunu Gülruh Hatun Vakfı
İskender Bey, Ayas Paşa’nın kızı olan Gülruh
Hatun’un ikinci eşidir. Gülruh Hatun, Selanik nefsinde vakfettiği 10.600 akçe
nakdin yanısıra iki bab âsiyâbdan hâsıl olan 1100, dink zemininden hâsıl olan
10, çarh zemininden hâsıl olan 20 ve hane zemininden hâsıl olan 56 akçe olmak
üzere toplam 2246 akçenin beş nefer cüzhâna senede 1800 ve mütevelliye günde üç
akçe olmak üzere cihet olarak verilmesini şarta bağlamıştır.
Râbia Hatun Valide-i Mehmed Çelebi Vakfı
Yahya Bali’nin zevcesi ve Çelebi Mehmed’in
annesi olan Râbia Hatun, Selanik’te kendisine ırs ile müntakil olan sekiz kıt’a
tarla, Kosova Çiftliği ile beş kıt’a evi, Karaferye’de binâ ettirdiği mahalle
mescidine vakf etmiştir. Oğlu Mehmed Çelebi de İspator Çiftliği’nde bulunan üç
göz değirmeni, bir çiftlik mikdarı yerlerini ve şehirdeki bağçesini Rabia Hatun
Mescidi’ne cüz tilâveti için vakfetmiştir.
Hânzâde Hatun bint-i Mehmed Çelebi Vakfı
Yahya Bali’nin oğlu Çelebi Mehmed’in kızı olan
Hanzâde Hatun’un Selanik nefsinde 29.400 akçe vakfederek hâsıl olan rıbhından
tevliyet cihetine günde iki, altı nefer eczâhân için günde altı akçe cihet
tayin ettiği görülmektedir.
Şahnisa Hâtun Vakfı
Kimliği ve hayatı hakkında herhangi bir bilgi
tesbit edilemeyen Şahnisa Hatun’un Siroz’a bağlı Davudlu’da binâ ettiği
mescidin imâmı ve mü’ezzinine çayır, tarla ve mezrâ’anın mahsûlü vakfedilmiş
olup, mahsulden bâki kalanın ise mescidin termîmine meşrût olduğu
belirtilmiştir.
Güldem Hatun Vakfı
Davud Paşa’nın aile efradından olan Güldem
Hatun, Paşa’nın Siroz’a bağlı Vetrine’de kurduğu mu’allimhânesine sarf olunması
için 50.000 akçe vakfetmiş ve elde edilecek hâsılın yevmi üç akçesinin
tevliyet, altı akçesinin ta’lim, bir akçesinin halife, dört akçesinin üç nefer
devirhan ve bir akçesinin nezaret cihetlerine sarfolunmasına şart koşulduğu
anlaşılmaktadır.
Bâli Hatun Vakfı
Bâli Hatun, Siroz’da vakfettiği 10.000 akçenin
rıbhından elde edilecek hâsılın yevmi bir akçesinin tevliyet ve dört akçesinin
devirhân cihetlerine sarfolunmasını şart koşmuştu.
Âbide Hatun Vakfı
Âbide Hatun, Siroz’da vakfettiği 10.000 akçenin
rıbhından elde edilecek hâsılın yevmi bir akçesinin tevliyet ve bir akçesinin
da devirhân cihetlerine sarfolunmasını şart koşmuştur.
Müslime Hatun Vakfı
Müslime Hatun, Siroz’da vakfettiği 11.000
akçenin rıbhından elde edilecek hâsılın yevmi üç akçesinin devirhan cihetine
sarfolunmasını şart koşmuştu.
Dilşâd Hatun Vakfı
Siroz’un Câmi’-i Şerîf Mahallesi’nin avârızına
meşrût olan 500 akçeyi vakfetmiştir.
ÜSKÜP’TE KADIN VAKIFELER
Günümüzde
Makedonya Cumhuriyeti’nin başşehri olan Üsküp, batılı tarihçilere göre 6 Ocak
1392’de Osmanlı idaresine girdi. 500 yıldan fazla Osmanlı hakimiyetinde kalan şehir
Evliya Çelebi tarafından tam bir Müslüman şehri diye tasvir edilir. Evliya
Çelebi kırk beş camiden, birçok mescid, mektep, hamam ve tekkeden söz eder.
Üsküp’te fizikî gelişmeyi Osmanlı döneminde inşa edilen tarihî eserler açık
şekilde gösterir.
Bunların içinde Paşa Yiğit Bey Camii, Alaca
İshak Bey Camii ve Medresesi, Îsâ Bey Camii ve Medresesi, II. Murad tarafından
1436’da yaptırılan Sultan Murad Camii (Hünkâr Camii), Mustafa Paşa Camii ve
İmareti, Yahyâ Paşa Camii ve İmareti, uç beyi Îsâ Bey’in oğlu Mehmed Bey’in
inşa ettirdiği Kebîrî Mehmed Bey Camii, Kaçanikli Mehmed Paşa Camii, Gazi
Menteş Camii, Hacı Muhyiddin Mescidi, Paşa Bey Mescidi, İbn Kocacık Mescidi,
İbn Muhtesib Mescidi, Hüdâverdi Camii, Yoğurt Pazarı Camii, Hoca Şemseddin
Mescidi ve Zeynel Paşa Camii en önemlileridir. Dâvud Paşa Hamamı, Îsâ Bey Çifte
Hamamı ve Şengül Hamamı da şehrin önemli mimari eserlerindendir.
Şehirde on beş zâviye, ayrıca Rifâî Tekkesi ve
Mevlevîler’e ait bir mevlevîhâne vardı. Üsküp Yaklaşık 520 yıllık Osmanlı
hakimiyetinde Balkanların en gözde şehirlerinden birisiydi.
Çalışmamızın bu bölümünde Osmanlı hakimiyetinde
en fazla kalan kalan şehirlerinden Üsküp’te kurulan kadın vakıfelerden
bahsetmeye çalışacağız.
Arife Hatun Binti Abdulkadir Vakfı
Üsküp‟te Cami-i Atik Mahallesi’nde oturan Arife
Hatun binti Abdulkadir Efendi, maliki olup vakfettiği bir bab evin mütevelli
tarafından kiraya verilmesini, bu kiradan elde edilecek gelirin Üsküp Sultan
Murad Camii imamına maaş olarak tahsis edilmesini, vakfının tevliyetinin
vefatından sonra Hacı Ahmed Efendi, sonrasında ise erkek evladı tarafından
yapılmasını şart koşmuştu.
Atiyye Hanım binti Arslan Bey Vakfı
Üsküp‟de Atiye Hanım binti Arslan Bey, Debbağ
Şahin Mahallesi Mescidi’nin avlusunda bir medrese yaptırarak vakfettiği medrese
için düzenlediği 18 Ocak 1907 tarihli vakfiyede “Debbağ Şahin Mescid-i
Şerîfi avlusunda malımdan müceddeden bina ve inşa eylediğim bir bab etmekçi
fırınından her birini vakf-ı sahih-i müebbet ve habs-i sarih-i muhalled edüb vakf
ve habs edüb... Beş bab odayı müştemil olan ebniyede bir müderris efendi
tarafından ale‟l-kaide tedris edilmek üzere medrese ola…” diyerek vakfiyesinde tevliyet
vazifesinin evvelen kendisinde, sonra oğlu İsmail Bey‟in mütevelli olmasını,
sonrasında batnen ba‟de batnin (nesileden nesile) erkek evladının mütevelli
olmasını, erkek evlâdı kalmazsa Üsküp‟te hâkim ve müftü efendiler taraflarından
salih bir kişinin mütevelli tayin edilmesini şart koşmuştur.
Atiye Hanım‟ın 1906 yılında yaptırdığı medreseye
Debbağ Şahin Mescidi Medresesi denmektedir. İki katlı olarak inşa edilen, üst
katı 5 odadan oluşan medresenin alt katı ise vakfa ait olan fırıncı dükkanıdır.
Fırıncı dükkanının kira geliriyle dükkanın tamiri yapılmakta kalan kısmı ise
maaş olarak müderrise verilmektedir.
Ayşe Hanım İbneti Mehmed Efendi Vakfı
Üsküp’te Hamidiye Mahallesi’nde ki Faik Paşa
Cami-i şerifi için Üsküp- İbni Ömer Mahallesi’nde ikamet eden Ayşe Hanım cami
için kurduğu vakfa evini vakfetmiştir. Vakfiye şartına göre mezkur ev mütevelli
tarafından uygun bir kişiye kiraya verilecek, caminin tamer masrafları
karşılanacak artan kısım ise cami müezzinine maaş olarak verilecektir. 15 Şubat
1903 tarihli vakfiyesini tescil ettiren Ayşe Hanım vakfının tevliyetini önce
kendisine sonrasında ise Faik Paşa camii müezzinine vermiştir. Ayşe Hanım
evinden başka sahip olduğu dükkânı, tarlayı ve Üsküp‟ün köyünde bulunan
bahçesini vakfetmiştir.
Ayşe Hatun binti Sağir Mehmed Bey b. İsa Bey Vakfı
Üsküp’te cennet mekan vakıfelerden birisi de
Ayşe Hatun binti Sağir Mehmed Efendi’dir. Aynı zamanda Üsküp’ün en önemli
vâkıflarından birisi olan Gazi İsa Bey’in (Üsküp sancak beyi Sarı İshak
Bey/Paşa’nın oğlu) torunu olan Ayşe Hatun Üsküp’te babası Mehmed Efendi’den
miras kalan 7 bab dükkânını, şehir civarındaki kırk dönüm tarlalarını,
Hatuncuklar Mahallesi’nde birbirine bitişik iki evini, Yiğitpaşa Mahallesi’nde
bir kıta bahçesini, Üsküp’ün Pusadır köyü sınırı dahilinde Ebşene Nehri
üzerindeki 6 gözlü ve 1 bab odalı asiyabını (değirmenini) ve 14.000 nakit akçesini
Allah için vakfetmiştir. Ayşe Hatun vakfettiği 14.000 kuruşun ihtiyaç
sahiplerine borç olarak verilmesini ve borcun vakfa iade edilirken %10 oranında
bir artışla geri ödenmesini isterken paranın askerlere ve müflis insanlara borç
olarak verilmemesini özellikle Şart koşmuştur. Ayşe Hatun vakıf tevliyetinin
kendisinden sonra oğlu Mehmed Tahir ve neslinin yapmasını istemiştir. Ayşe
Hatun, Üsküp-Hatuncuklar Mahallesi’nde bir Celvetiyye zaviyesi ve mescid bina
etmiş ve mevkufundan elde edilen gelirin bu mescit ve zaviyenin ihtiyaçları ve
tamiri için sarf olunmasını, arta kalan miktarının ise mütevelliye verilmesini
istemiştir. .
Hacı Ayşe Hatun Vakfı geliri giderlerini
karşılayan dolayısıyla ekonomik sıkıntı çekmeyen bir vakıftır. Kayıtlardan Hacı Ayşe Hatun vakfının 19.
Yüzyılda çalıştığı anlaşılmaktadır.
Ayşe Hatun Mescidi
1764 yılına ait vakıf defterinde ismi “Üsküb
dürûnunda vaki Hacı Ayşe Hatun Cami-i Şerifi” olarak zikredilen ve camiye
tahvil olunan mescid Ayşe Hatun binti Sağir Mehmed Efendi tarafından
yaptırılmıştır. Ayşe Hatun, bu mescidin giderleri için bir çok gayrimenkul
vakfetmiş ve bunları Şubat 1596 yılına ait bir vakfiyesinde izah etmiştir.
Ayşe Hatun Zaviyesi
Üsküp’ün Celvetî tarikatına bağlı tek zaviyesi
Hacı Ayşe Hatun Zaviyesi‟dir. İsminden anlaşılacağı üzere zaviye Hacı Ayşe
Hatun tarafından kurulmuştur. Hacı Ayşe Hatun, sahip olduğu dükkânlarını,
değirmenlerini, bahçelerini, iki evini ve 14.000 nakid akçe parasını Allah
rızası için vakfetmiştir. Vakfiyede Hacı Ayşe Hatun tarafından kurulan
zaviyenin Celvetîyye tarikatına bağlı olduğu, 14 Ocak 1759 tarihine ait
vesikada “Üsküb’te tarik-i Halvetîyyeye meşrut Hacı Ayşe Hatun Zaviyesi‟nin muayyene
ile zaviyedarlığı Ali üzerinde iken tecdid-i berât” şeklinde kayıt
düşülerek zaviyenin Halvetîyye tarikatından olduğu ve meşihatlık cihetine Ali
Efendi‟nin tayin edildiği ifade edilmektedir.
Belkıs Hanım Binti Mahmud Pertev Paşa Vakfı
İstanbul Erenköy’de ikamet eden, bir vesileyle
Üsküp’te Gazi Menteş Mahallesi’ndeki İbrahim Bey‟lere misafir olarak gelen
Belkıs Hanım (İlbasanlı Mehmed Pertev Paşa’nın kızı ve Hasan Sadi Paşa‟nın
karısı) Oruç Paşa Mahallesi’nde bulunan Kadirî tarikatına bağlı Elaldı Sultan
Tekkesi‟nin harabe olduğunu öğrenince bu tekkeyi yeniden inşa etmiş, akabinde
düzenlediği vakfiye ile vakfını ebedileştirmişti. Vakıfe Belkıs Hanım vakfiyede
tekkenin tarikat-ı aliyye-i Kadirîyyeye
mahsus bir dergah-ı şerif olarak hizmet etmesini, tevliyet görevine kendisinin
vefatından sonra oğlu Saib Bey’in, kızı Zeliha Hanım’ın, manevi evladı Arif Hikmet
Bey’in, merhum Şeyh Ali Baba’nın torunu Emine Nimet Hanım’ın müştereken
gelmesini ve tekkenin meşihat cihetine ise merhum şeyh Ali Baba’dan sonra oğlu
Abdulkadir Efendi’nin tayin edilmesini istemiştir.
Esma binti Mustafa Çelebi Vakfı
Hayır sahibi bir hanımefendi olan Esma binti
Mustafa Çelebi, Üsküp İpekçiler Çarşısı’nda bulunan dükkânını vakfederek 26
Mart 1704 tarihli vakfiyeyle dükkanının kira geliriyle hatim okunması için bir
vakıf kurmuştu. Bu vakıf, sadece Kur’an
okunması için yapılan vakıflara bir örnektir.
Hani Hatun (Hatuncuklar Camii) Vakfı
Hani Hatun Üsküp’ün en önemli vâkıflarından biri
olan Yahya Paşa’nın kızıdır. Babasının yolundan giden Hani Hatun Üsküp’te “Nefsi
Üsküb kasabasında Yahya Paşa kızı Hani Hatun’un bina eylediği mescid-i şerif
evkâfı...ifadesiyle kayıt edilen
bir cami, bir hamam ve bir türbe yaptırarak bir vakıf kurmuştur.
Hani Hatun’un yaptırdığı camiye “Hatuncuklar Camii”, hamama ise “Hatuncuklar
Hamam’ı veya “Kızlar Hamamı” denmektedir. Hani Hatun vakfının
Plevne’de 17 vakıf köyünün olduğu ifade edilmek ise de orijinal vakfiyeye
ulaşılamadığı için teyit edilememiştir.
Hani Hatun Üsküp’te vakfına akarat olarak Hatuncuklar
Hamamı’nı (diğer adıyla Kızlar Hamamı’nı) da yaptırır. Evliya Çelebi, Kızlar
Hamamı’nın Üsküp’ün meşhur hamamları arasında olduğunu, Yahya Paşa Camii’nin
yakınında bulunduğunu, bu hamama genellikler kadınların girdiğini, buna mukabil
bölgedeki kadınların hamama girmesinin pek hoş görülmediğini ifade etmektedir.
Hatuncuklar Camii yanındaki türbede Hani Hanım yatmaktadır.
Fatıma Hatun Vakfı
Üsküp‟te Fatıma Hatun
adlı hayır sahibi bir hanımefendi parasını vakfederek bir zaviyenin de
bünyesinde olduğu nukûd vakfı kurmuştu.
Hatice Hatun binti Nuh Efendi Vakfı
Üsküp‟te Karakapucu Mahallesi sakinlerinden
hayır sahibi Hatice Hatun binti Nuh Efendi mezkur mahallede oturduğu evini,
Alaca Camii yakınındaki bir bab ekmekçi dükkânını, At Pazarı Çarşısı’nda vaki
bir bab berber dükkânını ve 200 kuruş akçeyi vakfederek bir vakıf kurmuştur.
Hatice Hatun, vefatından sonra vakfettiği paranın bir kısmının techiz ve tekfini
için harcanmasını, kalan 90 kuruşun ise mütevelli olarak tayin ettiği Molla
İsmail b. Hüseyin’e bırakılmasını istemiştir. Hatice Hatun’un tevliyet görevini
kendi nesline değil de eğitim camiasından olduğu anlaşılan molla birisine ve
onun nesline bırakması, vâkıfın eğitime verdiği önemi göstermektedir.
Kemya Hatun Vakfı
Kemya Hatun Üsküp’te bir mektep yaptırarak bir
vakıf kurmuştu. Arşiv kayıtlarında bu vakfın ismi “Kemya Hatun Mekteb-i
Şerifi Vakfı” veya “Kemya Hatun Muallimhanesi Vakfı” olarak
geçmektedir.
Rabia Hatun Vakfı
Üsküp‟te hayır sahiplerinden Rabia Hatun, Tahta
Kale denilen mahalde bir cami bina eylemiş, bir su kuyusu kazdırmış, ve bunları
Allah için vakfederek bir vakıf kurmuştur. Bu vakfın adı kayıtlarda “Rabia
Hatun hafr eylediği bi‟r-i vâfi vakfı” yani Rabia Hatun‟un kazdığı, suyu
bol kuyu vakfı olarak da geçmektedir. Rabia Hatun Üsküp‟te su kuyusu açarak
insanların su ihtiyacının giderilmesi konusunda önemli bir hizmet sunmuştur.
Üsküp‟te su kuyusu konusunda yapılan/kurulan tek vakıftır.
Rabia Hatun‟un yaptırdığı cami hakkında arşiv
kayıtlarında Şu ifadelere yer verilir. “Üsküb‟de Tahta Kale sukunda merhume
Rabia Hatun bina eylediği cami-i serif”.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İSLAM TARİHİ VE SANATLARI (İSLAM
TARİHİ) ANABİLİM DALI OSMANLI DÖNEMİ ÜSKÜP VAKIFLARI Doktora Tezi Hasan TELLİ
Ankara-2018