Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

İçimdeki Sessiz Mahalle

İçimdeki Sessiz Mahalle


İçimdeki Sessiz Mahalle


Bir bankta oturuyorum, çevremdeki sesler kendi yankısında boğuluyor. Konuşsam, duyan olmaz; anlatsam, anlayan çıkmaz. İçimdeki eksik yerleri yumuşak şeylerle doldurmaya çalışıyorum, ama neyle kapatırsam kapatayım, sızıyor yine de. Kendimi hep başkalarının iyiliğine adadım; öyle ki, kendimi unutmak bir alışkanlık oldu. Onlar için güzel şeyler ararken, kendi içimdeki boşluğu fark etmemeyi öğrendim. Bir tebessüm uğruna kilometrelerce yürüdüm. Bir sıcaklık için, kendimden ödün verdim. Ama ne zaman kendi içime dönsem, orada sadece yorgun bir gölge buldum. Eskiden geceleri gökyüzüne bakardım, yıldızlar bana bir şey anlatırdı. Şimdi o geceler yok; yerini sessizliğe bıraktı. Bir kapı vardı, herkesin geçemeyeceği bir yer. Ben de geçemedim. Döndüğümde, kendime kızdım. Çünkü taşıyamadım içimdeki saf duyguyu, çünkü koruyamadım onu.

İçimde bir sokak var, kimsenin bilmediği. Orada yürürken, adımlarım yankılanmaz. Her şey içime doğru akar. Bir şeyleri anlatmak istiyorum ama kelimeler yetmiyor. Çünkü bu anlatı, sadece yaşanarak anlaşılır. İçimdeki kırık yerleri onarmaya çalışırken, daha da dağılıyorum. Ama yine de seviyorum insanları. Onların varlığı, benim eksikliğimi unutturuyor. Belki de bu yüzden hep veriyorum, hep sunuyorum. Kendimden bir şey eksilse bile, onların yüzündeki ışık bana yetiyor. Ve bazen, bir sessizlikte buluyorum cevabı. Bir bakışta, bir duruşta. Çünkü bazı duygular konuşmaz; sadece var olur. Ben de o varlığın içinde kayboluyorum. Ama bu kayboluş, bir yok oluş değil. Aksine, bir yeniden buluş. Kendimle, hayatla, insanla.

 

Gün, yavaşça ilerliyor. Kalabalıklar çoğalıyor, sesler yükseliyor, hayat kendi ritmini sürdürüyor. Ama içimde başka bir ritim var. Daha yavaş, daha sessiz, daha derin. Herkes bir yere yetişmeye çalışırken, ben içimde bir yere varmaya çalışıyorum. Çünkü bazen en uzak yolculuk, insanın kendi içine yaptığıdır. Bir Cafe de oturan bir çiftin sessizliği dikkatimi çekiyor. Konuşmuyorlar ama anlaşıyorlar. Belki de en güçlü bağ, kelimelere ihtiyaç duymayan bağdır. Ben de kelimelerden kaçıyorum artık. Çünkü ne zaman bir şey söylemeye kalksam, içimdeki kırık yerler daha çok sızlıyor. O yüzden susuyorum. Ama bu suskunluk bir kaçış değil; bir kabulleniş.

İnsanları hâlâ seviyorum. Ama artık kendimi de sevmeye çalışıyorum. Bu kolay değil. Çünkü yıllarca başkalarının mutluluğunu kendi varlığıma tercih ettim. Onlar gülsün diye ben sustum. Onlar rahat etsin diye ben daraldım. Ama şimdi, bir şey değişiyor. Artık kendime de yer açmak istiyorum. Küçük bir yer. Belki bir pencere kenarı. Belki bir sabah yürüyüşü. Belki sadece bir nefes. Günün ortasında bir çocuk kahkaha atıyor. O kahkaha, içimdeki karanlığa bir ışık gibi düşüyor. Çünkü saf neşe, en güçlü iyileştiricidir. O an anlıyorum: hâlâ umut var. Hâlâ iyileşmek mümkün. Hâlâ yeniden başlamak mümkün. Ve bu mümkün-lük, bana güç veriyor. Bir gün daha geçiyor. Ama bu gün, diğerlerinden farklı. Çünkü bu gün, kendime verdiğim bir sözle bitiyor: “Artık kendimi de seveceğim. Eksiklerimle, hatalarımla, kırık yerlerimle.” Çünkü insan, ancak kendini affettiğinde başkalarını gerçekten sevebilir. Ve ben, bu sevgiyi yeniden öğreniyorum, vesselam.

Mehmet Aluç

 

 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
İçimdeki Sessiz Mahalle

İçimdeki Sessiz Mahalle

kul mehmet kul mehmet