Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Hayat Eğilebilir Ama Kırılmaz


​Hayat, en büyük darbelerini en rastgele anlarda vurur. Benim için her şey, basit bir kan tahlilinin sonucuydu: PSA 10. Prostat kanseri, kapımı çalmadı, bir uyarı zili çalmadı; bir tahlil kağıdının köşesinde, sıradan bir günün ortasında sinsi bir gerçek olarak belirdi. Bir yıl önce belime takılan on iki platin omurganın yükünü taşırken, hayatın benden istediği daha ağır yüklerin sadece fiziksel bir provası olduğunu o an anladım. Platinler beni ayakta tutuyordu, ama bazen sıkıntı vererek canımı da yakıyordu; tıpkı hayatın kendisi gibi, hem gerekli hem de rahatsız edici.

​Ben kendi bedenimle boğuşurken, hayatın aynı sinsi sürprizi kızımın kapısını çalmıştı. Kanser, bize rastgele bir kart daha çekmişti. 50 yaşındaki kızımın kaybı, kendi ameliyatımdan hemen sonra hissettiğim omuzlarımdaki yükü on kat artırdı. "Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Beynimin içi sanki boşalmış gibi" dediğimde, bu basit bir can sıkıntısı değildi; yasın açtığı derin bir kuyu, zihnin tükettiği enerjinin doğal sonucuydu.

Prostat ​ameliyattan sonra başlayan idrar kaçırma sorunu, kontrolümü tamamen kaybetmiş gibi hissettirdi. Doktorlar "normal" dedi. Çözümün bir parçası, Kegel hareketleri gibi küçük, tekrarlı ve sabırlı çabalardaydı. Bu egzersizler bana önemli bir ders verdi: Kontrolü geri kazanmak, büyük bir zaferle değil, her gün tekrarlanan, görünmez bir çabayla başlar. Nasıl balıkçının serpme ağı bir yere takıldığında, onu kurtarmak için farklı açılar denemesi gerekiyorsa, duygusal düğümleri çözmek de sabır ister. Küçük bir hareket, büyük bir ilerlemeye dönüşebilir.

​Şimdi anlıyorum ki, yazmaya duyduğum o yoğun arzu, "mükemmel bir eser" yaratma isteğinden değil; kafayı dağıtma ihtiyacından kaynaklanıyor. Yazı, benim ruhsal Kegel hareketim olmalıydı. Zor duyguları isimlendirerek, kağıda dökerek, o dağınık enerjiyi kontrollü bir yapıya sokmak. Tıpkı 0.06 çıkan PSA değerim gibi, en küçük iyileşme adımı bile büyük bir zaferdi.

​Artık yazdıklarımın asıl okuyucusu belli: Kızımın bıraktığı 16 yaşındaki torunum. Amacım, annesinin kahkahalarını, gücünü ve ondan öğrendiğim dersleri küçük hikâyeler halinde yapılandırmak; bir miras, bir hatıra kutusu bırakmak. Bu, acıyı bir güzelliğe dönüştürmenin en somut yoludur.

Böyle zorlu dönemlerde sevgili,cefakar eşimden aldığım manevi güç ve destek olmasa,bu durumu atlatmam hiçte kolay olmayacaktı.

​Bütün bu acıya, omurga platinlerine, yorgunluğa ve mücadeleye rağmen, içimden gelen o ses hep aynı şeyi fısıldıyor: "Allah kimsenin çekemeyeceğini vermesin. Çok şükür bu günümüze." Platinlerim beni ayakta tutuyor olabilir; ama beni ileri taşıyan asıl güç, kızımın hatırası ve bu hayat için duyduğum derin şükürdür.

 Hayat eğilebilir, ama kırılmaz.

Kamil Erbil

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hayat Eğilebilir Ama Kırılmaz

kamil-erbil kamil-erbil