Sıçanın Sidiği Denize Katkıdır
12 Aralık 2025
H. Çiğdem Deniz
Nebahat Sultan’ı uzun süredir aramıyordum. “Gelmiyorsun anne, hadi gel artık,” diye telefonda çağırmamın üzerinden iki gün geçmişti ki, Susurluklu Alaattin amcanın ölüm haberi geldi. Otuz beş yılı aşkın süredir aile dostumuz olan birinin ardından düşen bu haber, hayatın kendine özgü zamanlamasıyla bizi bir araya getirdi. Böyle söyleyince ağır duruyor ama neticede Seksenler ve Doksanlar konserini izleme imkânı da doğdu; hayat biraz da böyle tuhaf dengeler kuruyor işte.
Kayınvalidemin deyimler sözlüğü hayli kabarıktır. Genelde söylediklerini unuturum; sanki bana değil, doğrudan tarihe konuşur gibi söyler. Ama bu kez kulaklarım yakaladı. Hatta bu sözü kaçırmamak için içimden “bunu yazmazsam ayıp olur” dedim.
Çocuk yaşta duyduğu o eski sözü, büyük bir rahatlıkla bırakıverdi masanın ortasına:
“Sıçanın sidiği denize katkıdır.”
Yüzündeki ifade, sanki gizli bir bilgelik paylaşıyormuş gibiydi. Kulağa biraz yaramazca geliyor elbette ama manası son derece ciddi: Küçük olanı hor görme. Hiçbir şey, sandığın kadar “hiç” değildir. Halk, felsefeyi böyle söylüyor; süslemeden, izin almadan.
“Ee buradan nereye varacaksın?” diye sorarsan sevgili günlük, cevabı basit ama biraz da muzır: O konser var ya, işte onun gerçekleşme sürecindeki en ufak katkı bile, sıçanın sidiğinin denize katkısı kadardı belki ama yine de deniz oradaydı. Nasıl ki kıyafetim için koro dostlarımın kostümüme katkısı olduysa, sahnede gördüğümüz bütünlük de böyle oluştu.
Sunuculuk meselesi ise ayrı bir bahis. 007 filmlerinden hafifçe etkilenmiş hâlimle bu görevin ciddiyetini insanlara anlatmaya çalışırken, asıl dersi kendim aldım. Yetmedi; saz üstatlarının konser bitince başka ek işlere gideceklerini dahi bilmem, konuşmamı buna göre hazırlamam gerektiğini fark ettim. Bu ayrıntı, yaptığım işin önemini bana bir kez daha hatırlattı.
Sahnede söylenen her söz, kuliste yaşanan her yorgunluğa değmeliydi. Ciddiyet dediğin şey; duruşta, hazırlıkta, başkasının emeğine duyulan saygıda saklıymış.
Ben anlatırken öğrendim, öğrendikçe sustum belki de. Ama bu, başka bir günün konusu.
Kim aradı, kim geldi, kim hatırlattı, kim sadece orada oturduysa…
Hepsi suyuna karıştı. Büyük işler hep küçük payların yüzsüz cesaretiyle oluyor. Deniz dediğin de sonuçta her şeyi kabul ediyor.
(
Sıçanın Sidiği Denize Katkıdır başlıklı yazı
çitlembik tarafından
14.12.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.