Olan Oldu Bir Kere

Aslında hiçbir şey için 
ne geçtir ne de erken.
Sadece bir kere geçiyoruz insan olmaktan. 
Sadece yolculuğumuzda,
geçerken gördüklerimize,
geçerken şahit oluyoruz.

Kendisine kavuşmanın vuslat duygusu uyandırdığı 
mekanlar vardır hani.
Şimdi
Her sokağını
adım adım gezdiğim bir kentteyim.
Kurgusuz düşlerimi
Düşürmüşüm kaldırımlarına
Bir avarelik kokuyor nedense 
her bastığım kaldırım.

Ufkumu açan efsunlu bir dünyada
farklı  bir serüven yaşıyorum.
Sonsuz hayaller,
biraz da savruluş…
Bir keşif yolculuğu içinde
beyhude bir şey uğruna yıllarımı harcayıp
sancılar çekiyorum.
nafile birkaç hatıra için.

*

Koca bir ömür bıraktım arkamda. 
Belirli  bir yaşın eşiğindeyim. 
Bugün ölecek olsam, olabilir denecek. 
Üstü kalsın diyebileceğim kadar yaşadım. 
Mezar taşımda bundan sonra yazacak rakamlar 
kimseyi şaşırtmaz. 
Artık yaşamıyor oluşu kanıksanacak biriyim.

Derin yaralarım var. 
Bir çoğunu iyileştirmek bir yana, 
dokunamadım bile. 
Korkularım var. 
Önyargılarım var. 
Komplekslerim var. 
Kapris yaptığım, kalp kırdığım ,
dönemler de oldu.

Şöhretle sınandım,
kaybettiğim günler oldu. 
Param bol olduğunda kaybettiğim sınavları 
parasız kaldığımda fark edebildim ancak.
Pürüzsüz değilim. 
Arızalı yanlarım var. 
Çoğu zaman dağınık, 
bazen dalgınımdır. 
Nadiren dağıttığım olur. 
Ayağımın kayacağını bal gibi bildiğim 
zeminlerim var.

*
Suizanda bulunduğum, gıybetini ettiğim, 
helalleşmekten utandığım dostlarım var. 
Çok uzak gördüğüm günahların eşiğinde,
bocalarken buldum kendimi. 
Övgüler aldığımda, utanıyorum, 
çok utanıyorum…
Alkış aldığımda iki türlü utanıyorum. 
Birincisi, zaten hak etmediğimi bildiğim için, 
İkincisi, alkış beklediğimi sandıklarını sandığım için.

Yetişkin ve günahları olan bir insanım. 
Öyle ki, bazen bana hayranlıkla bakan bir çocuğun 
masum gözlerinin içinde erimeyi,
delicesine istediğim oluyor. 
Geçmişimi üzerimden kirli bir elbise gibi sıyırıp 
yürümek istiyorum,
çoğu kez …

Kulları şahit kılmak men edilmeseydi eğer, 
yaptıklarımın hepsini açıkça itiraf edip 
başka kimsenin, 
ama hiç kimsenin benim hakkımda 
benim itiraflarımdan daha ayıplı 
ihbarlar yapamaz hale gelmesini isterdim. 

*

Haykırmak istiyorum. 
Öncesinde ve sırasında 
Müslüman oluşumdan utandığım isyanlarım var. 
Ama... Fakat... ve şimdi 
burada vazgeçilmez bir bedenin içinde 
yürüyor olmak 
vazgeçiriyor beni tüm bu itiraflardan 

Son nefesin dibine kadar üzerine titrediğim itibarım 
tutuyor elinden itiraflarımın. 
Ben bana sırdaş olarak kalıyorum. 
Kendi içime kıvrılıyorum çaresiz. 
Aynadaki ben 
ve aynaya bakan ben 
karşılıklı susuyoruz, 
utana sıkıla,
bakışıyoruz.

Aynada gözlerinin içine baktığım adamı utandırıyorum, 
utanıyorum o adamdan. 
Gözlerimi kaçırıyorum gözlerinden.
Başka bir seçenek yok muydu diyesim geliyor. 
Yaşadıklarımın hepsi kayıtlı, biliyorum. 
Musalla taşına sessizce bırakılsın diye 
beslediğim bedenime bakıyorum.
yazık ettin diyorum.
Yazık ettin kendine…

*

O cenazeye ettiğin kötülüğe bak
hiç acımadın mı
Hiç itirazsız 
toprağa konulacak yüzümü seyrediyorum.
olmadı diyorum. 
Sana hiç yakışmadı
Ayıp ettin 
O koca kusurlarınla cebelleş şimdi.
Topraklaşmasını kabul ettiğin yüze değdirdiklerine bak... 

Kalp grafiğini,
Yaşam belirtimizi gösteren çizgilerin iniş çıkışları 
Huzursuz  ediyor beni
Hayatın içinde de iniş çıkışlar gayet doğal 
ve olması gereken şekilde. 

Hayatı anlamlı kılan, o iniş çıkışlar
Bazen öyle sert düşer, 
öyle bir ah çekeriz ki neye uğradığımızı şaşırırız. 
Çok canımızı acıtmıştır bu düşüşler
Ama oturup bu düşüşün nedenlerini, 
olabilecekleri, yapmamız gerekenleri düşündüğümüzde 
bizi yukarı çeken nedenleri de bulur, 
bu doğrultuda mücadelemizi sürdürürüz. 

*

Yükselişlere şükrettiren inişlerim oldu
Ben bu zorluğu görmeseydim 
bugünlere gelmek için mücadele etmezdim 
dediğim anlarım da…

Hayatımın inişi…olarak değerlendirdiğim
bir çok olayı düşünüyorum
Neler yaşamışım.
Ne hissetmişim .
Peki, ya sonrasında 
neler olmuş neler 
Elimden gelse,
hatıralarımdan bir çoğunu ,
bir çırpıda silmek isterdim.

Geçmişe gömülü resimlerime bakıyorum.
Bu masum yüzlü çocuğa ayıp etmedin mi diyorum. 
Kolundan tutup nerelere sürükledin çocukcağızı.
Hayıflanıyorum. 
Hayatı yeni baştan yaşasam dediğim oluyor. 
Çok sık , 
çoğu kez,
Ama olan oldu bir kere...


redfer

( Olan Oldu Bir Kere başlıklı yazı redfer tarafından 11.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu