Allahın Rızasını Kazanmak İçin Hz Aliyi Öldürmek 1 Bölüm
ALLAH’IN RIZASINI
KAZANMAK İÇİN(!) HZ.
ALİ’Yİ ÖLDÜRMEK-1. BÖLÜM -
Bugün
24 Ocak.
24 Ocaklar bizde
genelde Uğur Mumcu’nun
katledildiği gün olarak
anılır. Aynı gün yine
Diyarbakır’da öldürülen
emniyet müdür Gaffar
Okkan’ın ölüm yıl dönümü
olarak anılır ama
ben bu yazımda
her ikisinden de
bahsetmeyeceğim zira onlardan
bahseden çok olacaktır
mutlaka. Ben yine bir
24 Ocakta, Miladi
takvime göre 24
Ocak 661’de şehid edilen Hz.
Ali’nin şehadetinden bahsedeceğim sizlere
Hz. Ali’yi
kim şehid etti?
Hz.Ali’yi Abdurrahman İbni
Mülcem adında biri şehid
etti.
Kimdi bu
Abdurrahman İbni Mülcem?
Bir kafir, Yahudi veya
Hıristiyan filan mıydı?
Hayır o
bir Müslümandı. Hatta
öylesine Müslümandı ki secde
etmekten alnı, dizleri,
avuç içlerinin nasır
tuttuğu rivayet edilirdi.
Ayrıca İslam büyüklerinden Hz.
Talha, Hz. Zübeyir,
Hz Ayşe, bilindiği gibi Hz. Ali
ile savaşırken, Abdurrahman İbni Mülcem,
Hz. Ali’nin yanında
yer almıştır. Dahası Hz.
Ali ile Muaviye
arasında yapılan 657
Tarihli Sıffin Savaşında
Abdurrahman İbni Mülcem,
Hz. Ali’nin yanında
Muaviye’nin ordusuna karşı
canla başla savaşmıştır.
Eee o
zaman böylesine Hz.
Ali’yi seven bir
insan nasıl oldu
da onu öldürdü?
Hangi sebeple öldürdü?
Efendim, İbni Mülcem,
Hz. Ali’yi Allah’ın
rızasını kazanmak için
öldürdü.
Tabi şimdi böyle
deyince okurlarım. ‘’ Bu
nasıl saçma bir
şey? Allah’ın rızasını
kazanmak için Hz. Ali’yi
öldürmek? Düşüncesi bile
dünyanın en büyük
sapıklığı’’ demişlerdir ama işin
gerçeği bu. Abdurrahman
İbni Mülcem, Hz.
Ali’yi, Allah’ın yolundan
çıktığı, Kur’an’ın hükmüne
rıza göstermediği, apaçık
bir şekilde Allah’a
karşı geldiği gerekçesiyle
öldürdü.
657 Yılındaki Sıffin
Savaşına kadar Hz.
Ali’nin en sadık
dostu olan İbni
Mülcem, bu savaşın
Hakemler olayı ile
neticelenmesi üzerine Hz.
Ali’nin en büyük
muhalifi oldu diğer
haricilerle birlikte.
Evet, İbni Mülcem
ve artık kendilerine
hariciler denen ve
Hz. Ali’nin, öldüğü
güne kadar savaştığı
( en büyük İslam
düşmanı ilan ettiği )
Haricilere göre Hz. Ali,
Muaviye’nin teklif ettiği
Halifeliğin hakemler vasıtasıyla sonuca bağlanmasını
kabul ederek Allah’ın
hükmünden şüpheye düşmüş,
böylece dinden çıkmıştı.
Acilen tövbe edip
tekrar İslama dönmesi
gerekiyordu. Oysa Hz. Ali
tövbe etmesini gerektirecek
bir şey yapmadığını
söylüyordu.
Efendim, kafalar karıştı
biraz sanırım. Açıklayayım:
Harici dediğimiz bu
kişilere ve tabii ki
Hz. Ali’nin katili
İbni Mülcem’e göre
Kur’an’da çok açık
bir şekilde Hz. Muhammed’den
sonra yerine gelecek
olan Halifenin Hz.
Ali olduğu belirtilmişti. Kur’an’da
apaçık bir ayet
olduğuna göre Hz. Ali’nin
kendi halifeliğinden şüpheye
düşmesi ve Muaviye’nin
olayı hakemler vasıtasıyla
çözme teklifini kabul
etmesi Allah’ın hükmünü
kabul etmemek anlamına
geliyordu(!) Yani ilim
kapısının anahtarı Hz. Ali, Kur’an’ın ne
dediğini bilmiyordu(!) İbni
Mülcem ve yoldaşları
olan sapıklar biliyorlardı. [ Aklımdayken söyleyeyim:
Bugün Hz. Ayşe’ye, Hz.
Ebubekir, Ömer, ve
Osman’a küfreden sapıklar, Vehhabiler, İşid ve
türevleri, Boko Haram ve benzerleri, hani hep
söyleniyor ya ‘’Allahuekber’’ deyip
kafa kesenler.. İşte
bunların tamamı Hz.
Ali’yi katleden zihniyetin
devamıdır. ]
Peki Kur’an’da İbni
Mülcem ve yoldaşlarının
iddia ettiği gibi
Hz. Muhammed’den sonraki
Halife’nin Hz. Ali
olduğuna dair bir
sure ya da
ayet var mıydı?
İşte dananın kuyruğunun
koptuğu yer burasıydı.
Efendim, Kur’an’ın bazı
ayetlerini kafanıza ya da kendi
çıkarlarınıza göre yorumlarsanız
bulursunuz mutlaka. Hatta çok
ünlü bir ilahiyatçımız
gibi direkt Kur’an’a
dayanarak(!) ‘’ Namaz
bu milletin başına
bela edilmiştir’’ bile
diyebilirsiniz.
Hemen bir örnek
vereyim: Fatiha Suresini
bilir her Müslüman
Bu surenin beşinci ve altıncı ayetlerinin
meali şöyledir:
5- Rabbimiz! Sadece sana kulluk eder
ve sadece senden yardım isteriz.
6- Bizi dosdoğru yola eriştir.
Peki bu
iki ayet, kendisine
Mehdi Resul, Mihr(
Güneş ) diyen
sahte mehdi, sahte
peygamber, hatta sahte Kadir-i
Mutlak ( hâşâ Allah ) İskender
Evrenosoğlu’nun mealinde nasıldır?
5-(Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve
yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.
6- (Bu istianen ile: Bu mürşidin aracılığı ile) bizi, sırat-ı
müstakimee hidayet et (ulaştır).
‘’Allah’ım senden mürşidimizi
isteriz, sen o
mürşit vasıtasıyla bizi
doğru yola ulaştır. Ha
bu arada Allah’ım,
sakın karıştırmayasın,
mürşid derken İskender
Evrenosoğlu’nu kastediyoruz.
Araya başka mürşidler
kaynak yapmasın.( Tövbe
Ya Rabbim Tövbe
)
İskender Evrenosoğlu denen
bir bunak sapığın
Fatiha suresinin 5.
Ve 6. Ayetine
böyle bir mana
vermesi feci bir
şey ama daha fecisi
on binlerce insanın
hem ‘’Elhamdülillah Müslümanım ‘’
deyip hem de
İskender Evrenosoğlu ve
benzeri sapıklara inanmasıdır.
Abdurrahman İbni Mülcem
de farklı değildi. Çünkü
Maide Suresinin 55. Ayetinin
önce meali, sonra
tefsirinde önemli bir
sıkıntı vardı. Bazı mealcilere
ve tefsircilere göre
bu ayet Hz.
Ali’nin, Hz. Muhammed’den
sonraki halife olduğuna
işaret ediyordu. Yani Allah,
açık bir şekilde
Hz. Ali’nin Halifeliğini
Kur’an’da bildirmişti.
O zaman
gelin hep birlikte
bakalım Maide Suresi
55. Ayet ne
diyor:
Ben tam
40 ayrı meale
baktım. 38’inde bu
ayetin meali şöyle:
‘’ Sizin
dostunuz ancak Allah’tır, Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı
kılan, zekâtı veren mü’minlerdir’’
Ancak?
Ancak Ahmed Hulusi
ve Elmalılı Hamdi
Yazır’ın meallerinde önemli
bir farklılık vardır ve
ayetin meali şöyledir:
‘’Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iman etmiş olanlardır ki namaza
devam ederler ve rükû’ halinde zekât verirler. ‘’
Evet, bu
iki mealde rüku
halindeyken zekat veren
birinden bahsediliyor.
Yahu tamam da
rüku halindeyken insan
nasıl zekat verir?
Onun da
hikayesi var. Hem de
çoook eski. Ta
Hz. Ali zamanından
beri söylenen, bazı
kaynaklarda dillendirilen bir
hikaye…
Evet. Böyle bir hikaye var olmasına
var da yazı
uzadı. Gelecek bölümde
inşallah.
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.