Allahın Rızasını Kazanmak İçin Hz Aliyi Öldürmek 4 Bölüm
Peygamberimiz ‘’ Ben Arabım
ama Arap benden
değildir’’ Demiş midir?
Bu oldukça zayıf
bir hadis ama
az sonra okuyacaklarınızı görünce
insan ‘’ Evet
demiştir ‘’ demekten
kendisini alamıyor.
*****
Sıffin savaşından sonra Hz.
Ali baktı ki
ordusunun önemli bir
kısmı savaşmak istemiyor,
çaresiz Kufe’ye geri
dönme kararı verdi
ancak ordusundan 12.000
Kişi Harura denen bir
yere çekilerek ayrıldılar.
Harura’ya çekilen bu
12.000 Kişi, başlarına Abdullah
İbni Vehb adında birini
geçirdiler. Hepsinin ortak kanaati
Hz. Ali’nin kendi
halifeliğinden şüpheye düşerek
Allah’ın hükmü dışına
çıktığı, yani kafir
olduğuydu (hâşâ )
Hz. Ali
bunlara nasihat etti. ‘’
Hüküm Allah’ındır ‘’ Ayetini
bir güzel tefsir
etti ama onlar
hâlâ Hz. Ali’ye
‘’ Sen küfre
düştün, tevbe et. Sen
korktun, Allah korkakları
sevmez ‘’ diyorlardı. Evet, Esedullah
( Allah’ın aslanı )
Hz. Ali’ye korkak
diyorlardı.
Hz. Ali
bu kişilerin İslam için kafirlerden,
Yahudilerden daha tehlikeli
olduğunu gördü. Nitekim
Nuhayle denilen yerde
toplanan bu sapıklar
Müslümanlara saldırıp yağma
ve talan yaptıkları
gibi ‘’ Sen
kafir oldun ‘’ diyerek onları
öldürmeye başlayınca ( Aynen
İşid misali ) Hz.
Ali bu sapıkların
üzerine yürüdü ve
bunlara feci bir
mağlubiyet tattırdı.
Artık Harici diye
anılan bu sapıklar
bu sefer Nehrevan’a
çekildiler ve bütün Yahudi,
Hıristiyan, Kafir, Mecusi vs
İslam düşmanlarına haber salarak
Hz. Ali ile
yapılacak bir savaşa
davet ettiler.
Gerçekten de kısa
sürede büyük bir
ordu toplamışlardı ama
bu sapıklar ordusu
da Hz. Ali karşısında tutunamadı. 658 Yılı Temmuzunda. Başlarındaki Abdullah
İbni Vehb de
dahil olmak üzere
çok büyük kayıplar
verdiler. Ama Abdurrahman
İbni Mülcem kurtulmuştu.
Bu olaydan sonra
Hz. Ali tekrar
Muaviye üzerine yürümek
istediyse de ordusunun
önemli bir kısmı
‘’ "Ey Müminlerin Emiri! Oklarımız tamamen tükendi, kılıçlarımız
köreldi, mızraklarımızın başından demirleri düştü. Bizi evlerimize geri götür
de iyice hazırlandıktan sonra, daha çevik ve güçlü olarak ilerleyelim."
Diyerek bahaneler ileri sürmeye başladılar.
Hz. Ali
baktı ki bu
orduyla bir şey
yapmak mümkün değil,
çaresiz Kufe’ye çekildi.
Bu arada
Hariciler bütün bu yaşananların müsebbibi
olarak gördükleri Muaviye,
Amr İbnü’l As ve
Hz. Ali’yi öldürmeye
karar verdiler. Hz.
Ali’yi öldürme görevi
de Abdurrahman İbni Mülcem’e
verilmişti.
Abdurrahman İbni Mülcem
Kufe’ye geldi. O
da Hz. Ali’nin
öldürülmesi gerektiğini düşünüyordu
ama bazı tereddütleri
vardı. Bu işi
tek başına başarabilir
miydi? Hz. Ali’yi
öldürürse onun ‘’Sen
beni öldüreceksin ‘’
Sözlerini haklı çıkarmış
olmaz mıydı?
İşte bu
tereddütleri güzeller güzeli
bir kadın olan
Kuttame’yi tanıyıp ona
talip olunca değişti
zira Kuttame, babası
ve kardeşleri Nehrevan
Savaşında öldürülmüş bir
Hariciydi ve İbni
Mülcem’e ‘’ beni
almak istiyorsan Ali’yi
öldürmelisin’’ dediği gibi Hz.
Ali’yi öldürmesi için
ona iki de
yardımcı veriyordu: Şebib ve
Verdan. Yani Abdurrahman İbni
Mülcem, Hz. Ali’yi
tek başına öldürmeyecek,
yardımcıları da olacaktı.
Bu arada
Hz. Ali 661
senesinin Ramazan ayında
günlerini evlatlarının evlerinde
geçiriyordu. Bir gün
Hasan’ın, bir gün Hüseyin’in,
bir gün Zeyneb’in, Bir
gün Ümmügülsüm’ün…
O meş’um
gece kızı Ümmügülsüm’de
iftar ve sahur
yapmıştı. Üç lokmadan fazla yemiyordu. Neden
bu kadar az
yediği sorulduğunda ‘’
Öldüğümde Rabbimin huzuruna
midem boş olarak
gitmeliyim’’ Diyordu.
Sabahleyin namaz kıldırmak
üzere mescidin yolunu tutmuştu.
Son zamanlarında sürekli yakında
öleceğinden bahseden Hz. Ali,
mescide doğru giderken evdeki
ördekler peşine takıldı ve
paçalarına dalıp çekiştirmeye başladı.
Bazıları ördekleri uzaklaştırmak isteyince, "Bırakın onları; çünkü
onlar bir grup bağrışanlardır ki, onları ağlayanlar izleyecektir." Dedi.
Ümmügülsüm ‘’ Emeredin bugün
namazı Cu’de Kıldırsın’’ Deyince de ‘’
Allah’ın kazasından kaçılmaz.’’Dedi
Daha sonra Mescid’e
giren Hz. Ali, tekbir
getirip Namaza başladı.
İşte o anda safların
arkasında önce bir
gürültü oldu, ardından
‘’ Hüküm senin
değil yalnızca Allah’ındır
‘’ diye bir ses
duyuldu ve bir
saniye bile geçmeden
İbni Mülcem’ın zehirle
yıkadığı kılıcı Hz.
Ali’nin bembeyaz sakalını
kızıl kana buladı.
Hz. Ali önce ‘’ Kabe’nin Rabbine
and olsun ki kurtuldum.’’ Dedi.
Daha sonra ‘’
Yakalayın onu.’’ Diye
buyurdu.
Kaçan İbni Mülcem’in
peşine düştüler ancak
İbni Mülcem, elindeki
kılıçla hiç kimseyi
yanına yaklaştırmıyordu. Nihayet
Kusem bin Abbas,
çevik bir hareketle
üzerine atlayıp onu
yere yıktı ve akabinde
yakalayıp Hz. Ali’nin
huzuruna getirdiler.
Hz. Ali, Karşısında Abdurrahman
İbni Mülcem’i görünce
‘’İbni Mülcem Sen ha ?’’
dedi o da
küstah bir şekilde
‘’Evet ben.’’ Diye cevap verdi.
Hz. Ali ‘’ Elleri morarmış,
bağlarını gevşetin. Ona
benim içtiğim sütten
verin. Eza ve işkence
yapmayın. Eğer ölürsem
kısas uygularsınız. Sağ
kalırsam herhalde bağışlarım.’’
Dedi.
Çok kısa süre önce
Hz. Ali için
canını verecek kadar
onu seven İbni
Mülcem, şimdi Hz.
Ali’den öylesine nefret
ediyordu ki, Hz. Ali’nin
kızı Ümmügülsüm ‘’ Umarım
bu yaradan iyileşir ‘’ Dediğinde ‘’ Vallahi ona öyle bir darbe indirmişim ki,
eğer onu yeryüzünün sakinleri arasında bölüştürseler, hepsini helâk eder."
dedi
Hz. Ali daha sonra kağıt ve kalem istedi ve oğullarından Hasan ile Hüseyin’e hitaben bir vasiyet yazdı.
Bu vasiyet oldukça uzun olduğu için yazmıyorum ama son cümleleri şöyleydi:
Ey Abdulmuttalib Oğulları, Emir’ül-Müminin katledildi deyip Müslümanların kanlarına girmenizi, öç almaya kalkmanızı istemem, "Öldüreceğiniz, kuduz bir köpek bile olsa eziyet etmekten sakının."
661 Yılının Ramazan Aynın 21 günü, Miladi takvime göre 24 Ocak 661’de aldığı yaranın ve zehrin etkisiyle hayata gözlerini yumdu. Rabbim şefaatine nail eylesin.
Hz. Ali ölünce Abdurrahman İbni Mülcem’e ne oldu peki?
Kısas uygulandı. Yani öldürüldü.
Hz. Ali’nin yıkanması, kefenlenmesi, cenaze namazının kıldırılması gibi işleri büyük oğlu Hasan yerine getirdi
Hz. Ali’nin ölümü Müslümanlar arasında çok büyük bir üzüntüye yol açarken Hariciler sevinçten çılgına dönmüşlerdi adeta. Mesela o sapıklardan biri olan İmran bin Hattan el Vakaşî, İbni Mülcem’i övdüğü şiirinde şöyle diyordu:
‘’Allah’ın rızasını kazanmaktan başka bir amacı olmayan takvalı bir kişiden ne vuruştu ha! Onu hatırladığımda, Allah katında bütün insanların en çok mükâfat alanı olduğunu düşünüyorum.’’
***
Son olarak..
Bilindiği gibi bizim dünyamızda maalesef Kur’an-ı Kerimi İlim Kapısının Anahtarı Hz. Ali’den daha iyi bildiğini düşünen sapıklar olduğu gibi Hz. Ali’yi Peygamber hatta Allah yerine koyan sapıklar da vardır. İşte o sapıkların iddialarından biri:
‘’ Allah-ü Teala o gün bir kişiyi aynen Hz. Ali’ye benzetti. Mescide gelip cemaate namaz kıldıran Hz. Ali değil işte bu benzeriydi. Haliyle İbni Mülcem, Hz. Ali’yi değil benzerini öldürmüştü. Allah, Hz. Ali’yi ise göğe kaldırdı.’’
Yok yok Hıristiyan inancına göre Hz. İsa’nın öldürülmesi olayı değil bu. Bu okuduklarınız Hz. Ali’nin öldürülmesi ile ilgili anlatılardan biri…
-------------------- BİTTİ------------------------------
- Yorumlar 10
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.