Lozan Antlaşmasını Niçin Bayram Olarak Kutlamıyoruz 2 Bölüm
Lozan Antlaşmasıyla bağımsız ve
hür bir vatana
kavuşmuştuk dolayısıyla da
bu hürriyetin bayramını
kutlamak son derece
doğaldı ama gelin
görün ki ülkemizde Lozan
Antlaşmasından önce ‘’
Hürriyet Bayramı ‘’ Ya
da o günkü
adıyla ‘’ Îd-ı
Milli ‘’ ( Ulusal
Bayram ) adı
altında resmi olarak
kutlanan bir bayram
vardı. Evet, öyle önemli bir
gün olarak değil
resmi olarak kutlanan
bir Hürriyet Bayramımız
vardı.
Neyin bayramıydı bu?
Hangi hürriyetin bayramıydı?
Efendim bu Rumi
takvime göre 10
Temmuz, Miladi Takvime
göre ise 23
Temmuz 1908’de ilan
edilen II. Meşrutiyetin
kutlanması bayramıydı ve
1909’da İttihat ve
Terakki resmen başlatmıştı
bu günü bayram
olarak kutlamayı.
Bayramın Resmi adı
her ne kadar
Îd-ı Milliydi ama halk
arasında ‘’ 10 Temmuz ‘’
Bayramı olarak biliniyordu
ama 23 Temmuz’da
kutlanıyordu.
Sanırım komediyi yavaş
yavaş anladınız. Zira Cumhuriyet döneminde
de kutlanmaya devam
etti Îd-ı Milli .
Böylece aynı gün
vatandaşımızın bir kısmı
halen II. Meşrutiyetin
ilanını, bir kısmı da
Lozan Antlaşmasını kutluyordu.
Ama çoğunluk neyi
kutladığının farkında bile
değildi.
*****
Evet, Lozan uzun
süre özellikle Halkevlerinde
bayram havasında kutlandı.
Bu kutlamaların en
görkemlisi de 1933
Yılında yapıldı ( O
sene malum Cumhuriyetin
10. Yıldönümü de
kutlanacaktı. O sebeple
daha önce kutlanan
Lozan Antlaşması bir
yerde Cumhuriyet
kutlamalarının provası oldu.
O gün yani 24Temmuz
1933’de Cumhurbaşkanı
Mustafa Kemal, Başbakan İsmet İnönü’ye
bir telgraf çekerek
şöyle dedi:
“Başvekil İsmet Paşa Hazretlerine
Bugün, Lozan Günüdür. Bugünü millete
kazandıran zatı devletlerini bütün kalbimle tebrik eder ve gözlerinden öperim.”
Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal.
Tabii ki
başbakan İsmet Paşa
da Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa
Kemal’e bir telgraf
çekip şöyle cevap
verdi:
“Reisicumhur Hz. nin huzurlarına
Milletin sayısız fedakârlıklarının
mahsulü olan Lozan Günü için yüksek ve alicenabane iltifatlarınıza derin
saygılarımla şükranlarımı sunarım” İsmet
Ancak aynı günün
ilginç hadiseleri bu
telgraflarla sınırlı değildir
O gün Anadolu Gazetesi ‘’ Bugün Lozan Günüdür. Daha da doğrusu bugün İsmet Paşa Günüdür ‘’ diyerek Lozan Gününü İsmet Paşa günü ilan ederken aynı gün Almanya’nın Essen şehir radyosunda yazar Dr. Hans Froembogen tarafından Lozan’ı öven bir konuşma da yapılmıştır.
1933’deki bu çok heyecanlı ama resmi bayram olmayan kutlamalardan sonra beklenirdi ki 1935 Yılında Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun hazırlanırken, Lozan Antlaşmasının imza edildiği tarih olan 24 Temmuz, Milli bayramlarımız arasına girsin ama olmadı. Mustafa Kemal hayattaydı, Lozan Antlaşmasına kimse toz konduramıyordu ama her ne hikmetse o yere göğe sığdırılamayan Lozan Antlaşması resmi bayramlar arasına giremiyordu bir türlü.
Peki İsmet İnönü zamanında durum nasıldı?
İsmet İnönü zamanında Lozan Sulh Bayramı o kadar görkemli bir şekilde kutlandı ki(!) aklınız hayaliniz durur.
Zamanın İçişleri Bakanlığı tüm illerin valiliklerine genelgeler gönderip İllerdeki Halkevlerinde Lozan Antlaşmasının yıl dönümlerinin bayram olarak kutlanması gerektiğini, bu isteğin bir rica değil uyulması gereken bir mecburiyet olduğunu bildirdi. Halkevleri de bu mecburiyete binaen yaptı elinden geleni gayrı. ( Halkevlerini mecbur tutmaya gerek yoktu aslında onlar gönüllü kutluyorlardı. )
Amma velakin İsmet Paşa da Lozan Antlaşmasını resmi bayram yapmadı. Ya da yapamadı.
Sonra DP İktidarı geldi.
Bu iktidar 8 Ağustos 1951’de Halkevlerini kapatınca artık Lozan Sulh Bayramını kutlayacak kimsecikler kalmadı. Öyle olunca da ‘’DP İktidarı Lozan Bayramını kaldırdı.’’ oldu
Sonra Malum 27 Mayıs 1960 Darbesi geldi.
Peşinden 3 Nisan 1963’de bayramlarımıza bir tane daha eklendi: Hürriyet ve Anayasa Bayramı.
Ama Lozan’ı da remi bayram olarak ilan etmek Cemal Aga’nın da ( Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ) aklına gelmedi.
Evet, Lozan’da bir şeyler vardı.
Ne vardı bilinmez ama kıyafetinden konuşmasına her şeyiyle Atatürk’ü taklit eden, bu sebeple de bir kesimin Mustafa Kamil Zorti lakabını taktıkları Kenan Paşa bayramlarımız arasına bir bayram daha katmak istedi: 12 Eylül Hürriyet, Barış ve Demokrasi Bayramı…
17 Mart 1981’de 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramını kaldırdı ama yerine 12 Eylül Bayramını getiremedi. Lakin onun da aklına gelmedi Lozan Antlaşmasını resmi bayram ilan etmek.
Yahu o değil de bu Lozan, 27 Mayıs kadar bile mi Hürriyet getirmedi bu ülkeye ki 27 Mayısı bile resmi bayram ilan ettik de Lozan’ı etmedik?
Velhasılıkelam 27 Mayısın resmi olarak bayram ilan edildiği bir ülkede Lozan Antlaşmasının imza edildiği gün resmi bayram olamamışsa takkeyi önümüze koyup ‘’ Neden ‘’ diye düşünmek gerekmez mi?
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.