Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Lozan Antlaşmasını Niçin Bayram Olarak Kutlamıyoruz 2 Bölüm

Lozan Antlaşmasını Niçin Bayram Olarak Kutlamıyoruz 2 Bölüm



Lozan  Antlaşmasıyla bağımsız  ve  hür  bir  vatana  kavuşmuştuk  dolayısıyla  da  bu  hürriyetin  bayramını  kutlamak  son  derece  doğaldı  ama  gelin  görün  ki ülkemizde  Lozan  Antlaşmasından  önce  ‘’  Hürriyet  Bayramı ‘’  Ya  da  o  günkü  adıyla  ‘’  Îd-ı  Milli ‘’  (  Ulusal  Bayram  )  adı  altında  resmi  olarak  kutlanan  bir  bayram  vardı. Evet,  öyle önemli  bir  gün  olarak  değil  resmi  olarak  kutlanan  bir  Hürriyet  Bayramımız  vardı.

Neyin  bayramıydı  bu?  Hangi   hürriyetin  bayramıydı?

Efendim  bu  Rumi  takvime  göre  10  Temmuz,  Miladi  Takvime  göre  ise  23  Temmuz  1908’de  ilan  edilen  II.  Meşrutiyetin  kutlanması  bayramıydı  ve  1909’da  İttihat  ve  Terakki  resmen  başlatmıştı  bu  günü  bayram  olarak  kutlamayı.

Bayramın  Resmi  adı  her  ne  kadar  Îd-ı  Milliydi  ama halk  arasında  ‘’ 10  Temmuz ‘’  Bayramı  olarak  biliniyordu  ama  23  Temmuz’da  kutlanıyordu.

Sanırım  komediyi  yavaş  yavaş  anladınız.  Zira Cumhuriyet  döneminde  de  kutlanmaya  devam  etti   Îd-ı  Milli .  Böylece  aynı  gün  vatandaşımızın  bir  kısmı   halen  II.  Meşrutiyetin  ilanını, bir  kısmı  da  Lozan  Antlaşmasını  kutluyordu.  Ama  çoğunluk  neyi  kutladığının  farkında  bile  değildi. 

*****

Evet,  Lozan  uzun  süre  özellikle  Halkevlerinde  bayram  havasında  kutlandı.  Bu  kutlamaların  en  görkemlisi  de  1933  Yılında  yapıldı  ( O  sene  malum  Cumhuriyetin  10.  Yıldönümü  de  kutlanacaktı.  O  sebeple  daha  önce  kutlanan  Lozan  Antlaşması  bir  yerde Cumhuriyet  kutlamalarının  provası  oldu.

O gün  yani  24Temmuz  1933’de Cumhurbaşkanı  Mustafa  Kemal,  Başbakan İsmet  İnönü’ye  bir  telgraf  çekerek  şöyle  dedi:

“Başvekil İsmet Paşa Hazretlerine

Bugün, Lozan Günüdür. Bugünü millete kazandıran zatı devletlerini bütün kalbimle tebrik eder ve gözlerinden öperim.” Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal.

Tabii  ki  başbakan  İsmet  Paşa  da  Cumhurbaşkanı  Gazi Mustafa  Kemal’e  bir  telgraf  çekip  şöyle  cevap  verdi:

“Reisicumhur Hz. nin huzurlarına

Milletin sayısız fedakârlıklarının mahsulü olan Lozan Günü için yüksek ve alicenabane iltifatlarınıza derin saygılarımla şükranlarımı sunarım” İsmet


Ancak  aynı  günün  ilginç  hadiseleri  bu  telgraflarla  sınırlı  değildir

 

O gün  Anadolu  Gazetesi  ‘’  Bugün  Lozan  Günüdür.  Daha  da  doğrusu  bugün  İsmet  Paşa  Günüdür ‘’  diyerek  Lozan  Gününü  İsmet  Paşa  günü  ilan  ederken  aynı  gün  Almanya’nın Essen şehir radyosunda yazar Dr. Hans Froembogen tarafından Lozan’ı öven bir konuşma da yapılmıştır.

1933’deki  bu  çok  heyecanlı  ama  resmi  bayram  olmayan  kutlamalardan  sonra  beklenirdi  ki  1935  Yılında 
Ulusal  Bayram  ve Genel  Tatiller  Hakkında Kanun  hazırlanırken,  Lozan  Antlaşmasının  imza  edildiği  tarih  olan  24  Temmuz,  Milli  bayramlarımız  arasına  girsin  ama  olmadı.  Mustafa  Kemal  hayattaydı,  Lozan  Antlaşmasına  kimse  toz  konduramıyordu  ama  her ne  hikmetse  o  yere  göğe  sığdırılamayan  Lozan  Antlaşması  resmi  bayramlar  arasına  giremiyordu  bir  türlü.

Peki  İsmet  İnönü  zamanında  durum  nasıldı?

İsmet  İnönü  zamanında  Lozan  Sulh  Bayramı  o  kadar  görkemli  bir  şekilde kutlandı  ki(!)  aklınız  hayaliniz  durur.

Zamanın  İçişleri  Bakanlığı tüm  illerin  valiliklerine  genelgeler  gönderip  İllerdeki  Halkevlerinde  Lozan  Antlaşmasının  yıl dönümlerinin  bayram  olarak  kutlanması gerektiğini,  bu  isteğin  bir  rica  değil  uyulması  gereken  bir  mecburiyet  olduğunu  bildirdi.  Halkevleri  de bu  mecburiyete  binaen  yaptı  elinden  geleni  gayrı. ( Halkevlerini  mecbur  tutmaya  gerek  yoktu  aslında  onlar  gönüllü  kutluyorlardı.  ) 

Amma  velakin  İsmet  Paşa  da  Lozan  Antlaşmasını resmi  bayram  yapmadı. Ya  da  yapamadı.

Sonra  DP  İktidarı  geldi. 

Bu  iktidar  8  Ağustos  1951’de  Halkevlerini  kapatınca  artık  Lozan  Sulh  Bayramını  kutlayacak  kimsecikler  kalmadı. Öyle  olunca  da  ‘’DP  İktidarı  Lozan  Bayramını  kaldırdı.’’ oldu

Sonra  Malum  27  Mayıs 1960  Darbesi  geldi.

Peşinden  3  Nisan  1963’de  bayramlarımıza  bir  tane  daha  eklendi:  Hürriyet  ve  Anayasa  Bayramı.

Ama  Lozan’ı  da  remi  bayram  olarak  ilan etmek Cemal  Aga’nın da (  Cumhurbaşkanı  Cemal  Gürsel ) aklına  gelmedi.  

Evet,  Lozan’da  bir  şeyler  vardı. 

Ne  vardı  bilinmez  ama   kıyafetinden  konuşmasına  her  şeyiyle  Atatürk’ü  taklit  eden,  bu  sebeple  de  bir  kesimin Mustafa  Kamil  Zorti  lakabını  taktıkları  Kenan  Paşa bayramlarımız  arasına  bir  bayram  daha  katmak  istedi:  12  Eylül Hürriyet,  Barış  ve  Demokrasi  Bayramı…

17  Mart  1981’de 27  Mayıs  Hürriyet  ve  Anayasa  Bayramını  kaldırdı  ama yerine  12  Eylül  Bayramını  getiremedi.  Lakin  onun  da  aklına  gelmedi  Lozan  Antlaşmasını   resmi  bayram  ilan  etmek.

Yahu  o değil  de  bu  Lozan,  27  Mayıs  kadar  bile mi  Hürriyet  getirmedi  bu  ülkeye  ki  27  Mayısı  bile resmi  bayram ilan  ettik de  Lozan’ı  etmedik? 

Velhasılıkelam  27  Mayısın resmi olarak bayram  ilan  edildiği  bir ülkede  Lozan Antlaşmasının  imza  edildiği  gün  resmi  bayram  olamamışsa  takkeyi  önümüze  koyup  ‘’  Neden ‘’  diye düşünmek  gerekmez  mi? 



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 11
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Lozan Antlaşmasını Niçin Bayram Olarak Kutlamıyoruz 2 Bölüm

Lozan Antlaşmasını Niçin Bayram Olarak Kutlamıyoruz 2 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber