İstanbulu Aç Gülzar Yap
M.Ö. 194 Yılında
Roma İmparatoru Septimus Severus tarafından ele geçirilen
İstanbul, M.S. 330 Yılında İmparator I.
Konstantin tarafından Roma
İmparatorluğunun başkenti yapıldı ve
adına da Konstantinopolis dendi.
395 Yılında Roma
İmparatorluğunun ikiye
ayrılması üzerine Doğu Roma
İmparatorluğunun başkenti
olan şehir, tarih boyunca
pek çok kez kuşatıldı.
Mesela
* 616’da İran Hükümdarı Keyhüsrev,
* 626 İranlılar ve Avar Türkleri,
* 665, 667,672’de Emevi Halifesi Muaviye, ,
* 712 ve 722 Emevi Halifesi I. Velid,
* 782 Abbasiler,
* 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil,
* 864 Ruslar,
* 869 Abbasi Halifesi Mütevekkil,
* 936 Ruslar,
* 959 Macarlar,
* 970 Abbasiler,
*1090-1091 Çaka Bey’in İstanbul
Kuşatması
* 1204 Latinler,
* 1302 Venedikliler,
* 1348 Cenovalılar,
* 1391 ve 1396 Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid,
* 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi,
* 1422 Osmanlı Padişahı 2. Murad,
* 1437 Cenovalılar,
tarafından, ayrıca Atilla'nın,
Vikinglerin, Bulgarların ve Gotların istilalarına uğramıştır.
Ancak Müslüman Türkler
tarafından bunca canla
başla fethedilmek istenmesinin
pek çok siyasi,
ekonomik, askeri sebepleri
yanında çok önemi
bir sebebi de Peygamberimiz Hz.
Muhammed’in (S.A.S)
İstanbul’un fethi ile
ilgili hadisidir.
Bir rivayete göre
Hz. Muhammed, Hendek
Savaşı sırasında ileride
Yemen’in Mısır’ın, İran’ın ve Bizans İmparatorluğunun bir gün
Müslümanların eline geçeceğini
söylemiş ama diğer yerler hakkında
bir müjde vermezken
İstanbul’u fethedecek komutan ve orduyu
müjdelemiştir.
‘’ İstanbul
bir gün elbet fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne
güzel komutan, onu
fetheden ordu ne güzel ordudur ‘’
Bugün bazı tarihçilerin ‘’
Öyle bir hadis
yok. Akşemsettin, İstanbul’u bir türlü
alamayan Sultan Mehmet’i
ve Osmanlı ordusunu gaza
getirmek için hadis
uydurmuş ‘’ demelerine rağmen(Bunlar
genellikle Osmanlıyı sevmeyen tarihçilerdir. ) pek
çok tarihçi ve ilahiyatçı
bu hadisin sahih olduğu kanaatindedir çünkü
bu hadis en
önemli hadis kaynakları olan İmam Ahmed bin Hanbel'in Müsned adlı eserinde (Müsned, IV, 335) geçmektedir. Ayrıca
Buhârî'nin et-Târihu'l-Kebîr
adlı eseri ile İbn Ebî Şeybe'nin Musannef adlı eserinde de yer alır.
İşte bu
sebepledir ki İstanbul, her Müslüman
devletin kızıl elması olmuştur.
[ 1048 Pasinler Savaşı, 1071
Malazgirt Savaşı, 1075’de
İznik’in fethedilip Anadolu
Selçuklu Devletine başkent
yapılması, 1090-1091 Yıllarında Türk
Denizcisi Çaka Bey’in İstanbul’u
kuşatması, 1176 Miryokefalon
Savaşı hep İstanbul’un
fethini kolaylaştırmak için
yapılan seferlerdir. ]
******
Yukarıda da belirttiğim gibi İstanbul’un fethi
- kuruluşundan itibaren- Osmanlılar
için de oldukça önemli bir
hedef olmuştur ki 15.
Yüzyıl
Tarihçilerinden Yazıcıoğlu Ali,
Osmanlı Devletinin kurucusu
Osman Bey’in, oğlu
Orhan Gazi’ye vasiyetini
şöyle şiirleştirmiştir:
Gönül kerestesi ile
Bir Yenişehrü pazar yap
Zulm eyleme rençberlere
Her ne ister isen var yap
Eski yeni şehri barı
İnegöl’e dek hep varı
Kırıp geçirdik küffarı
Bursa’yı da yık tekrar yap
Kurt olup gel gir sürüye
Arslan ol bakma geriye
Çar olup hay de çeriye
Dil geçidini hisar yap
İznik şehrine hor bakma
Sakarya suyu gibi akma
İznikmid’i( İzmit’i ) de al, yakma
Her burcunda bir hisar yap
Ertuğrul Osman oğlusun
Oğuz- Karahan neslisin
Hakkın bir kemter kulusun
İstanbul’u aç gülzâr yap!
Evet, Osman Bey,
oğlu Orhan’a ‘’İstanbul’u aç.’’
diyor.
Aç, yani
fethet !
‘’Gülzar ‘’ yap diyor. Yani ‘’1204’de
İstanbul’u ele geçiren
Latinler gibi şehri
tarumar etme, şehri
bir gül bahçesine
çevir. ‘’ diyor. ( Açmak, fethetmek
aslında tam olarak budur.)
Peki Orhan Bey,
baba vasiyetini yerine getiriyor
mu?
Evet getiriyor. Hem de
harfi harfine.
1329’da Bursa fethedilmiştir---İleride
İstanbul’un fethini
kolaylaştırmak için
Aynı yıl, bugünkü İstanbul’un
Maltepe ilçesinde Bizans
İmparatoru III. Andronikos perişan edilmiş ve bu günkü
İstanbul’un Anadolu yakası
büyük ölçüde Osmanlı
hakimiyetine sokulmuştur.( Bu
savaşa tarihte Palekanon Savaşı
denir. Palekanon Savaşını bilen çoktur ama bu
savaşın İstanbul’un Asya
yakasındaki Maltepe
İlçesinde yapıldığını pek
az insanımız bilir. )
1331’de İznik’in fethi,
1339’ da İzmit ‘in fethi hep İstanbul’u bir gün fethetmeye
yöneliktir.
Türklerin 1354’de Rumeli’ye
geçişi, Orhan Bey oğlu I.
Murat’ın Bugünkü Çatalca’ya kadar
olan toprakları ( Çatalca dahil
) Osmanlı topraklarına
katması, İstanbul’un fethi
içindir.
Yıldırım Bayezıt’ın bugünkü
Anadolu Hisarı semtinde
bir hisar yaptırabilmesi İstanbul’un
Anadolu yakası topraklarının
Fatih Sultan Mehmet’ten
önce fethedildiğinin delili değil
midir?
Fatih Sultan Mehmet
1453’de Edirne’den kalkmış,
gelmiş bugünkü
Bayrampaşa-Topkapı-Maltepe’de
kurmuş karargahını. Demek ki
Avrupa yakası da Türklerin elinde
taaa Topkapı’ya kadar.
Yine Fatih Sultan
Mehmet, İstanbul Boğazı’nın
Avrupa yakasında Rumeli
Hisarını( Boğazkesen ) yaptırmış.
Bu topraklar Osmanlı toprağı
olmasa babasının arsasına
konak yaptırır gibi
yaptırabilir miydi Rumeli
hisarını?
Eeee Fatih Sultan
Mehmet’in feth ettiği
İstanbul neresiydi?
Hemen söyleyeyim İstanbul’un
surlar içinde kalan
kısmıydı.
Büyük İstanbul haritasında
gördüğünüz o siyah renkli minicik
alan var ya,
işte orasıydı. O mini
minnacık yerdi.
Bugünkü İstanbul’a bakarak konuşacak
olursak İstanbul’un asıl fatihi Orhan Beydi ve ondan sonra gelenler… Fatih Sultan Mehmet, sadece en son
darbeyi indirmişti.
Fatih Sultan Mehmet
zamanına bakarak konuşacak
olursak, Sultan II. Mehmet, o günün
İstanbul’unu fethetmiştir.
Bana soracak olursanız…
Peygamberimizin müjdesine nail olan
sadece Fatih Sultan
Mehmet ve orduları
değildir. Aynı zamanda Orhan
Bey ve ordusu ( Bence en büyük
pay Orhan Bey’e
ait. ) I. Murat ve ordusu,
Yıldırım Bayezıd ve ordusu,
Musa Çelebi ve ordusu,
II. Murad ve
ordusu da bu
müjdeye naillerdir.
Rabbim hepsine rahmet
eylesin. Makamları cennet olsun.
Rabbim halen İstanbul’u ele
geçirip Ayasofya’nın
kubbesine haç dikmek emelinde
olan Megali İdeacılara da ‘’ Peygamberimizin o
hadisi henüz gerçekleşmedi. Ne zaman ki
Araplar, barbar Türklerden İstanbul’u
alacak işte o
zaman bu hadis
gerçekleşmiş olacak.’’ Diyen
görüntüde Müslüman, gerçekte
İslam düşmanı olan Reşit
Rıza gibi Mason uşaklarına da fırsat vermesin.
İstanbul’un Fethinin 573. Yıldönümü
Türk ve İslam
Dünyasına Kutlu olsun.
*******
[ Reşit Rıza, Cemaleddin
Afgani ve Muhammed
Abduh…Zamanlarının Abdullah İbni
Sebeleridir. Yani İslamiyete en
büyük zararları veren alçakları. Ama maalesef
Mehmet Akif’i bile etkilemiştir
bu alçaklar.]
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 12
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.