Gazi Meclisin İlk Şehitleri 2 Bölüm
1923 Senesinde TBMM,
ikinci şehidini verdi.
Bu şehit de
meclisin dışında katledilmişti.
TBMM’nin I. Dönem
mebuslarından olan Ali Şükrü Bey,
TBMM açılmadan önce de
Meclis-i Mebusan’da ( Osmanlı
Parlamentosunda ) Trabzon
mebusuydu, Meclis-i Mebusan
kapatılınca Ankara’ya geçti
ve TBMM’de yine Trabzon
Mebusu olarak görev
yapmaya başladı.
Ali Şükrü, TBMM
Mebusu olarak önce
İrşad Encümeninde görev
yaptı. Bu encümenin
görevi Milli Mücadele aleyhindeki zararlı
propagandaları önlemekti.
Ali Şükrü Bey, şehir şehir,
köy köy dolaşarak Milli Mücadele
karşıtı propagandalara karşı Milli
Mücadelenin vatan ve namus
borcu, dinin emri olduğu yolunda halkı aydınlatıcı
konuşmalar yaptı ve oldukça da
etkili oldu.
Meclis açıldıktan sadece
beş gün sonra
İçki Yasağı için
kanun teklifi sundu ve
Mustafa Kemal’in ‘’
Böyle bir zamanda nelerle uğraşıyoruz.’’ demesine rağmen
‘’ Men-i Müskirat Kanunu adı verilen
kanunu o gün
meclisten geçirdi ( Bu
kanun dört yıl
yürürlükte kaldı )
Lozan görüşmeleri başlayana
kadar Mustafa Kemal ve
yakın çevresi ile
ciddi bir sorun
yaşamayan aksine gayet iyi geçinen
Ali Şükrü Bey, Lozan
görüşmeleri başlayınca şiddetli
bir muhalif oldu.
Öncelikle İsmet Paşa’nın Lozan’a baş
murahhas olarak gönderilmesine şiddetle
karşı çıkmıştı, devamında
Lozan’da aşırı tavizkar
davranıldığını söylüyordu.
Dahası da vardı:
Mustafa Kemal, Hakimiyet-i
Milliye Gazetesinde Lozan
görüşmeleri lehine yazılar
yazarken Ali Şükrü,
çıkardığı Tan Gazetesinde
Lozan aleyhine verip
veriştiriyordu ki henüz imzalanmış bir
antlaşma yoktu. Taraflar
karşılıklı görüşme safhasındaydı.
Neyse efendim, 23
Mart 1923’de Ali
Şükrü Bey, birdenbire
yok oldu. Evet, kayboldu
aniden
Kardeşi Şevket, iki
gün sonra ağabeyisinin
iki gündür kayıp
olduğunu, kendisine ulaşamadıklarını hükumete
bildirdi. Bunun üzerine
aramaya başlandı ve
kayboluşunun 3. Gününde cesedi Ankara’nın Mühye
Köyü civarında bulundu.
Bütün işaretler boğularak
öldürüldüğünü gösteriyordu.
Bu haber
üzerine TBMM’de büyük
bir heyecan yaşandı
ve mebuslar, Ali
Şükrü Bey’i boğarak
öldüren şahsın, yakalanıp
meclis kapısında asılarak idam
edilmesi gerektiğini söylüyorlardı
ki aşağı yukarı
bütün parmaklar katil
olarak tek bir
kişiyi gösteriyordu: Mustafa Kemal’in ve TBMM’nin
eski muhafızı Topal
Osman.
Evet, aşağı yukarı
tüm mebuslar Yüksek sesle
‘’ Topal Osman
öldürmüştür’’ Diyorlardı ki deliller
de Topal Osman’ın aleyhineydi.
Deliller Topal Osman’ın
aleyhineydi ama aşağı
yukarı hiç kimse
‘’ Topal Osman, Mustafa
Kemal’in emriyle öldürdü
Ali Şükrü’yü.’’ demiyordu ( Ya da
diyemiyordu ) Yüksek sesle söylenen şey: ‘’Topal Osman,
Mustafa Kemal ile Ali Şükrü
arasındaki kavgadan kendisine
vazife çıkartıp Ali Şükrü
Bey’i Öldürmüş.’’ İdi. Mustafa
Kemal’e toz konduran
yoktu adeta.
Velhasılıkelam Tüm şimşekler Topal
Osman üzerinde toplanmıştı
ve ondan başka
da hiçbir suçlu ya da azmettiricinin adı
zikredilmiyordu.
Sonra?
Sonrasında at izi-
it izi öylesine karıştı
ve öylesine ‘’ Kurcalama b.ku
çıkar ‘’ türünden olaylar
oldu ki bunların
ne kadarı doğru,
ne kadarı yalan
birbirinden ayırmak imkansızdı.
*Evet, mesela rivayete göre Topal
Osman, Mustafa Kemal’e
çok kızmıştı. Çünkü Ali
Şükrü Bey’i öldürten
oydu ama Ali Şükrü
Bey öldükten sonra
kendisine sahip çıkmamıştı.
*Yine rivayete göre ( Daha
doğrusu eşi Latife
Hanımın kız kardeşi
Vecihe’nin torunu Mehmet
Sadık Öke’nin Yıllar
sonra sözde Vecihe hanımın hatıralarına
dayanarak yaptığı anlatıma göre) Topal
Osman, o öfkeyle Çankaya Köşkünü
bastı. Mustafa Kemal Paşa,
Topal Osman’ın gazabından
kurtulmak için Latife
Hanımın çarşafını giydi ve
dışarı çıktı, çıktıktan
sonra da kaçtı. Köşke giren
Topal Osman burada
Mustafa Kemal’i göremeyince
ortalığı darmadağın etti.
Bunları yazdım diye
bana kızmasın veya Atatürk’ün manevi
şahsına hakaretten dava etmesin hiç
kimse. İlle de birilerini
dava etmek isterlerse de İpek Çalışlar’ı
dava etsinler. ‘’ Latife
Hanım’’ adlı eserinde bu
yazdıklarımı anlatan o.
*Yine rivayete göre artık
namlunun ucuna konmuş
olan Topal Osman,
1 Nisan 1923’de Bugünkü Ankara’nın Gaziosmanpaşa İlçesinde o
dönemde ‘’ Papazın Bağı ‘’ olarak
bilinen yerde Mustafa
Kemal Paşa’nın yeni
muhafızı İsmail Hakkı Tekçe
tarafından kıstırıldı.
Yapılan çatışmada Topal Osman yaralı
olarak ele geçirildi
ancak İ.Hakkı Tekçe, acımasız bir
adamdı. Daha önce Türkiye Komünist
Partisi Genel Başkanı
Mustafa Suphi’yi öldüren Yahya
Kaptan’ı - konuşmasın diye- gözünü
kırpmadan infaz eden
İ.Hakkı Tekçe, rivayete göre yaralı
vaziyetteki Topal Osman’a da
acımadı.
Topal Osman’ın kafasına kurşunu boca
etti; Topal Osman’ın
kafası diye bir şey
ortada kalmadı. İyi de
mebuslar karar vermiş
yemin etmişlerdi: Ali
Şükrü Bey’i öldüreni
meclis kapısı önünde
boynundan asarak
sallandıracaklardı. Lakin Meclis kapısı
önüne gelen Topal Osman’ın
ne kafası kalmıştı ne
boynu. Rivayete göre
ayaklarından astılar ve
üç gün ibret-i alem için
öylece sallandırdılar.
Ha yanlış anlaşılmasın.
Bunlar hep rivayet.
‘’ Böyle şeyler
asla olmadı’’ diyen yazalar, tarihçiler
de bir hayli
fazla.
Evet, Trabzon Mebusu
Ali Şükrü’nün, Gazi
Meclisin ikinci şehidi
olduğu kesin doğruydu onun
dışındaki anlatıların ne kadarı
%100 doğrudur ne kadarı
%10 bile doğru
değildir maalesef bilmek
oldukça zor.
Ancak ilginç bir
şey daha var:
Bugün Ali maktül Ali Şükrü
Bey de katili
Topal Osman da
Türk milletinin çoğunluğu
tarafından saygı ve rahmetle
anılır. Hatta Ali Şükrü Bey için var mıdır bilmiyorum ama Topal Osman
için ağıt bile yakılmıştır
ve o ağıtta
‘
“Şan verdi memlekete, unutulmasın adı
Denmektedir.
***
3. Şehide gelince.
Resmi anlatıma göre bir kaza kurşunuyla meclis çatısı içinde kendi kendisini sırtından vurmuştu. ( Evet yanlış okumuyorsunuz resmi olarak kendi kendisini sırtından vurmuştu kazayla… Yok yok şaşırmayın. Mustafa Kemal Atatürk’ün sevgilisi Fikriye de resmi kayıtlara göre 31 Mayıs 1924’de kendisini sırtından vurarak intihar etmişti. Bizde oluyor böyle vak’alar.)
3. Şehidin kim olduğunu pek çok kişi bilir ama ben yine de onun hikayesini gelecek bölümde anlatacağım inşallah.
- Yorumlar 13
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.