Külün Altındaki Ben
Ben o kadınım.
Daha çocukken
ellerime oyuncak değil
yüzük takılan.
Saçlarım rüzgârı tanımadan
başımı eğmeyi öğretilen. 
Dizlerimdeki yara kabukları
iyileşemeden
kalbime sabret yazıldı.
Beni hep küçülttüler.
Bir cümlenin sonunda unutulan kelime gibi.
Sofrada yeri olan
ama sözü olmayan.
Evin içinde dolaşan
ama kimsenin içine dokunamayan.
Çocukluğum
kapısı erken kapanmış bir oda.
Anahtarı kimde bilmiyorum.
Bazen rüyamda o küçük kızı görüyorum, 
saçları dağınık,
gözleri kocaman.
Bana bakıyor.
Ne zaman büyüdük? diye soruyor.
Cevap veremiyorum.
Ben dört çocuk doğurdum.
Dört ayrı kalp,
dört ayrı nefes.
Onlar ağladığında dünya durdu,
onlar güldüğünde
içimde saklı bahar kıpırdadı.
Ama ben. 
Ben kendime hiç doğmadım.
Sabahları herkesten önce kalktım.
Karanlıkla dost oldum.
Çayın buharına yüzümü sakladım.
Yemek kokuları ellerime sinerken
kendi açlığımı susturdum.
Bir sevgi kırıntısı için
kalbimi masanın altına bıraktım.

Bir nasılsın
bir yoruldun mu
bir omuz başıma değen sıcaklık. 
Bunlar benim için
bir ömrü ısıtacak kadar büyük şeylerdi.
Hor görülmek
yavaş yavaş silinmek demekmiş.
Bir aynaya bakıp
kendi yüzünü seçememek.
Adını duyup
kendini duyamamak.
Ama içimde hâlâ
sönmeyen bir köz var.
Külün altında saklı.
Kimse görmüyor.
Ama ben biliyorum.
Bazen camdan gökyüzüne bakıyorum.
Bulutlar geçiyor.
Ben de geçip giden hayatıma bakıyorum.
Ve içimden diyorum ki. 
Bir gün. 
Sadece bir gün
ben de mutlu olacağım.
O günü öyle ince hayal ediyorum ki. 
Kimse beni azarlamıyor.
Kimse sesimi kısmıyor.
Birisi gözlerime bakıyor
kaçmadan.
Adımı yumuşak söylüyor.
Elimi tutuyor.
O an
belki bir dakika sürecek.
Ama o dakika
bütün karanlığımı aydınlatacak.
Ben o kadınım.
Küçük yaşta evlendirilmiş,
sürekli hor görülmüş,
ama hâlâ sevgiye inanan.
Çocuklarım büyürken
ben de içimde büyütüyorum
o küçük ihtimali.
Belki bir sabah
güneş yüzüme ilk kez
gerçekten doğacak.
Belki bir kahkaha atacağım
kendi sesime şaşırarak.
Ben sevgi görmeden yaşadım belki,
ama sevgisiz ölmeyeceğim.
Çünkü içimde
bir anlık mutluluğa bile razı
kocaman bir yürek var.
Ve ben hâlâ
o bir an için
nefes alıyorum..! 
( Külün Altındaki Ben başlıklı yazı basak--kaya tarafından 20.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu