Küllerinden Bayrak Yapan Toprak


Küllerinden bayrak yapan toprak
0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
Küllerinden bayrak yapan toprak
Bir milletin alnına sürülmüş kara geceydi vakit,
denizler suskun, limanlar yetim,
minarelerin gölgesinde korku dolaşıyordu yalınayak.
Göğün omzuna çökmüş paslı bir zincir gibi
işgal kokuyordu rüzgâr.
Analar, çocuklarının saçlarını okşarken
sanki her telde biraz daha eksiliyordu memleket.
Ve şehirler,
kapıları kırılmış eski konaklar gibi
sessizce içine kapanıyordu.
Sonra bir sabah,
Karadeniz’in hırçın göğsünden
bir umut yürüdü Samsun kıyılarına.
Bir adam değil yalnızca,
uyanmak istemeyen talihin yüzüne çarpılmış
ilk serin su gibiydi gelişi.
Toprak derin bir nefes aldı o gün.
Çünkü bazen bir millet
yeniden doğmak için
tek bir adımın cesaretine ihtiyaç duyar.
19 Mayıs,
yalnızca takvim yaprağı değildir,
kül olmuş dallardan filiz veren
inatçı bir bahardır.
Bir çocuğun cebinde sakladığı
kırmızı bir uçurtmadır göğe bırakılan.
Bir annenin gözlerinde
dönecek diye sakladığı son ışıktır.
Bir halkın,
kendi karanlığını omzundan indirip
güneşi sırtına alışıdır.
O gün
dağlar bile yönünü değiştirdi sanki.
Irmaklar daha gür aktı.
Atların nal sesleri
bozkırın kalbine vurulan mühür oldu.
Korku, eski bir ceket gibi çıkarılıp
Anadolu’nun taş yollarına bırakıldı.
Çünkü umut dediğin şey bazen
bir milletin yorgun dizlerinde büyüyen
son direniş çiçeğidir.
Dünün acısı hâlâ saklıdır bu toprağın avuçlarında.
Her karışında
isimsiz kahramanların ayak izi uyur.
Bir çoban türküsünde,
cepheden dönmeyen bir askerin yarım duası vardır.
Bir mendilin kenarında
beklemekten sararmış yıllar.
Ve her bayrak dalgalandığında
bir annenin kalbi yeniden titrer usulca.
Ama bugün
bugün göğe daha dik bakıyorsa çocuklar,
okullar sabahları daha aydınlık açıyorsa kapılarını,
bir kız çocuğu korkmadan düş kurabiliyorsa geleceğe,
bir delikanlı özgürlüğü
cebindeki ekmek kadar doğal taşıyorsa
işte hepsi
o ilk adımın yankısıdır hâlâ.
19 Mayıs bugün
yalnızca geçmişin emaneti değil,
yarının ellerine bırakılmış bir meşaledir.
Gençlik dediğin şey
yalnız yaş almak değildir çünkü,
bir ülkenin kalbini omzunda taşıyabilmektir bazen.
Yorulsa da vazgeçmeyen bir nehir gibi
önüne çıkan taşları aşabilmektir.
Kendi karanlığına rağmen
başkasına ışık olabilmektir.
Ve yarın,
ah o güzel yarınlar.
Henüz açmamış bir badem çiçeği gibi
bekliyor zamanın kıyısında.
Belki daha çok gülüş birikecek meydanlarda,
belki çocuklar savaş kelimesini
yalnızca tarih kitaplarında görecek.
Belki hiçbir anne
oğlunun ardından ağıt yakmayacak artık.
Ve belki bir gün
gökyüzü bütün dillerde aynı barışı söyleyecek.
İşte o zaman
19 Mayıs yeniden doğacak her yıl.
Bir marş gibi değil yalnızca,
bir vicdan gibi çarpacak göğüslerde.
Çünkü bazı tarihler geçmez.
Onlar milletlerin damarında dolaşan kandır.
Ve bazı umutlar ölmez.
Ne kadar kar yağarsa yağsın
bir halkın içindeki bahar
mutlaka yolunu bulur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.