İçimde Taşan Sen


İçimde taşan sen
1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
İçimde taşan sen
Bazı geceler
kalbimin sesini duyuyorum.
Duvara çarpıp geri dönen
yaralı bir kuş gibi atıyor.
Sanki her çarpışında
içimde başka bir yer yıkılıyor.
Penceremi açıyorum bazen,
belki rüzgâr getirir diye kokunu.
Ama şehir bile yabancı artık bana.
Sokak lambaları solgun,
kaldırımlar yorgun,
gökyüzü uzun zamandır
hiç yıldız doğurmamış bir anne gibi.
Ben senden sonra
mevsimlere küstüm.
Çünkü hiçbir bahar
senin sesin kadar yeşermedi içimde.
Hiçbir yağmur
avuçlarının serinliğini taşımadı.
Ve hiçbir akşam
senin gidişin kadar uzun sürmedi.
İnsan nasıl bu kadar eksilebilir?
Birinin yokluğu
nasıl bütün aynaları kırar?
Ben artık yüzüme bakamıyorum.
Çünkü gözlerimin içinde
hep seni kaybetmiş bir insan oturuyor.
Bazen masaya iki bardak koyuyorum fark etmeden.
Sonra biri boş kalıyor.
İşte o an
dünya dönmeyi unutuyor sanki.
Saatler ilerlemiyor,
zaman bir sandalyeye oturup
senin yokluğunu seyrediyor.
Bir gün geri dönersin diye
kapıyı yavaş kapatıyorum hâlâ.
Ses olur da korkarsın diye
kahkahalarımı kısmayı sürdürüyorum.
Bak, insan sevdiği gidince bile
onu düşünmeye devam ediyor.
Aşk biraz da
kendinden eksilerek yaşatmakmış meğer.
Göğsümün ortasında
adı konmamış bir mezar taşı taşıyorum şimdi.
Ne gelen biliyor kimi gömdüğümü
ne de ben anlatabiliyorum.
Çünkü bazı vedalar
toprağa değil,
insanın tam kalbinin altına gömülüyor.
Ve sen.
Hâlâ içimde yürüyorsun.
Bir şarkının kırık yerinde,
bir sigaranın dumanında,
geceyle sabahın birbirine karıştığı o sessiz vakitte.
Sana ait olmayan hiçbir şey
tam görünmüyor artık gözüme.
Ben galiba
seni kaybetmedim sadece,
kendime dönecek yolu da
seninle birlikte yitirdim.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.