Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
5 (1 oy)

Sokak Lambası Altında Doğmak

Bir sokak lambasının altında bekliyorum geceyi.
Sanki bütün şehir çoktan uyumuş da
yalnız benim içimde nöbet tutuyor zaman.
Işığın yere düşen sarı halkasında
kendi gölgeme yaslanmışım
ellerimde, bir zamanlar birlikte sustuğumuz umutların külü.
Biz yüreğimizi bıraktık bazı akşamlara,
kimsenin bilmediği tenha kaldırımlara,
adı aşk diye anılan o büyük yangının
dumanına karıştık sessizce.
Ve yine ben.
Dünyayı durdurabilecek kadar seni düşünen ben.
Bir bakışının içinde mevsim değiştiren,
bir sesinin kıyısında ömrünü bekleten ben.
Karanlık bazen bir şehir değildir sevgili,
insanın içinden geçen sensizliktir.
Ben uzun zamandır kendi gecemin içinde
yağmuru dinleyen eski bir istasyon gibiyim.
Ne gelen trenin sesi var
ne de gidenlerin bıraktığı huzur.
Ne geceler geçti bu yalan dünyanın paslı takvimlerinden.
Kimi geceler fırtına oldu,
camlarımı kırdı içimdeki evin.
Kimi geceler acı diye çöktü omuzlarıma,
sanki göğsümün ortasına
taş ocakları kurulmuş gibi.
Ama insan en çok
sevdiğinin yokluğunda üşüyormuş.
Bunu öğrendim.
Bir adın eksik olunca
bütün sokaklar yetim kalıyormuş meğer.
Bu akşam sensizliğin demindeyim.
Çay gibi ağır,
sigara dumanı gibi tavana çöken bir yalnızlıkla oturuyorum gecenin karşısına.
Saatler ilerledikçe
kalbimin içinde eski bir gramofon dönüyor,
aynı şarkıyı, aynı yaranın üstüne bırakıyor usulca.
Ama bütün kırılmışlığıma rağmen
bir şeye hâlâ şükrediyorum.
Senin bir zamanlar bu dünyada var olmuş olmana.
Çünkü bazı insanlar
yalnızca yaşanmaz sevgilim,
inandırır insanı hayata.
Sen
Yalnızca sen.
Rüzgârların bile adını fısıldadığı adam.
Mevsimlerin kokunu taşıdığı mucize.
Sonbahar yapraklarını savururken bile
senin saçların dolaşıyor gökyüzünde.
Yağmur toprağa düşünce
burnuma senin teninin kokusu geliyor.
Ben hangi sokağa çıksam
şehir seni anlatıyor bana.
Çünkü insan en çok
sevdiği kişiyi dünyanın seslerinde duyar.
Ve ben içimde sana ait bir dünya kurdum.
Pencerelerinde senin gülüşün duran,
duvarlarında ellerinin sıcaklığı asılı kalan bir dünya.
Orada hiçbir savaş yok.
Hiçbir vedanın kapısı çalmıyor gece yarısı.
Yalnız sen varsın,
başımı omzuna koyduğumda duran bütün fırtınalar var.
Ömür dediğimiz şey belki de buydu.
Aynı gecenin içinde
iki yalnız ruhun birbirine sığınması.
Senin kollarında huzuru buldum ben.
Bir çocuk nasıl annesinin sesinde korkularını unutursa,
ben de sende unuttum bütün kırık taraflarımı.
Kalbim yıllarca göç etmiş bir kuş gibiydi,
hiçbir mevsime ait değildi.
Sonra sen çıktın karşıma,
ve içimde ilk kez bir yer
ev gibi hissettirdi.
Bir kuş kanadı nasıl göğe çırpınırsa,
benim de sana gelmek istiyor bütün benliğim.
Bu şehrin paslı kaldırımlarını,
karanlığa bulanmış sokaklarını,
yorgun binalarını ardımda bırakıp
yalnız sana yürümek istiyorum.
Çünkü bazı insanlar gidilecek yer değil sevgilim,
varılacak kaderdir.
Ve biliyorum.
Sana kavuştuğum gün
yalnızca bir sabaha uyanmış olmayacağım.
Yeniden doğacağım.
İçimde yıllardır küle dönmüş bütün çiçekler
birdenbire yağmura kavuşacak.
Göğsümün içinde susan bütün kuşlar
aynı anda göğe yükselecek.
İşte o an
sokak lambasının ışığı gözlerimde parlayacak.
Gece bizi izlemek için yıldızlarını çoğaltacak.
Gökyüzü, karanlığın üstüne
ikimizin resmini çizecek usulca.
Ve dünya ilk kez durduğunda
ben yalnızca sana bakacağım sevgilim.
Çünkü bazı aşklar yaşanmaz sadece,
bir insanın bütün ömrünü yeniden yaratır.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Sokak Lambası Altında Doğmak

basak-kaya basak-kaya