Deneme / Hayata Dair Denemeler
Eklenme Tarihi : 25.02.2026
Modern insan, her şeyi
aydınlattığını zannederken, “Düşünüyorum, öyleyse varım” düşüncesiyle hakikatin
merkezine kendisini yerleştirdi. Artık doğru
nedir? Sorusunun cevabını vahiyde değil,
bireysel akılda aramaya başladı. İnancını hemen hayatından soyutlamak yerine,
baştan inkâr etmeden, tam da teslim olmadan, sadece kıyısında dolaşmayı tercih
etti.
Kıyıda, nefsin istekleri doğrultusunda
yaşamak daha cazip gelmeye başladı. Sorumluluk sınırlı olduğu ve hesap bilinci
ertelendiği için artık anlık hazlar öncelikli hâle geldi. İnsan, tam teslimiyet
yerine yarı bağlılığı tercih etmeye başladı. Nefsinin istekleriyle inancı
arasında denge kurduğunu zannederken her çatışma anında da anlam arayışı açığa çıktı.
Kişinin
vicdanı ve konforu arasında gidip gelmeler başladığında; İbadetleri bilir yapmaz,
mahremiyetin sınırlarını bilir ama kadınlı erkekli eğlence toplantılarından
ayrılmak istemez. Şimdi değil zamanı var, kalbim temiz, hem o kızlar ya da erkekler benim kardeşimden farksız gibi
düşünceleri masumlaştırır. Bu ülkede şartlar İslamı yaşamaya uygun değil gibi
cümleler kurarak kıyı psikolojisinin savunma mekanizmalarını kendine göre
oluşturur.
Tam teslimiyetin huzurunda olamadığı,
dalgaların ıslattığı fakat yüzmeye cesaret edemediği bir kıyıda yaşamayı tercih
eden bir kıyı yolcusuna dönüşen modern insan.. Peki hayatı böyle mi devam
edecekti?
Hemen aklıma Yüce Allah’ın bize Hz. Asiye’yi
örnek göstermesi geliyor. Hz. Asiye, Firavunun eşiydi. Saray konforuna, statüye
ve dünyevi güce sahipti. Hz. Musa(a.s.) ‘ın
Allah’ın birliğine davetini kabul etmiş mübarek bir kraliçeydi. Eğer istese
sesiz kalabilir, imanını gizleyip rahat hayatına devam edebilirdi. Yani kıyıda
yaşamak onun için de mümkündü. Fakat o, hakikatı öğrendikten sonra tarafsız
kalmayı tercih etmedi, merkeze geçti. Neden imanını açık etti?
Çünkü iman bir noktadan sonra sadece kalpte
saklanacak bir duygu olmaktan çıkar, kimliğe dönüşür. Hakikatle karşılaşan
insan için tarafsızlık uzun süre sürdürülebilir bir durum değildir. İman sadece
inanmak değil, bedel ödemeyi de göze almaktır. .Onu örnek kılan şey, sadece
inanması değil, imanını konforun önüne geçirmesiydi. İşte modern müslümanın yanlışı
burada.
Elindekileri korumaya çalışan modern insan
şunu unutmamalı: Bütün dünya bir araya gelse sana zarar vermeye çalışsa, Allah
dilemedikçe sana zarar veremez; Allah'ın sana
vereceği herhangi bir hayra da engel olamazlar.
Yazarın
Önceki Yazısı