Kıyıda Yaşamak

  

  Modern insan, her şeyi aydınlattığını zannederken, “Düşünüyorum, öyleyse varım” düşüncesiyle hakikatin merkezine kendisini yerleştirdi.  Artık doğru nedir?  Sorusunun cevabını vahiyde değil, bireysel akılda aramaya başladı. İnancını hemen hayatından soyutlamak yerine, baştan inkâr etmeden, tam da teslim olmadan, sadece kıyısında dolaşmayı tercih etti.

   Kıyıda, nefsin istekleri doğrultusunda yaşamak daha cazip gelmeye başladı. Sorumluluk sınırlı olduğu ve hesap bilinci ertelendiği için artık anlık hazlar öncelikli hâle geldi. İnsan, tam teslimiyet yerine yarı bağlılığı tercih etmeye başladı. Nefsinin istekleriyle inancı arasında denge kurduğunu zannederken her çatışma anında da anlam arayışı açığa çıktı.

    Kişinin vicdanı ve konforu arasında gidip gelmeler başladığında; İbadetleri bilir yapmaz, mahremiyetin sınırlarını bilir ama kadınlı erkekli eğlence toplantılarından ayrılmak istemez. Şimdi değil   zamanı var, kalbim temiz, hem o kızlar ya da  erkekler benim kardeşimden farksız gibi düşünceleri masumlaştırır. Bu ülkede şartlar İslamı yaşamaya uygun değil gibi cümleler kurarak kıyı psikolojisinin savunma mekanizmalarını kendine göre oluşturur.

  Tam teslimiyetin huzurunda olamadığı, dalgaların ıslattığı fakat yüzmeye cesaret edemediği bir kıyıda yaşamayı tercih eden bir kıyı yolcusuna dönüşen modern insan.. Peki hayatı böyle mi devam edecekti?

  Hemen aklıma Yüce Allah’ın bize Hz. Asiye’yi örnek göstermesi geliyor. Hz. Asiye, Firavunun eşiydi. Saray konforuna, statüye ve dünyevi güce sahipti.  Hz. Musa(a.s.) ‘ın Allah’ın birliğine davetini kabul etmiş mübarek bir kraliçeydi. Eğer istese sesiz kalabilir, imanını gizleyip rahat hayatına devam edebilirdi. Yani kıyıda yaşamak onun için de mümkündü. Fakat o, hakikatı öğrendikten sonra tarafsız kalmayı tercih etmedi, merkeze geçti.  Neden imanını açık etti?

  Çünkü iman bir noktadan sonra sadece kalpte saklanacak bir duygu olmaktan çıkar, kimliğe dönüşür. Hakikatle karşılaşan insan için tarafsızlık uzun süre sürdürülebilir bir durum değildir. İman sadece inanmak değil, bedel ödemeyi de göze almaktır. .Onu örnek kılan şey, sadece inanması değil, imanını  konforun önüne  geçirmesiydi. İşte modern müslümanın yanlışı burada.

   Elindekileri korumaya çalışan modern insan şunu unutmamalı: Bütün dünya bir araya gelse sana zarar vermeye çalışsa, Allah dilemedikçe sana zarar veremez; Allah'ın sana  vereceği herhangi bir hayra da engel olamazlar.

 

( Kıyıda Yaşamak başlıklı yazı beyza-kardanadam tarafından 25.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu