Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Unutamamak Dedikleri

Unutamamak Dedikleri

 

  Geçmiş, sadece hatırlanmaz. Bugünün ilişkilerini, duygularını ve kararlarını da etkileyen bir zaman dilimidir geçmiş. Çünkü geçmişin, üzerinden çıkarmakta zorlandığı unutamamak isimli bir kostümü vardır. Geçmişi unutmak mümkün değildir ama içeriğini dönüştürerek  anlamlandırmak ve bugündeki etkilerini zayıflatmak mümkündür.

Zaman geçer derler ama bazı anılar saatin içinde donup kalır. Belki de o donup kalan şey, en çok değer verdiğidir insanın. Unutmaz, unutamaz.

Unutamamak dedikleri, insanın içinde sönmeyen bir kandil gibidir, ne kadar üflesen de kararmayan, ne kadar karartmak istesen de ışığından vazgeçmeyen. Gecenin en koyu yerinde bile, hafızanın parmak uçlarıyla yokladığı bir iz kalır. O iz, bazen bir gölge gibi peşine takılır, bazen bir rüzgâr gibi ensende dolaşır. Adını koyamazsın ama varlığını inkâr da edemezsin.

Hatıralar, aklın kıyısına vurmuş yosunlu taşlar gibidir. Üzerlerinden yıllar geçer, mevsimler aşınır; yine de dokunduğunda nemli bir serinlik bırakırlar avucunda. Unutamamak, o taşları yerinden oynatmaya çalışırken parmaklarının kanamasıdır biraz. İnsan en çok, yerinden kımıldamayan şeylere yenilir.

Bazen bir koku olur unutamamak; eski bir kitabın arasından yükselen sararmış zaman. Sayfaları çevirdikçe, içinden bir yüz düşer gözlerine. O yüz, bakışlarını senden çekmez, sen başka yollara sapsan da o, belleğinin dar sokağında bekler. Her köşe başında rastlayacakmışsın gibi bir tedirginlik taşır yüreğin.

Unutamamak dedikleri, kalpte biriktirilen cam kırıklarıdır sanki. Her nefeste hafifçe yer değiştirir, canını acıtır ama seni hayatta tuttuğunu da hissettirir. Acı, bazen en diri yanımızdır çünkü. İnsan, unutmamakla kanadığını anlar, kanamakla yaşadığını.

Bir şehrin siluetine benzer unutamamak. Uzaklaştıkça küçülür sandığın, ama ufkun çizgisinde hep seçilen. Başka şehirler kurarsın kendine, başka sokaklarda yürürsün, yine de bir akşamüstü gölgesi düşer omuzlarına. O gölge, sana ait olmayan bir zamandan süzülür.

Bazı geceler, unutamamak bir saat tıkırtısıdır. Her tik tak, geçmişten bir anı taşır bugüne. Susturmak için yastığını bastırırsın kulağına ama ses içeridedir, dışarıdan değil. Zaman ilerler, ama içindeki saat hep aynı yerde takılı kalır.

Unutamamak dedikleri, denizin geri çekilmemesidir. Dalga gelir, çarpar, kırılır ama su kıyıyı terk etmez. Sen kumdan kaleler yaparsın, üstünü örtmeye çalışırsın, yine de tuzlu bir serinlik sızar aralarından. Geçmiş, ıslak ayak izleri gibi silinmeye direnir.

Bir aynaya benzer bazen; bakmak istemediğin hâlde önünde duran. Gözlerini kaçırdıkça yüzün çoğalır camın içinde. Unutamamak, o aynada gördüğün eski hâlinle barışamamak mıdır, yoksa onsuz kalamamak mı? Cevap, dudaklarının kıyısında yarım kalır.

Ve belki de unutamamak, insanın kendine verdiği en uzun sözdür. Tutamayacağını bile bile ettiği bir yemin. Zaman, sabırla örter üzerini ama kalbin toprağı ince kalır. Bir gün, hiç ummadığın bir anda, o gömülü an filizlenir. İşte o zaman anlarsın, unutamamak, bazen hatırlamaya razı olmaktır !

.

.

.

.

.

 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Unutamamak Dedikleri

Unutamamak Dedikleri

AYDIN UZKAN AYDIN UZKAN