Atatürk Sultan Abdülmecit Ve Patates 1 Bölüm
Atatürk, Sultan Abdülmecit ve Patates mi? Ne alaka?
Okursanız alakayı hep birlikte göreceksiniz. O halde Atatürk ile daha doğrusu onun patatesle ilgili hikayesi ile başlayalım [ Köşeli Parantez içindeki yazılar bana, diğerleri bazı sosyal medya kullanıcılarına aittir]
Atatürk ve patates ile ilgili tarihi (!) anlatımın başlığı ‘’ İTİBAR ‘’
İTİBAR...
O sene[ Hangi sene?] , İrlanda’da patateslere mantar bulaşır. Büyük bir kıtlık ve dolayısıyla hastalıklardan 1 milyona yakın insan ölür.
Eşsiz lider Mustafa Kemal Atatürk, onlara para yardımı yapmayı düşünür ancak İngiltere teşekkür eder, istemez. Bunun üzerine, Atatürk bu kez, çuvallar dolusu patates tohumu gönderir.
Bugün İrlanda Meclis binasının girişine, minnet duygusuyla Atatürk Heykeli dikilmiştir.[İrlanda Meclis Binasının (Leinster House) girişinde veya yakın çevresinde bir Atatürk heykeli yoktur. Dahası pek çok ülkede heykeli olan Atatürk’ün İrlanda’da bir heykeli yoktur. Fotoğraftaki mask ise Yenizelanda’dadır. ]
Meclise giriş ücreti olarak 55€ ödenir.[ Tamamen palavra—Önceden rezervasyon yaptırmak şartıyla Leinster House’u ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.]
Önce pasaportumu gösterdim ve Polis bana: "Geçebilirsiniz" dedi.
[ Yazının bundan sonraki kısmı da- bundan önceki kısım gibi kurgu. ]
Ben de ücreti çıkışta ödenecek herhalde diye düşünerek içeri girdim.
Gezdim, fotoğraflar çektim ve çıkışta: Polise: "Borcum nedir?" diye sordum.
Polis elini uzattı ve:
“Türkiye pasaportuna sahip dostlarımızın borcu yok, Atatürk borcunuzu çok önceden ödedi” dedi...
Dondum kaldım, çok şaşırdım. Bizde, içimizde bir miktar kıymet bilmez nankör olsa da, Atatürk büyük adamdı.
Nasıl bir dış politika yürütmüşse,100 yıla yaklaşan ölümünden sora bile, hâlâ onun sayesinde rahat ediyor ve dış ülkelerde itibar görüyoruz...
Huzur içinde uyu Ulu Önder!..
Bu millet seninle gurur duymaktan asla vazgeçmeyecek...
[ Evet Ulu Önder, hakkında uydurulan böyle gereksiz, tarihi gerçeklerden fersah fersah uzak masallar olmasa huzur içinde uyuyacak ya maalesef müsaade etmiyorlar. Dahası ‘’ Bu anlatılan tamamen uydurmadır’’ dediğiniz anda ‘’ kadir kıymet bilmeyen nankör ‘’ oluyorsunuz.
Evet bu millet Atatürk’le gurur duymaktan vazgeçmeyecek ama bunun için böyle yalanlara, uydurma hikayelere gerek yok.]
Neyse…
Yukarıdaki olayın aslına gelelim. Hem de öyle tarihi ile, nasıl başlamış, nasıl gelişmiş, nasıl sona ermiş, belgeleriyle anlatalım.
*****
Her şeyden önce bu hikayenin başlığı ‘’ İTİBAR’’ Değil ‘’ GORTA MOR’’ Olmalıdır. Yani ‘’BÜYÜK KITLIK ‘’
Gorta Mor, Yani Büyük kıtlık dediğimiz olay da İtibar başlığı altında anlatılan hikaye gibi İrlanda’da yaşanmış ama Atatürk döneminde değil. Osmanlı Padişahı Addülmecit Döneminde yaşanmış.
O halde gelin en baştan başlayalım…
*****
GORTA MOR- BÜYÜK KITLIK
Sanayi Devrimi ile ülkesinde oldukça önemli ölçüde iş gücüne ihtiyaç duyan İngiltere, bunun için elbette nazik İngiliz vatandaşlarını kullanmayacaktı. Düşünsenize tırnakları törpülü, kafasında perukla gezen, dik yürüyüşlü, dik bakışlı nazik ve kırılgan bir İngiliz Lordu bir maden ocağında çalışıyor (!) Olacak iş miydi? Olmazdı elbette. Hem burunlarının dibinde insan mı hayvan mı oldukları bile belli olmayan(!) İrlandalılar gibi mahluklar varken buna ne gerek vardı ki?
İrlandalıları hayvanlar gibi kendi fabrikalarında, madenlerinde çalıştırmaya başladılar. Ancak bu heriflerin de neticede karınlarını doyurmak gerekiyordu. Bu adi mahluklara(!) bir de para mı verecekti İngiltere? Vermedi tabii ki. Para yerine ''Alın size toprak, ekip biçin karnınızı buradan elde ettiğiniz ürünlerle doyurun. Bu arada bize verginizi vermeyi de ihmal etmeyin '' diyerek fabrikalarda çalıştırmadıkları yaşlı, kadın ve çocukları da İrlanda topraklarında –İngilizler için buğday üreten- köleler olarak kullandılar.
İrlandalılar boğaz tokluğuna bile olmayan bir hayata mahkum edilmişlerdi ve fırsatını, imkanını bulan yeni dünyaya göç ediyordu. ( Amerika )
Özellikle savaş veya başka bir felaket döneminde İrlanda çiftçisinin elindeki tüm ürüne '' Bize daha çok lazım '' Denilerek İngiltere tarafından el konuluyordu.
İşte böyle bir hayat yaşayan İrlanda'da patates kısa zamanda can kurtarıcı oldu. Çünkü İngiltere, patatesi sevmemişti. İrlandalı, buğdayın yanında patates de ekip dikmeye başlayınca '' Amaaan yesin de gebersin köpekler '' düşüncesiyle aldırış etmedi, böylece İrlanda kısa zamanda halkının % 45 i patates eken, halkının tamamı ise patatesle hayatta kalan bir ülke oldu.
1800 lü yılların ilk yarısına gelindiğinde İrlanda demek patates demekti ancak 1845’te Amerika‘dan bir şekilde gelen zehirli bir mikroskobik mantar olan Phytophtera İnfestans, ülkenin en temel gıda maddesi olan patates ürününün üçte birini yok etti.
Evet, tüm bunlar olduğunda ve devamında Dünya üzerinde ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardı, ne Mustafa Kemal Paşa ne de Zübeyde Hanım’ın yetim oğlu Mustafa…
Sonra?
Sonrası II. Bölümde inşallah.
Atatürk Sultan Abdülmecit Ve Patates 1 Bölüm başlıklı yazı Sami Biber tarafından
14.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 9
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.