Kim Vatansever

Şimdi okuyacağınız hikaye gerçektir.

   Güzel bir yaz günüydü. Ofiste masamda işime dalmıştım. Koridordan gelen neşeli sesler dikkatimi çekiyordu. Sanki küçük bir kutlama vardı içeride. Biraz sonra Seçil elinde bir kutu baklavayla içeri girdi. “Buyurun lütfen” dedi gülümseyerek. “Bunlar Serhat’tan. ”Bir parça aldım. Doğal olarak sordum: “Sebep nedir, neyi tebrik ediyoruz?” Seçil hafifçe gülerek cevap verdi:
“Askere gitmiyormuş. Çürüğe çıkmış.”

  Önümdeki baklavalara baktım. Böyle kutlaması olan durumun tatlısı yenir miydi? Kimse fark etmeden peçeteye sardım, masamın kenarından çöpün dibine doğru bıraktım.

  Kutlamanın nedeni beni hayrete düşürmüştü. Oysa odadaki sevinç neredeyse taşacak gibiydi. Tebrikler, şakalar, kahkahalar… İnsanlar gerçekten bu olayı mı kutluyorlardı!

  Daha önce boy kilo ayarlayıp askere gitmeyenleri duyuyordum. Ama Serhat’ta ne sorun  vardı diye merak ettim. Sonradan  öğrendim ki kırılan bir bölgesinde platin varmış.

   Ah… dedim kendi kendime. İnsanların hayata bakışı ne kadar farklıydı.

  Birileri askere gitmiyorum diye baklava dağıtırken, çok yakın akrabam Hakan’nın askerlikle sınavını anlatmaya çalışacağım.

  Üniversitenin son yılının yazında hayat ona bambaşka bir sınav hazırlamıştı.

  Hakan yirmili yaşlarının başında, 1.85 boylarında, yapılı ve yakışıklı bir delikanlıydı. Yaz tatilinde ablasının yanına gitmişti. Eniştesi esnaftı ve   gece şehir dışına mal almaya gidecekti. Gel sen de hava değiştirirsin diyerek Hakan’ı da yanına almıştı. Gece  yolculuğuna başlamışlardı.

  Bir süre sonra, çevre yolunda ilerlerken yorgunluk ağır basmış, eniştesi uykuya yenik düşmüştü. O an karşıdan gelen bir araçla çarpışmışlar. Çarpmanın şiddetiyle eniştesi araçtan fırlamış, Hakan ise arabanın içinde kalmıştı.

  Tam o sırada arkadan gelen bir tır, kazayı fark edemeden Hakan’nın içinde bulunduğu araca çarpmış ve arabayı önüne katarak metrelerce sürüklemişti.

   Ekipler olay yerine geldiğinde araba tırın altında adeta ezilmiş durumdaydı. Büyük uğraşlarla aracı tırın altından çıkarmışlardı.

   Hakan, koltuğunun çarpmanın etkisiyle geriye doğru yatması sayesinde tek parça halinde araçtan çıkarılmıştı. Fakat o anda yaşam belirtisi görülmediği için onu morga kaldırılmıştı.

   Haberi alan yakınları apar topar hastaneye koştu. Koridorlarda telaş, gözlerde korku vardı. Annesinin feryadı hastanenin içinde  yankılanıyordu.

Oğlumu görmek istiyorum diyordu durmadan.

  Görevli onu morga götürdü. Kapı açıldığında herkesin yüreği sanki bir kez daha durdu. Tam o sırada görevli, Hakan’ın nabzının attığını fark etti.

  Bir anda ortalık hareketlendi. Hemen sedyeye alıp acile götürdüler.

 Sanki morgun o soğuk sessizliği ona yeniden hayatı hatırlatmıştı. Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgiden geri dönmüştü. Hüzün ve sevinç birbirine karışmıştı.

  Akrabalar bir yandan yaşanan felaketin ağırlığını hissediyor, diğer yandan mucize gibi geri gelen bir nefese şükrediyordular.

  Ağır kazalarda kişi derin bilinç kaybına girebilir. Dışarıdan bakıldığında tepki vermediği için ölü sanılmıştı muhtemelen. Hakan’ın nabzı çok zayıftı büyük olasılıkla ekipler bunu fark edemedi. Morg görevlisi dikkatli bakınca nabzın attığını fark etti ve hemen müdahale edildi. Bu sayede hayatı kurtulmuş oldu.

   Eniştesi kazadan bir kalça kırığıyla kurtulmuştu. Ama Hakan için durum çok daha ağırdı. Bacaklarında, yüzünde, çenesinde neredeyse kırılmadık kemik kalmamıştı. Doktorlar, bu kadar ağır bir hasarı ancak alanında çok iyi bir plastik cerrahın onarabileceğini söylediler.

   Babası bankada çalışıyordu ve hiç tereddüt etmeden yüklü miktarda para çekti. Amerika’dan gelen ünlü bir cerrah bulundu ve Hakan ameliyata alındı. Başının iki kulak arasındaki derisi yüzüne doğru indirilerek parçalanmış kemikler onarıldı, yüzüne platinler yerleştirildi. Bacaklarına ise topuktan kalçaya kadar uzanan platinler takıldı.

   İyileşme uzun ve sabır isteyen bir süreçti. Zaman ağır ağır akarken Hakan da yeniden ayağa kalkmayı öğreniyordu. Yaklaşık bir yıl sonra yürüyebildi. Yarım kalan okuluna döndü,  koltuk değnekleriyle eğitimini tamamladı.

  Hayat yeniden yoluna girmiş gibiydi. Sırada askerlik vardı. Kontrole gittiğinde doktorun söylediği cümle ise içini bir anda kararttı.

-     Bacağında platinler var. Bu halinle askerlik yapamazsın.

  O an Hakan’ın içine tarifsiz bir hüzün çöktü. Vatan borcu böyle mi kalacak? diye düşündü.

  Günlerce düşündü, araştırdı. Sonunda kararını verdi. Eğer platinler engelse, o engel ortadan kalkmalıydı. Ailesiyle konuştu. Bir kez daha ameliyat masasına uzandı. Bu kez bacaklarındaki platinler çıkarıldı.

   Ameliyathaneden çıktığında yüzünde yorgun ama huzurlu bir gülümseme vardı. Çünkü artık onun için askerlik yolu yeniden açılmıştı.

  Ülkemizde terörün en şiddetli olduğu yıllardı. Hakan, aldığı eğitimin ardından önce İzmir Foça’da, sonra Isparta Eğirdir Komando Okulu’nda zorlu eğitimlerden geçti. Günler süren yürüyüşler, dağlarda yapılan tatbikatlar. Daha sonra görev yeri belli oldu: Hakkari’nin Çukurca ilçesi.

   Artık o, dağ komandosu bir asteğmendi. Bir zamanlar yürüyebilmesi bile mucize sayılan o genç, şimdi sarp dağlarda vatan nöbeti tutuyordu.

  Geçirdiği ağır kaza, ameliyatlar ve acılar onun azmini kırmamış, aksine çelik gibi bir iradeye dönüştürmüştü. Hakan, askerlik görevini aslanlar gibi yerine getirerek tamamladı. Bir zamanlar askerlik yapamaz denilen o genç, vatan borcunu alnının akıyla ödeyerek terhis olmuştu.  Onunla gurur duyuyoruz.

    Vatan sevgisi bazen bir sloganla değil, sözle değil, fedakarlıkla ölçülür.

 

 

 

 


( Kim Vatansever başlıklı yazı beyza-kardanadam tarafından 12.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu