Uykusuzluğun İçinde Sana Kurulan Dünyadır Gece,
şehrin üstüne kapanan bir sır gibi inerken,
ben herkes gibi uyumayı değil
sana dönüşmeyi deniyorum.
Yastığımda başım yok artık,
bir hayalin ağırlığı var.
Sen,
hiç gelmemiş bir dokunuş gibi
en çok temas edenimsin bedenime.
Ve ben
her gece
bir kumaşta değil,
yokluğunun ince kıvrımlarında
paramparça oluyorum.
Kalbim
terbiye edilmemiş bir at gibi
adını duyduğu an
zincirlerini koparıp sana koşuyor.
Göğsüm dar geliyor ona,
çünkü ait olduğu yer
senin ellerinin içi.
Söyle bana
bir insan,
bir başka insanın hayaline bu kadar gerçek olabilir mi?
Çünkü ben seni
düşlemiyorum sadece,
ben seni
gecenin karanlığından çekip çıkarıyor,
sabaha kendi ellerimle yerleştiriyorum.
Zamanla konuşuyorum bazen,
inatçı bir çocuk gibi yakasına yapışıp
Ne kadar kaldı ona?
Zaman susuyor,
ama içimde bir yer
fısıldıyor.
Sen çoktan onda kayboldun.
Gözlerimi kapattığımda
karanlık yok,
sen varsın.
Bir gölge gibi değil
içten içe büyüyen bir yangın gibi.
Dokunmadan iz bırakan,
yanmadan küle çeviren,
adı konmamış bir felaket gibi.
Ellerin,
hiç tutmadım ama
avuç çizgilerim sana çıkıyor.
Sanki kaderim,
tenine değeceğim günü
çoktan yazmış da
ben sadece geç kalmışım gibi.
İçimde taşıdığım şey
bir sevda değil artık
bir sarsıntı.
Bir şehir yıkılıyor içimde
her gece,
ve ben o enkazın altında bile
senin adını sayıklıyorum.
Uykusuzluk mu dediler buna.
Hayır
bu seninle dolu olmanın cezası.
Yıldızlar bile yoruluyor
beni izlemekten,
çünkü ben
her birine seni soruyorum.
Ve sessizlik,
ah o sessizlik
en çok senin sesini bağırıyor bana.
Bazen korkuyorum
ya bir gün gerçekten sarılırsam sana,
bu kalp
alıştığı kaosu bırakıp
sakinleşir mi
yoksa
en doğru yerde
durmayı mı seçer?
Çünkü ben seni
bir ihtimal gibi değil,
bir yazgı gibi seviyorum.
Ve yazgı,
beklenmez
gelir,
yakalar,
yakıp geçer.
Gel
ya da gelme.
Ama şunu bil.
Ben her gece
yokluğunu bir beden gibi sarıp,
eksikliğini tamamlayarak
sana varıyorum.
Ve sen
hiç gelmediğin halde, benliğimde
en çok kalanım oluyorsun.
(
Uykusuzluğun İçinde başlıklı yazı
basak--kaya tarafından
21.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.