Akşama Sakladım
Seni bekleyen mevsimlerin avuç içi hâlâ sıcaktır bende.
Bir akşam, gökyüzü saçlarını çözerken
ufkun omzuna yaslanan sessizlikten
ince bir ışık kopup düştü kalbime.
O günden beri
güneş her batışında biraz daha kadın oldum.
Biraz daha eksik.
Biraz daha sen.
Çocukların boyadığı göklerde
en çok sarı yorulurdu.
Çünkü umut,
en çok küçük ellerin cebinde taşınan bir taştı.
Ben ise
rengini söyleyemediğim bir özlemi
kirpiklerimde büyütürdüm.
Bir nar tanesi gibi çatladı içimde zaman.
Her tanesinden başka bir bekleyiş döküldü.
Ellerim,
kapısı hiç yapılmamış evlerin anahtarını çevirdi yıllarca.
Hiçbir kilit açılmadı.
Yalnızca kalbim pas tuttu.
Aynalar yüzümü değil,
içimde göç eden kuşların kanat gölgesini taşıdı.
Saçlarımın arasına yuva yapan rüzgâr
her gece aynı ismi fısıldayıp sustu.
Ben seni
bir nehrin denize duyduğu kader gibi sevdim.
Kavuşacağını bilmeden akarken.
Yine de yönünü değiştirmeyen.
Göğsümde büyüyen boşluk,
çatısı yıldızlarla örtülü eski bir han oldu.
Gelen bütün geceler
bir bardak sessizlik içip ayrıldı.
Şimdi içimde
çiçek açmayan bahçelerin kokusu var.
Bir kadın bazen
kırılınca cam olmaz.
Kırılınca pencere olur.
Bütün rüzgârlar ondan geçer.
Ve ben,
adını söylemeyen bütün dillerin
en uzun duasıyım artık.
Külü bile üşüten bir ateşin
son, sessiz kıvılcımı.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.