Kimsenin Uğramadığı Yerde
Bazen düşünüyorum.
İnsan, en çok neyi saklayabilir diye.
Bir kuşu gökyüzünden,
yağmuru buluttan,
geceyi karanlıktan ayırabilir misin?
Ben seni öyle sakladım işte,
kimsenin aklına gelmeyecek bir yerde,
kendime bile anlatmaya cesaret edemediğim en sessiz boşluğumda.
Dışarıda hayat,
taşlarını üst üste koyup bana duvarlar örerken,
ben içimde sana incecik bir pencere açtım.
Ne rüzgâr buldu o pencereyi, ne de vakit.
Çünkü bazı sevgiler kapılarla korunmaz.
Onları yalnızca insanın vicdanı bekler.
Ben seni unutmamaya çalışmadım.
Sadece senden vazgeçmeyi kendime yakıştıramadım.
Her gün biraz daha eksilirken içim, bir ağacın gövdesinde yıllar önce açılmış ama hâlâ reçinesi kurumamış eski bir yara gibi taşıdım seni.
Kimse görmedi.
Herkes iyileştiğimi sandı.
Oysa ben, her sabah kalbimin küllerini usulca silkeler, içinde hâlâ sönmeyen o tek kıvılcımı rüzgârdan saklardım.
Çünkü bazı ateşler yakmak için değil, bir ömrü üşütmemek için yanar.
Sana ulaşamadığım günlerde bile seni eksiltmedim içimden.
Adını anmadım belki, ama bütün dualarım aynı kapıya çıktı.
İnsan bazen birini yanında değil, içinde büyütür. Ben seni öyle büyüttüm.
Bir denizin dibindeki inci gibi.
Kimse görmesin diye değil, kirlenmeyesin diye.
Şimdi dönüp arkama bakıyorum da, bunca hengâmenin içinde kendime ait ne kaldı diye sorarsan.
Cevabım hep aynı olur.
Yorulan yanlarım oldu, kırılan umutlarım, susmayı öğrendiğim gecelerim.
Ama sana ayırdığım yer, hiçbir fırtınanın ulaşamadığı bir dağın yamacında açan yalnız bir yabani çiçek gibi kaldı.
Kimse koparamadı. Mevsimler solduramadı. Zaman bile dokunmaya kıyamadı.
Ben seni sevmedim sadece.
Seni, içimde bozulmadan kalabilen tek mevsim olarak yaşattım.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.