Müşfik bir renk dilemiştim sadece: kâinatın
değil de insanların inişli çıkışlı borsasında hani saklıdır diye…
Sadece bir renk.
Külüstür ruhun endamında yiten
karanlık ötesi
Nizamlar
Karanlığı dahi bastırabilen nifaklar.
Bir düş dilemiştim illa ki
Ve ben tüm düşlerimi gerçek kıldım:
Takdiri İlahi.
Yeniden dindi rüzgâr
Deştim de deştim toprağı
Gel gör ki:
Kökümü sökemedim…
Ki sadece bir dal bildiler beni
Bir de goncalar açan bahtında
ikliminde
Salkım söğüt misali
Racon kesen
İhbar ettiğim dikenlerim…
Kimine göre sevda
Kimine göre mevta
Yaş ki kemale ermiş bile olsa
Çocuk gibi saf bir yüreği
Hazine b/ellediğim varsa yoksa
sevginin titri.
Belki de tohuma kaçmış bir nida
Söktüğüm
Saldığım
Savurduğum
Hali hazırda yitmeyen bir rüzgâr
Hayli de endamlı ve de vakur
Üstün körü yaşamayan…
Üst üste dizilmiş mikado çöplerinden
Hangisi ise çektiğim
Devrilmeyen
Bir kale misali
Kumdan addettikleri
Tek tekmeye bakan
Bense alabildiğine içine yağan
Yağmur misali
Hem de kuru değilken toprağım
Mevzu bahis topraksa
Aralıksız nöbete durduğum
İsyanım düşmana
İbrazım kâinata
İtikadı en Uluya
Diğer yandan derme çatma bir kulübe
iken
Uluyanlara etmediğim kadar minnet
Köpek demekse yakışmaz adabıma
Can taşıyan bir beden
Etmediği kadar hak
Bunca yalanı iftirayı
Bir içimlik addedilse de şiirlerim…
Tozu dumana kattığım
İlhamın
Nihayetinde yüreğin infilakı
Arz ettiğim anadan üryan ruhum
Edep bildiğim örtündüğüm kadar
yalnızlığımı
Ve işte yürekten ettiğim tüm niyazımı
Ufka b/andığım
Anamın ak sütü gibi helal
Meskenim itikat
Baba yadigârı ne varsa
Ve işte o zalimin ansızın yüzüme
ruhuma attığı tokat…
Arım
Edebim
İnfazım
İsyanım
İbrazım
İndinde şunca varlığın
Cüsseme ne ki yağan karla mıdır
imtihanım?
Üşümek ne kelime?
Üşenmeden sevdiğim yazdığım
Usumda aşk
Ruhumda toprak
Ölümden asla korkmadığım
Mademki rengim beyaz
Pembeye çalan kalemde saklı iken
duyulmayan onca niyaz
Duyana ihbar ettiğim
Duyumlarımda bazen sakar bir ihtimam
ile
Kendime sadece kendime ettiğim.
Aşım
Eşim
Aşkım
Tüm de işim
Edilgen addedilen neyim varsa
Ben devasa bir etmenim
Etkin ve olamasam da yetkin
Yatıya kalandır duygularım
Umudum
Saflığım
Safiyet diye ıslıklanan
Bilmezler de afiyetin doruğunda
salınan
Gamlı namlı endamlı bir yaprağım
Kopmadığım dalım
Asla da kopmayacağım
Kopsa da kızılca kıyamet
Edindiğimdir nice meziyet
Kimine göre eziyet
Belki de emanet varlığım
İnsanların nezdinde değil
O’nun bildiğinedir itikadım…
İfam
Davam
Hatta davalarım
Tensiye ettiğim kadar güzellikleri
Son nefesime kadar da güzel görüp
güzel kalacağım
Tutkumsa İlahi Adalete
Elbet saracaktır beni layık olduğum
kefen bezine
Kimseye de yoktur minnetim
Ne de borcum
Sadece bir kuru canım
Emanet ettiğim kadar yüce Rabbime
Taşa tutsalar da
Boylu boyunca uzandığım musalla
taşında
Yalnız kalsam da
Sarmalında inancın
Hem ne gördüm ki ben bu dünyada?
Yasımdan yaşımdan yalnızlığımdan
Ve de gördüğüm zulümden başka
Ki
Dualarım taşırken beni o sonsuz nura
bitimsiz aşka…