İnci Hanım Ve Ben
''Bizim yaşlı zampik yine hangi aşkından bahsedecek acaba?'' düşüncesiyle yazıyı tıkladıysanız büyük bir hayal kırıklığı yaşamış olabilirsiniz.
Evet, İnci Hanım da benim sayısız sevgililerimden biridir ama bildiğiniz gibi bir sevgili değildir o.
Onunla ilk olarak 1969- 1974 Yılları arasında ama tam olarak hangi yıl tanıştığımı hatırlamıyorum. İşin ilginci onu da hatırlamıyorum aynen onun da beni hatırlamadığı gibi
İkimiz de birbirimizi hatırlamıyorsak nasıl oluyor da sevgilim oluyor?
Anlatayım…
2016 Yılıydı. Bakırköy BASAD ‘ da Yani Bakırköylü Sanatçılar Derneğinde bir şiir etkinliğine davet edilmiştim.
Eski bir Bakırköy Lisesi mezunu olarak seve seve gittim.
Neyse efendim, sağıma soluma bakıyorum acaba Bakırköy Lisesinden tanıdığım ya da beni tanıyan biri çıkar mı diye ama yok. Ne ben kimseyi tanıdım ne kimse beni…
Derken sahnedeki sunucu bir anons yaptı:
-Şimdi sahneye Bakırköy Lisesinin emektar öğretmenlerinden İnci Hanımı davet ediyorum.
Kalbim başladı gümbürdemeye. O sıralar 62 yaşında yaklaşık on senedir emekli olan bir öğretmendim ama yine de heyecanlandım. Sahneye çıkacak emektar öğretmen acaba bizim dönemden miydi?
İnci Hanım sahneye çıktı ve bir şiir okuduktan sonra indi. Hemen yanına yaklaştım. Evet, bizim dönemde Bakırköy Lisesinde Biyoloji öğretmeniymiş.
O dönemden isimlerini hatırladığım hangi öğretmenimi sordumsa hepsi için ‘’ Rahmetli oldu ‘’dedi. Büyük ihtimalle ben Liseye devam ederken okula atanan, ilk görev yeri Bakırköy Lisesi olan yani benden taş çatlasın üç- dört yaş büyük olan bir öğretmenimdi ve yine tahminim öğretmenlerim içinde hayatta olan tek kişiydi.
Ama?
Ama ne yazık ki o beni, ben de onu hatırlamıyorduk. Her ikimizin de hayatından onca sene içinde yüzlerce öğretmen, binlerce öğrenci geçmişti.
Neyse, elini öptüm biraz konuştum, çok mutlu oldu ama baktım bir burukluk var. Onu hatırlamamış olduğuma üzüldü sanki. O binlerce öğrencisi içinde beni hatırlamamış olabilirdi ama benim kaç Biyoloji öğretmenim olabilirdi ki? Hatırlamam lazımdı.
Kızdım kendime. Her haltı hatırlayan, altı yaşındayken Fener semtindeki ( Patrikhanenin olduğu semt ) komşuları, Madam Evniki’yi, Paraşko Amca’yı, oğulları Gılyanti’yi hatırlayan ben Lise Biyoloji öğretmenimi hatırlamıyordum.
Karar verdim. Ertesi etkinliğe geldiğimde ‘’ Hocam, düşününce sizi hatırladım ‘’ Diyecektim ve çok önemli bulduğum bir diğer eksiliği daha giderecektim.
Ertesi etkinlikte salona girdiğimde önce benim arkadaşlar başladılar.
-Ooooo Sami Hocam. Bu ne şıklık? Damat gibisin adeta?
-Ya hocam manyak mısın Allah’ını seversen? Bu Haziran sıcağında takım elbise giyip kravat takmanın sırası mı?
Her kafadan bir ses çıkıyordu vesselam. Ben ise ‘’sahneye çıkınca anlatacağım’’ Dedim hepsine ve nihayet sahneye çıktım.
Şiirimi okumadan önce başladım konuşmaya:
-Değerli şiir sever dostlar !
Bazılarınız sordunuz: ‘’Sami Hoca ! Giymişsin damatlıkları? Hayır mı?’’ Diye.
Çok yanıldınız. Bu üzerimdeki kıyafetler damatlık değil öğrenci kıyafetidir. Biz öğrenciyken böyle takım elbise giyer, kravat takardık. .
‘’Eee. Şimdi ne alaka? Okul da bitti, öğrencilik de’’ Diyorsunuz ve haklısınız ancak şu anda burada bir öğretmenim var. Öğretmenin karşısına da öğrenci gibi çıkılır. O yüzden takım elbise giyip kravat taktım, saç , sakal ve ense tıraşı olarak geldim. Sevgili hocam İnci Hanımın önünde saygı ve sevgi ile eğiliyorum’’
İnci Hanım, gözleri nemli ayağa kalktı tüm salonun alkışları eşliğinde. Gözlerinde gurur pırıltıları vardı.
Şiirimi okudum, sonra yanına gittim, elini öptüm ve
‘’ Hocam sizi hatırladım. Çok genç bir öğretmendiniz bizim dönemimizde ve Biyoloji derslerimize giriyordunuz. Sizin derslerinizi çok severdim. ‘’ [ Tamamen yalan. Fen Kolu öğrencisi olduğum halde fen derslerinden nefret ederdim. En çok Edebiyat Dersini severdim ve işin komiği ileride Tarih Öğretmeni olduğum halde lisede Tarih dersini İngilizcenin yarısı kadar bile sevmezdim]
Baktım daha da bir mutlu oldu.
O gün ben de çok mutluydum belki de hayatta kalan tek öğretmenimi görmüş olmaktan.
Tek üzüldüğüm şey ise gerçek manada ne benim onu ne de onun beni hatırlamasıydı. Ama olsun. O benim çok sevgili bir öğretmenimdi ve her türlü sevgi ve saygıyı fazlasıyla hakkediyordu.
İnci Hanım Ve Ben başlıklı yazı Sami Biber tarafından
17.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 18
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.