Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Sessizce silinen bir mevsim

Bir gün,

gölgem bile benden vazgeçtiğindeadım kumdan yazılmış bir harf gibi

kendi kendini silecektir.
Güneşi fazla içmiş bir toprak gibi
çatlayacak içim,
ışık değil,
kuraklık bırakacak ardımda.
Üşümenin rengi siyaha çaldığında
yüzüm bir akşam vakti olacak
ne geceye ait
ne sabaha.
Artık kimse saymazsa
içimden geçen kışları,
bende baharın dilini unuturum
çiçekler bana yabancı bir alfabe olur.
Savaş meydanlarını bırakırım
kılıcımı toprağa gömer gibi,
duvarlarımın kapılarını sökerim
kim isterse girsin içime,
ben çoktan çıkmış olurum.
Kollarım,
bir zamanlar sarılmayı bilen dallar,
şimdi kırık bir ağacın sessizliği,
ne kuş konar
ne rüzgâr oyalanır.
İnancımı taş gibi bastığım yerlerde
bir tek ot bile bitmez artık.
Sesim,
bulutları çağırmayı unutmuş bir Gök,
yağmurla küsmüş bir gökyüzü gibi
susar üzerimde.
Yaram açıldığında
deniz bile merhem olmaz
tuz, sadece hatırlatır
yanmanın da bir dili olduğunu.
Güz gelince
yapraklarım bile utanır dökülmeye;
çünkü bazı soluşlar
mevsimden değil,
yorgunluktandır.
Rüzgâr değdiğinde
ben yol olurum,
parça parça savrulmuş bir harita gibi
kendimi kaybederim.
Ve bir gün,
toprağa bırakılmış su gibi
sessizce çekilirim derinlere,
beni ben yapan o saf bakış
ilk önce kaybolur.
Sonra ben.
Giderim.
Zaman üzerimde durur o an,
ne ileri akar
ne geri döner
ben giderim,
yaşım aynı yerde donup kalır.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Sessizce silinen bir mevsim

basak--kaya basak--kaya