Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Omuzlarından indirdiğim mevsimler

Bir mevsimi omuzlarından indirip

tenine serdim usulca, üşüme diye.

Ürperen gecelerin arasından geçip

adını bilmediğim bir sıcaklıkla örttüm seni,

yorgunluğun kapını çalmasın diye.

Kırılgan rüzgârların elinden

suskunluklarını çaldım,

gölgene değmesin diye yorgunluk.

Her esintiyi, sana değmeden önce

avuçlarımda ehlileştirdim,

kırılmasın içindeki ince sesler diye.

Avuç içlerimde biriken

yarım kalmış zamanlar var, 

adı konmamış günlerin tortusu,

dilimde paslı bir akşam tadı.

Sanki her keşke,

gecenin bir yerinde saklanmış da

ben bulmuşum gibi ağır,

ben taşımışım gibi derin.

Bir cümle doğana kadar

harflerin arasından kaç,

henüz söylenmemiş olanın peşine düş.

Çünkü bazen en gerçek şeyler

hiç söylenmeyenlerdir,

en derin izler

dile değmeyen yaralardan kalır.

Kıyıya vuran her düşün

altını çizdim içimde,

toprağa eğilen her sızıyı sakladım.

Sen fark etmeden,

acıların kök saldığı yerlere

gizlice merhem bıraktım.

Üzerine sinmiş soğukları

silkele artık,

omuzlarına güneşten başkaldırılar tak.

Bırak ışık, bir isyan gibi aksın üzerinden,

bırak içindeki sabah

geceyi yerinden söksün.

Ben, yükünü hafifletmek için

kayaların göğsüne sürülen bir rüzgâr olayım,

sertliğinle çarp beni, dağılayım.

Paramparça olayım ki

senin ağırlığın eksilsin biraz,

ben dağılırken sen toparlan.

Çünkü bir başkasının sızısına dokunan kalp

ateşi ilk bulan eller gibidir

yanmayı göze alır,

ama karanlığı kabullenmez.

Ve sen, yabancı değilsin bana,

aynı yangının içinden geçtik biz.

Bir gün, nemli bir akşamın eşiğinde

soluklarımız aynı buğuda kaybolacak

tüm olan biten, o ince hatır için.

Belki bir pencere aralığında

adımız kalacak buğulu,

belki sadece bir iz,

ama silinmeyecek kadar gerçek.

Yalnız kalma diye

karanlığını giyindim üzerime,

adımlarına diken olan ne varsa

benimle yürüsün diye.

Geceyi sırtıma aldım,

sen sabaha daha hafif var diye.

Ve yine,

bakışlarının vardığı yere

bir ömürlük serinlik bıraktım.

Görmediğin yerlere su serptim,

dokunmadığın anlara nefes oldum.

Eğer bir gün yorulursan

ve dünya omuzlarına ağır gelirse,

bil ki ben hâlâ buradayım

rüzgârın yönünde,

sessizliğin içinde,

adını söylemeden seni anlayan yerde.

Ve eğer bir gün

gözlerin yine uzaklara dalarsa,

oraya çoktan varmış olacağım, 

sana ait olmayan ne varsa söküp

yerine huzuru diken biri olarak.

Çünkü ben,

senin yükünü taşıyan görünmez bir yolum artık,

her adımında biraz eksilen,

her nefesinde biraz çoğalan.

Ve ne zaman düşersen,

yer seni incitmesin diye

altına serilen bir zaman olacağım.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Omuzlarından indirdiğim mevsimler

basak--kaya basak--kaya