Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
08.08.2026 · 33 · 1 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Yüzleşme” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
5 (1 oy)

Yüzleşme

   Çoğu şeyin gerçeğiyle yüzleştim. İstesem de istemesem de. Yüzleşmek zaten zordur ama en güzel gerçek bile can acıtabilir. Çünkü yaşarken farkına varamıyor insan. Bir şeyin ne kadar içindeysen çünkü, o kadar da dışındasındır çoğu zaman. Mevzu da burada başlıyor. Kendine yaptığın haksızlığı hiçbir kimse sana yapamıyor. O saygısızlıklara sessiz kalışın, derinde; çok derin bir nasır olarak nüfus ediyor. Kopartsan kanayacak, kopartmasan kalacak ama her türlü yayılacak. Say dur şimdi! Onunla geçen kaybedilen zamanı kast etmiyorum, kaç kere kayboluşunu tercüme ediyorum. 

   Bencilsin diyorlar. Keşke diyorum, keşke bencil olsaydım da sınırlarımı çizdiğim gibi koruyabilseydim! Bariyerlere çarpa çarpa gözlerim hala ufukta olmasaydı… Keşke zırhımı çıkarmasaydım iki kararlı tavra, bir çift göze, bir tatlı muhabbete. Ona özendim keşke ondan feyz alıp o gibi o anlar boyunca ben buyum diyebilseydim. Kırılgan tarafını büyüteceğime biraz da kırılmış yanımı ciddiye alsaydım. Daha uzun bir iletişim olsaydı mesela önce bir arkadaşlık bir dostluk bağı kurulsaydı. Zaten o an anlardım olmayacağını. Sürpriz olmadı aslında. Çünkü iki yüzle giden bir araba muhakkak toslardı. O ikiyüzlü değildi aslında, ben kapatmıştım gözlerimi. Seni kusurlu, yetersiz ve sıfır görebilen biri, seni nasıl sevebilirdi ki?

    Oysa şimdi ne gecenin ikisi sabaha kurulan bir saat var, ne de tüm hatalara kurulan bir beynimin içi… Ben sadece kırgınlıklarla doluyum. Hem de çok. Hak etmediğim bir hayatı yaşadım. Beni hak etmeyen birine açtım içimi. Silahı ona verdim, suçlayamazdım beni vurduğu için. Bu da çok şey öğretti ne yalan söyleyeyim. Ama insanoğlu işte, bir süre sonra ‘deneyim’ yerine ‘tecrübe’ yerine ‘anı oldu’ demek yerine hep “baş ucunda” kalsın istiyor. Bu hikayeden kalan, göremediğin bir ekmek kırıntısı gibi görülmeyen bir emekle düşüyor yere. Kutsal olan ekmek gibi sevgiyken olanda da olmayan da bin hayra sürüklüyor seni gerek seve seve gerek ite ite. 

   Bu da mı gol değil! Evet, bu da gol değil. Çünkü attığın top kalenin direğine çarpa çarpa en sonunda sana değmeden ulaştı seyircilere…

   Alkışı kim kaptı, meçhul…

   Tuğsel

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Yüzleşme

Tuğsel Karakırık Tuğsel Karakırık